grupları ile cümle

grupları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Grubun ayrıca ilk grunge grupları arasında olduğu da söylenebilir.كما قد تنتمي مجموعات إلى مجموعة عظمي supergroup.
Çetenin bazı grupları da kokain satıyordu.كما باعت أودي السيارة إلى فرق العملاء مثل سباق الأبطال.
Ancak Hertwig gözlemlerini amfibyumlar ve yumuşakçalar gibi diğer hayvan grupları üzerinde de doğruladı.على أيّة حال فإن هيرتفيغ أكّد مشاهدته في مجموعات حيوانات أخرى، بما في ذلك البرمائيات والرخويات.
Gruplarında 2. sırayı alan takımlar ilk müsabakayı kendi sahasında oynarlar.سيلعب الفريق 2 المواجهة الأولى على أرضه.
Kadınlar kategorisinde çeşitli yaş gruplarında sekiz kez Avusturya şampiyonluğu kazandı.و في السنوات الاربع التالية فازت الفرق النمساوية ثلاث مرات.
6., 7. ve 8. grupların her birinde 3 takım yer almaktaydı.المجموعة 6، 7، و8 تضم 3 منتخبات.
Çin'de hükümet dini grupları kontrol etmeye çalışmaktadır.مع الحكومة الصينية لمراقبة نتائج البحث.
Aile gruplarında ilgi odağı yavru fillerdir ve anneleri tarafından üç yıl kadar bakılırlar.وتُعد الصغار محورًا لاهتِمام المجموعات العائِلية، وتعتمد على امهاتها لثلاث أعوام.
Takımlar, ülkedeki coğrafi konumlarına göre A ve B gruplarına ayrılmıştır.كانت التذاكر معروفة باسم الفريق ب وأ على التوالي.
Bu konutların oluşturduğu yapı grupları, genellikle dar aralıklarla birbirinden ayrılır.مثل غيرها من أنواع الجسور المعلقة، وهذا النوع غالبا ما شيدت بدون سقالات مؤقتة.
Batı dünyasında çoğu ülkede Pro-feminist erkek grupları bulunmaktadır.Na maioria das nações do mundo ocidental há grupos de homens pró-feministas.
Diğer grunge gruplarıda sonradan Nirvana'nın başarısına ulaştılar.Outras bandas grunge subsequentemente replicaram o sucesso do Nirvana.
Chef'Special ve Mutemath gruplarının da turnelerine katılacaklarını duyurdular.Foi anunciado que as bandas Chef'Special e Mutemath juntariam-se a eles na turnê.
LGBT ile AIDS eylemci grupları 1990'lar ve ötesinde zape benzer taktikler kullanmayı devam ettiler.Os grupos de ativistas LGBT e do SIDA continuaram a usar táticas tipo zap até à década de 1990.
Şah aynı zamanda Birleşik Devletlerde’de Sufi araştırma grupları organize eder.Shah também organizou grupos de estudo Sufi nos Estados Unidos.
Avrupa'da, farklı grupların %1 ila %20'sinde bulaştırma oluşmaktadır.Na Europa, eles infectam entre 1 e 20% de diferentes grupos de pessoas.
Daha sonra yapılan turun ikinci ayağına ise Sick Puppies, Kill Hannah ve Resident Hero grupları katıldı.Mais tarde eles fizeram a segunda parte da turnê que contou com Sick Puppies, Kill Hannah e Resident Hero.
Ad resmen çeşitli inançlardan grupların katılımı nedeniyle değiştirildi.O nome mudou oficialmente devido à crescente participação de partido de várias religiões.
Sosyalist devrimin ardından, tüm yaş grupları için yaşam kalitesi yükseldi.Após a revolução socialista, a expectativa de vida para todas as faixas etárias dos habitantes do país subiu.
Echosmith ve Finish Ticket gruplarıyla beraber turneye çıktılar.As bandas Echosmith e Finish Ticket os acompanharam na turnê.
Feeling B, eski Doğu Almanya'nın ilk punk rock gruplarından biridir.Feeling B foi uma das primeiras bandas punk rock da RDA (Alemanha Oriental).
Michaels ve Kevin Nash, Triple H'i gruplarına almak için onu Raw'a getirmeyi planlamıştı.Michaels e Kevin Nash planejaram transferir Triple H para o Raw para adicioná-lo ao grupo.
Koenzimler kimyasal grupları bir enzimden öbürüne taşıyan küçük organik moleküllerdir.As coenzimas são pequenas moléculas que transportam grupos químicos de uma enzima para outra.
Gruplarına göre köpekler listesi United Kennel Club.Nos EUA é registrada pela Dog Registry of America e pelo Continental Kennel Club.
Gün ve gecenin saatleri için ve Mısır'ın idarî bölgeleri olan nomlar için tanrı grupları vardı.Havia conjuntos de deuses para as horas do dia e da noite e para cada região do Egito.
Farklı dini grupların arasındaki ilişkiler genellikle hoşgörülüdür.A relação entre as duas torcidas é, de forma geral, pacífica.
Bazı medeniyetler bu parçaları şekillerle ayırt ederlerdi ve karanlık bulut gruplarına isim verirlerdi.Algumas culturas distinguiram formas nessas áreas e deram nomes a essas "constelações de nuvem escura".
6. ve 8. grupların her birinde 3 takım yer almaktaydı.Os Grupos 6 e 8 tinham três times cada.
Ağustos 2012'de, Neon Trees ve Walk the Moon gruplarıyla beraber kısa bir turneye çıktılar.Em agosto de 2012, eles embarcaram em uma pequena turnê com Neon Trees e Walk the Moon.
