8 ila 100 bireyden oluşan gruplar içinde yaşarlar.Ζούσαν σε ομάδες των σαράντα με ογδόντα ατόμων.
Eğer her iki seçeneği de reddederlerse bu gruplara karşı da cihat ilan edilir.Αν απορριφθούν και οι δύο αυτές επιλογές, τότε κηρύσσεται τζιχάντ.
Bu gruplar her şeyi kapsadığı için, tüm konularda geçerli idi.Όλα εκείνα παρήλθαν, διότι όλα αυτά τα νίκησες με τη γενναιότητά σου.
Üyeler, aynı zamanda kendi kitap tavsiye ve tartışma gruplarını da oluşturabilir.Μπορούν εξίσου να δημιουργήσουν τις δικές τους ομάδες από προτεινόμενα βιβλία.
Bu insanlar silahlı gruplar oluşturarak; yağmacılık ve hırsızlık yapmaya başlamışlardı.Τότε άρχισε να προβαίνει σε ένοπλες ληστείες και διαρρήξεις.
Ancak heterodoks kabul edilen gruplar kendilerini heterodoks değil, aksine ortodoks (sahih) görürler.Ωστόσο κάποιοι αγνωστικιστές δεν είναι μη θεϊστές αλλά μάλλον αγνωστικιστές θεϊστές.
Lie grupları ve Lie cebirleri ile birlikte Lie teorisi en önemli çalışma alanlarından biri oldu.Η θεωρία Lie με Lie ομάδες και άλγεβρες έγινε ένας από τους σημαντικότερους τομείς της μελέτης .
Bazı kara balıkçıllar tek başına beslenirken bazıları elli bireye kadar oluşan gruplar hâlinde avlanır.Μερικοί μαυροτσικνιάδες τρέφονται μοναχικά, ενώ άλλοι σε ομάδες μέχρι και 50 ατόμων.
Aile grupları bir ya da iki dişi ve yavrularından oluşan küçük gruplardır.Οι οικογένειες αποτελούνται από το ζευγάρι που ζευγάρωσε και τα μικρά.
Anti-faşist grupların aralarında anlaşmazlık vardı.Μεταξύ των δύο ομάδων υπήρχε αντιπαλότητα.
Çocukken, Sanda çeşitli korolarda ve gruplarda şarkı söyledi.Ως παιδί τραγουδούσε στην συναγωγή και σε αρκετές κοινωνικές εκδηλώσεις.
Servis İnsanlar kategorisinde birbirine benzer yüzler ve gruplar için onları analiz eder.Η υπηρεσία αναλύει φωτογραφίες για παρόμοια πρόσωπα και τις συγκεντρώνει μαζί στην κατηγορία "Άνθρωποι".
Söz konusu etnik grupların nüfus oranları tam olarak bilinmemektedir.Αντίστοιχο θεώρημα για τα πραγματικά τετραγωνικά σώματα δεν είναι γνωστό.
Daha küçük gruplar, bir süre daha dayandılar.Άλλα ζώα διαλέγονταν για πολύ λιγότερο χρόνο.
Scorpions'da çalmadan önce Lady, Fargo and Deadlock gruplarında çaldı.Πριν γίνει μέλος των Scorpions έπαιζε στις μπάντες Lady, Fargo και Deadlook.
Nesnelerin bazıları etkileşen galaksilerden oluşurken, diğer cisimler ise gerçekte galaksi gruplarıdır.Κάποια από τα αντικείμενα είναι αλληλεπιδρώντες γαλαξίες, ενώ άλλα είναι ομάδες γαλαξιών.
Gün ve gecenin saatleri için ve Mısır'ın idarî bölgeleri olan nomlar için tanrı grupları vardı.Υπήρχαν ομάδες θεών για τις ώρες της ημέρας και της νύχτας, καθώς και για κάθε νομό της Αιγύπτου.
1980'lerin diğer grupları ile, her yıl düzenlenen "Rock Never Stops Tour"'a ikinci kez katıldı.Το 2002 συμμετείχαν στην Περιοδεία Rock Never Stops μαζί με άλλα ροκ συγκροτήματα της δεκαετίας του 1980.
Benzer gruplar Budapeşte'de kuruldu.Παρόμοια αποσπάσματα σχηματίστηκαν και στη Σάμο.
Bu grupların başında capitano del popolo (halk komutanı) adında kişiler bulunmaktaydı.Έπειτα από 12 ημέρες εκλέχθηκε αντιπρόσωπος των αστών (capitano del popolo) από τους κατοίκους.
Neo-Nazi müzik grupları listesi ^Σελίδα του μορφωτικού-εκπολιτιστικού συλλόγου Νεοπυργιωτών.
Çinliler; Çin ile bağdaşlaştırılmış çeşitli bireyler ve gruplar.Πολλοί Θιβετιανοί εργάτες και άλλοι συνεργάστηκαν με την κινεζική κυβέρνηση.
Genç erkek yunuslar ayrı gruplar oluştururlar.Τόσο οι νεαροί όσο και οι ενηλίκοι σχηματίζουν ομάδες διαφόρων μεγεθών.
Liège ekibi ile UEFA Avrupa Ligi gruplarında mücadele etti.Με την Αούστρια αγωνίστηκε στις ευρωπαϊκές διοργανώσεις της UEFA.
36 ^ "Parlamento Grupları". www.parlament.ch (İngilizce).«Parliament Of Cyprus». www.parliament.cy (στα Αγγλικά).
Şirket ilk önceleri yalnızca Norveçli gruplarla anlaşma yapıyordu.Αρχικά η διοργάνωση αφορούσε μόνο τις ομάδες της πρώτης κατηγορίας.
Bazı grupların özel adları şöyledir.Ποικίλες είναι οι ονομασίες του Τάγματος.
