grupları ile cümle
grupları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Machine Head, New Wave of American Heavy Metal'in öncü gruplarından bir tanesidir.Machine Head e printre pionerii Noului Val al Heavy Metal-ului American.
Aşağıdaki tablo bu grupları özetlemektedir.Tabelul de mai jos prezintă aceste echipe.
Etkilenmesinin yanı sıra favori grupları Metallica ve Guns N' Roses'tır.Trupele preferate lui Vengeance includ, de asemenea, Metallica, Misfits și Guns N' Roses.
İtalyan futbolunun en eski taraftar gruplarından biri olan Fossa dei Leoni, Milan kökenlidir.Una dintre cele mai vechi grupări ultras din Italia Fossa dei Leoni își are originile în Milan.
Spinefarm Records, heavy metal grupları üzerine yoğunlaşmış Finlandiya merkezli bir plak şirketidir.Spinefarm Records este o casă de discuri din Helsinki, Finlanda concentrată în special pe artiști heavy metal.
The Buggles, Yes ve Art of Noise grupları ile liste başarıları yakalamıştır.Ca și muzician a avut succes cu trupele The Buggles, Yes și Art of Noise.
Kadınlar kategorisinde çeşitli yaş gruplarında sekiz kez Avusturya şampiyonluğu kazandı.Ea a câștigat campionatul de șah al Austriei pentru junioare de opt ori, la mai multe categorii de vârstă.
Bununla birlikte, kontrol çoğunlukla bilgi kontrolü yoluyla daha büyük grupların üzerinde sürdürülür.De aceea, de obicei, mai multe mostre de control sunt analizate în același timp.
Bu grupların kendi aralarında seçtikleri birer liderleri vardır.Liderul vostru e printre voi.
2 - 5 bireyden oluşan aile grupları içinde yaşarlar.Trăiește în grupuri care numără 5-10 indivizi.
Goriller genelde küçük aile grupları halinde yaşarlar.În sălbăticie ratonii obișnuiesc să trăiască în grupuri mici.
Bu nedenle muhalif grupların çatışmasının daha da kötüye gitmesi muhtemeldir.Deosebit de îngrijorătoare a fost creșterea atacurilor de suicid.
Viking Metal'in yaratıcı gruplarındandır.Aceasta este o listă de formații viking metal.
Eleme gruplarında yaşanan mücadeleci oyun, hiçbir takımın grupları yenilgisiz tamamlayamamasına neden oldu.Din cauza numărului mic de meciuri nici o echipă nu va juca împotriva tuturor celorlalte echipe.
Bu açıdan katılımcı grupların şartlarını göz önüne almaktadır.În cadrul acesteia, judecătorii pot adresa întrebări reprezentanților părților.
Sadece oyunculukla yetinmeyerek müzik gruplarıyla birlikte baterist ve gitarist olarak sahne aldı.Nu s-a mulțumit doar cu actoria și a încercat și cu muzica.
Feeling B, eski Doğu Almanya'nın ilk punk rock gruplarından biridir.A Feeling B volt az egyik első punk együttes Kelet-Németországban.
Los Angeles’taki diğer glam metal gruplarına göre daha vahşi ve tehlikeli bir tarz benimsemişlerdir.Los Angeles-i glam metal kortársaikkal ellentétben ők sokkal nyersebbnek és veszélyesebbnek tűntek.
Maislinger Auschwitz-Birkenau Müzesi'nde Alman gençlik gruplari ile ilgileniyordu.Az Auschwitz-Birkenau Múzeumban német fiatal csoportokat gondozott.
Son gecelerinde, iki Morrison ve grupları birlikte "Gloria"'yı söylediler.Az utolsó estén a két Morrison és a két zenekar együtt jammelt a Gloria című számra.
The Vandals, Devo ve A Perfect Circle gruplarının süreli üyesidir.Jelenleg Josh még a The Vandals, a Devo és az A Perfect Circle zenekarok tagja.
Çetenin bazı grupları da kokain satıyordu.Néhányan az utasok közül kokaint csempésztek.
Değişik anlamlarda Budist veya Jainist grupları tanımlamak amacıyla da kullanılmaktadır.A kifejezés többféle értelemben használatos buddhista vagy dzsainista csoportokra.
Leningrad şehir yönetimi Temsilciler Konseyi, 27 Haziran 1941'de sivil halktan "ilk tepki grupları" düzenledi.1941. június 21-én a Leningrádi Városi Tanács megszervezte a civilek gyorsreagálású csoportjait.
Bazı grupların özel adları şöyledir.Ilyenek egyes intézmények elnevezései.
Bu cisimlerin bazıları etkileşim halindeyken diğerleri küçük galaksi gruplarıdır.Néhányuk kölcsönható galaxis, míg mások kisebb galaxiscsoportok.
The Who 1960 ve 1970'lerin en önemli İngiliz Rock gruplarından biridir.A The Who az 1960-as és 1970-es évek egyik legnagyobb hatású rockzenekara.
Grupları aynı yılın ekim ayında The Ed Sullivan Show'a konuk oldu.1964 októberében az Ed Sullivan Showban is szerepeltek.
A, B, C, D grupları Güney Kore'de, E, F, G, H grupları Japonya'da maç yapmıştır.Az A-, B-, C-, D csoportok helyszíne Dél-Koreában, az E-, F-, G-, H csoportok helyszíne Japánban volt.