Bu cisimlerin bazıları etkileşim halindeyken diğerleri küçük galaksi gruplarıdır.Alguns desses objetos são galáxias interagindo, enquanto outros são pequenos grupos de galáxias.
Machine Head, New Wave of American Heavy Metal'in öncü gruplarından bir tanesidir.O Machine Head foi uma das bandas pioneiras no New Wave of American Heavy Metal.
Tarz, 1990'ların başlarında Kaliforniya kökenli Kyuss ve Sleep grupları tarafından yaratılmıştır.O gênero surgiu durante a década de 1990 e teve como percursores as bandas californianas Kyuss e Sleep.
Bu kriz önemli küresel otomotiv gruplarına ciddi zorluklar yaşatmaktadır.Isto teve graves consequências negativas em todos os níveis da sociedade otomana.
Eleme grupları 25 Mart 2011 tarihinde başlamıştır.A fase de grupos do grupo de qualificação começou dia 25 de março de 2011.
Bu nedenle de Viking metal'in önde gelen gruplarından kabul edilmektedirler.É freqüentemente considerado o primeiro trabalho do gênero Viking metal.
İlk black metal gruplarından itibaren birçok black metal grubu kuruldu.Nesta mesma época começam a ser criados inúmeros subgêneros do black metal.
Bu özellik kuşlar sınıfını diğer canlı gruplarından ayıran önemli bir özelliktir.Estão entre as características que distinguem as Aves dos outros grupos vivos.
Nesnelerin bazıları etkileşen galaksilerden oluşurken, diğer cisimler ise gerçekte galaksi gruplarıdır.Alguns dos objetos consistem de galáxias interagindo, enquanto que outras são realmente grupos de galáxias.
Fosfat gruplarının koparılması sürecine defosfarilasyon denir.O processo de remoção desses grupos fosfatos é conhecido como desfosforilação.
Yaş gruplarına göre kıyafet tercihleri değişmektedir.Desde pequeno já gostava de roupas diferenciadas.
Lisedeyken deneysel nitelikte bazı indie rock gruplarında davul çaldı.No ensino médio, ele tocou em um grupo de rock.
Diğer proto-black grupları; Hellhammer, Celtic Frost ve Mercyful Fate’dir.Essa primeira onda do black metal inclui bandas como Venom, Hellhammer, Bathory, Celtic Frost e Mercyful Fate.
Kreator, Sodom ve Tankard gruplarıyla beraber ''Büyük Teutonic 4(The Big Teutonic Four)''den biridir.Junto aos seus conterrâneos do Sodom, Tankard e Kreator formam o "Big 4 do Thrash Alemão".
Buna ek olarak her hafta çeşitli yaş gruplarından ünlülerde konuk yorumcu olarak programa dahil olurlar.Além dos dois, o programa conta também com alguns jurados convidados a cada semana.
Polonyalı en önemli ekstrem metal gruplarından biridir.Um dos resorts poloneses mais importantes.
Bir etkinlik alanı düzenlemek isteyen grupların bazı şartları sağlaması gerekir.Os grupos que desejem hospedar um site Jam terão de cumprir determinados requisitos.
A ve B Grupları'nda son iki sırayı alan takımlar bir alt lige düştüler.Os dois primeiros dos Grupos A e B avançam às Semifinais.
Resimlerdeki karakter grupları düşünceli ya da şaşkın haldedir.As facções das personagens apresentam atitudes reflexivas ou extáticas.
Lise yıllarında küçük caz gruplarında çalmaya başladı.No colegial, ela começou a tocar num pequeno grupo de jazz.
Dünyanın en özel taraftar gruplarından birine sahibiz." açıklamalarında bulunmuştur.Nós demonstramos que temos a mais forte equipe do mundo”, comentou o campeão.
Taifal grupları, yerleşik olmaya parçalanmış bir yaşam formunu sürdürmüşlerdir.Famílias que trouxeram um pouco do jeito interiorano de morar.
Daha sonra yaklaşık 3 yıl boyunca amatör müzik hayatına çeşitli müzik gruplarında vokal olarak devam etmiştir.Juntos por cerca de 3 anos, o grupo aproveitou para passar por diversas áreas da música eletrônica.
Iron Maiden, Saxon ve Def Leppard gibi NWOBHM grupları heavy metal türüne yeni bir enerji katmışlardır.O NWOBHM, que incluía bandas como Iron Maiden, Saxon e Def Leppard, deu uma nova carga de energia ao gênero.
Öte yandan cephe gerisindeki partizan grupları faaliyete geçmişlerdi.Aqueles na parte de trás da emboscada se levantaram.
Söz konusu etnik grupların nüfus oranları tam olarak bilinmemektedir.Estatísticas oficiais sobre etnia não estão disponíveis.
A, B, C, D grupları Güney Kore'de, E, F, G, H grupları Japonya'da maç yapmıştır.Os times participantes dos grupos E, F, G e H jogaram no Japão.
Bu küçük grupların, birbiriyle akraba olan hayvanlardan oluştuğu tahmin edilir.Isto é ainda mais verdadeiro quando considera-se animais de parentesco próximo.
Memeliler ve kuşlar ise, diğer grupların aksine, renklendirme için melanosit adındaki hücre grubuna sahiptir.Os mamíferos e aves, em vez de cromatóforos, possuem células chamadas melanócitos que lhes conferem cor.
Aria (Ария) 1985 yılında Moskova, SSCB'de kurulan Rusya'nın ünlü heavy metal gruplarından biridir.Ария é uma banda de heavy metal russa, formada em 1985 em Moscou, antiga URSS.
Birincil grupların oluşumu ikincil grupların içinde olur.Primeira Fase As associações serão distribuídas em grupos regionalizados.
İlgili Sayfalar