Küçük aile grupları içerisinde yaşadığı tahmin edilir.Ζει σε μικρές "ανδροκρατούμενες" οικογενειακές ομάδες.
Kurallar bireylere veya gruplara uygulanabilir.Τα ινομυώματα μπορεί να εμφανιστούν ξεχωριστά ή σε ομάδες.
Eğer gruplar eşit olabilseydi iyi olurdu.Οι διαγώνιες είναι ίσες.
Sultan II. Bayezid döneminde devlet ve heterodoks grupların arası daha da kötüleşti.Under sultan Bayezid II forværredes forholdet mellem staten og heterodokse grupper yderligere.
Bütün gruplara hayatta eşit şans verilmelidir.Alle skal have lige muligheder i livet.
Leningrad şehir yönetimi Temsilciler Konseyi, 27 Haziran 1941'de sivil halktan "ilk tepki grupları" düzenledi.Den 27. juni 1941 organiserede deputeretrådet i Leningrad "Første respons grupper" af civile.
Dünya Sağlık Örgütü, yalnızca yüksek riskli gruplarda testin yapılmasını önermektedir.Verdenssundhedsorganisationen anbefaler kun, at man tjekker folk fra højrisikogrupper.
Alman direnişi küçük ve genellikle izole gruplardan oluşuyordu.Den tyske modstandsbevægelse bestod af små og ofte isolerede grupper.
Bu moleküller enzimler arasında kimyasal gruplar taşımaya yararlar.Disse molekyler agerer i forbindelse med overførslen af kemiske grupper mellem enzymer.
Los Angeles’taki diğer glam metal gruplarına göre daha vahşi ve tehlikeli bir tarz benimsemişlerdir.I modsæting til deres samtidige inden for glam metal i L.A., blev de set som mere rå og farlige.
Sovyetler Birliği'ndeki diller birçok farklı dil gruplarından yüzlerce farklı dil ve lehçedir.I Sovjetunionen blev der talt hundredvis af forskellige sprog og dialekter fra flere forskellige sproggrupper.
Brodsky de bu düşünsel gruplara katılmıştır.Brodskij deltog i gruppeudstillinger.
Özellikle gerçek çelik silah kullanan gruplar arasında yaygındır.Normalt er der tale om stål-kuglelejer.
İskarozlar (papağan balıkları) küçük gruplar halinde yaşarlar.Muriquier lever i små grupper.
R ve R′ organik gruplardır; R′ ≠ H. Karboksilat iyonu karboksilik asitin konjuge bazıdır.R og R' er organisk grupper; R'≠H. En carboxylation er den korresponderende base af en carboxylsyre, RCOO−.
OSE - Yahudi Nüfusu Koruma Grupları Birliği OSE - Yunan Devlet Demiryolları (Οργανισμός Σιδηροδρόμων Ελλάδας)Statens Luftfartsvæsen Statens Luftfartsvæsen: Bestemmelser for Civil Luftfart (BL 07-serien)
Sosyal hayvanlardır ve mümkün olduğunca gruplar halinde dolaşırlar.Hanner og hunner parrer sig med så mange dyr som muligt.
Daha sonraki yıllarda oluşan yeni baskı grupları, endüstri ve finans faaliyetlerinde yoğunlaşmışlardır.I årene efter krigen blev nye industri- og landbrugsvirksomheder sat i drift.
Kalan 8 tane familya ise incertae sedis olarak çeşitli kapalı tohumlular takım gruplarına dağıtılmıştır.8 andre familier er anbragt som incertae sedis under forskellige overgrupper af ordener under de dækfrøede.
Tür kompleksleri tüm organizma gruplarında görülür.De findes i alle slags organismer.
Gruplardaki her takım, grubundaki diğer tüm takımlara karşı oynamıştır.Alle lande spillede ude og hjemme mod alle de øvrige hold i gruppen.
1884–85'te toplanan Berlin Konferansı Afrika'nın etnik grupları için oldukça önemli bir dönüm noktasıdır.Berlinkonferencen i 1884-85 var meget vigtigt i sagen.
Panzer Grupları Daugava Nehrini Daugavpils yakınlarında geçtiler.Derefter krydsede tyskerne Daugava i nærheden af Daugavpils.
Sonrasında daha fazla gruplar da oluşturuldu.Der blev nedsat flere kommissioner.
Farklı dini grupların arasındaki ilişkiler genellikle hoşgörülüdür.Forholdet mellem tilhængerne af de to religioner var dog i reglen fredeligt.
Public Enemy ve EPMD gibi gruplarda bu anlatılanlara örnek niteliğindedir.Organisationer som IMF er et eksempel på sådanne ønsker.
Burada aynı zamanda ünlü müzik grupları konserlerde vermektedir.Således kysser han også mænd ved sine koncerter.
Wang Mang'ın orduları, bu isyancı grupları bastıramadı.Mangs hære formåede ikke at knuse disse ødelæggende rebelgrupper.
2004: Eleme gruplarında ikincilik.2004: Gruppespil.
Halka kuyruklu maki son derece sosyal bir hayvandır, 30'dan fazla hayvandan oluşan gruplar halinde yaşar.Ægte lemurer er generelt sociale dyr, der lever i grupper på op til 30 individer.
Hidroksil grupları, bu karbonlardan üçüne bağlanır.Til tre af disse kulstofatomer er der bundet hydroxylgrupper.
Michaels ve Kevin Nash, Triple H'i gruplarına almak için onu Raw'a getirmeyi planlamıştı.Michaels og Nash forsøgte at få Triple H til at slutte sig til dem.
Şirket ilk önceleri yalnızca Norveçli gruplarla anlaşma yapıyordu.Arbejdet blev samtidigt udført for første gang udelukkende af norske håndværkere.