Bunların en küçüğü galaksi gruplarıdır.Ők a legfiatalabb faj a galaxisban.
Ve o zaman çoğu grupların üyelerinin yan grupları vardı.Ekkor már a Tanács tagjainak nagy része az ő oldalán áll.
A ve D grupları Kloten Arena'da, B ve C grupları ise Bern'de maçlarını oynadı.Az A és D csoportot Pozsonyban, a B és C csoport mérkőzéseit pedig Kassán rendezik.
Çeşitli diğer hayırsever grupları da desteklemektedir.Ők is számos jótékonysági szervezetet támogatnak.
Kara sırtlı çakallar aile grupları halinde yaşarlar.A madagaszkári ugrópatkányok családi csoportokban élnek.
Eleme grupları 25 Mart 2011 tarihinde başlamıştır.A selejtezők 2011. március 25-én kezdődtek el.
2009: Eleme gruplarında ikincilik.2009 : Csoportkör.
Trabant (1980–1986) ve Balaton (1979–günümüz) adlı müzik gruplarının kurucularındandır.Alapító tagja a Trabant (1982–1985) és Balaton (1979–napjainkig) együtteseknek.
The Buggles, Yes ve Art of Noise grupları ile liste başarıları yakalamıştır.Énekesként a The Buggles, a Yes és az Art of Noise tagjaként vált híressé.
Yaklaşık 15 kişilik aile grupları oluşturular.A rendbe 15 család tartozik.
B hücreleri ve T hücreleri lenfositlerin ana gruplarıdır.A T és B-sejtek a specifikus immunválasz fő komponensei.
Gruptan, 1980'lerin en popüler thrash metal gruplarından biri olarak bahsedilmektedir.A zenekar az 1990-es évek egyik legnagyobb thrash metal együttesének számít.
Bu grupların başında capitano del popolo (halk komutanı) adında kişiler bulunmaktaydı.Szintén a nép érdekeit képviselte a népkapitányi (capitanei del popolo) intézmény bevezetése.
Sika AG, ürün gruplarına göre birçok alt markayı bünyesinde bulundurmaktadır.Az Alpha-Vet a termékféleségek több nagy csoportjában rendelkezik saját készítménnyel.
Shadows, çeşitli sanatçı ve grupların albümlerine konuk oldu.Shadows számtalan albumon volt vendégszereplő.
Bu terim çoğunlukla sarmal gökadaların merkezinde bulunan yıldız gruplarını belirtir.Ez a kifejezés általánosan a spirálgalaxisok belső részén elhelyezkedő csillagok csoportját jelenti.
Bu protesto grupları, özellikle İngiltere'nin ülke politikası üzerinde çok etkili oldular.Ez a lépés hatalmas külpolitikai feszültségekkel járt, főként Angliával szemben.
Grupların eşitliği idealimizi olmalıdır.Ideálok metszete maga is ideál.
Daha önceden kabul edilmeyen grupların daha sonraları siteye kabul edildikleri görülmüştür.A nyitvatartási időben is csak előre bejelentett csoportokat fogadnak.
Dans edip şarkılar söylemenin yanında geleneksel üflemeli çalgı grupları da oldukça popülerdir.A tánc és az ének mellett népszerűek a hagyományos rezesbandák.
Kulübe üye olanların dışında tüm dünyada yaklaşık 1.800 peñas (kulübe bağlı resmî taraftar grupları) vardır.Világszerte több mint 1800 hivatalos, a klub által is elismert rajongói klub (peña) van.
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.A csapat még sohasem esett ki a Liga Naţionalából, azaz az élvonalból.
Bu aşama şu prosesleri içerir: Bütün proses gruplarındaki bütün aktivitelerin bitirilmesi.Still Something To Prove: Teljesíts az összes fejezetet Expert fokozaton.
Turnuvaya 23 takım eleme gruplarından katılmaya hak kazandılar.A tornán 23 nemzet csapata vett részt.
Final etabında takımlar üçerli E ve F gruplarına ayrıldılar.Ezeket a járatokat később áthelyezték az új terminál C és D részlegére.
Grunge grupları 1980'lerin sonlarında ticari başarı elde etmeye başladılar.A NiMH akkumulátorokat az 1980-as évek végén kezdték kereskedelmi forgalomba hozni.
Rodford müzik kariyerinde değişik müzik gruplarında basgitar çaldı.Rowland karrierje során többféle zenei stílusban alkotott.
Özellikle dindar Protestan grupların (Evanjelist) desteğine sahiptir.A család egyes tagjai a protestáns (evangélikus) hit fő támogatói voltak.
Nitekim grup canlı bir gösteri sergiledi ve böylece yerel çevrenin en popüler gruplarından biri haline geldi.A zenekar végül fellépett élőben, és az egyik legnépszerűbb együttes lett a környéken.
Heaven and Hell ön grupların Megadeth ve Machine Head olduğu Amerika turuna çıktılar.A zenekar amerikai turnéra indult a Megadeth és a Machine Head társaságában.
Bu nedenle oyun gruplarında hep cinslerini tercih eder.Tom a mai napig a készpénzes játékokat preferálja.
İlgili Sayfalar