Ve bunları iki gruba bölmek istediğindeואתה רוצה לחלק אותם לשתי קבוצות
Ve bunları iki gruba bölmek istediğindeوتريد تقسيمهم الى مجموعتين
Ve bunları iki gruba bölmek istediğindeこれがグループ1です.
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim.Azt mondtam: "Imádkoztok?" A csoportra néztem és kérdeztem: "Imádkoztok?"
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim.E ho detto: "Pregate?" Quando ho guardato il gruppo ho detto: "Pregate?"
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim.Ik zei: "Bidden jullie?" Ik keek naar de groep en zei: "Bidden jullie?"
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim.J'ai demandé au groupe, "Est-ce que vous priez ?"
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim.그리고 "기도를 하는가요?"하고 물어봤죠. 사람들을 살필 때, 저는 "기도를 하는가요?"라고 물었습니다.
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim.Les dije: "¿Rezan?" Cuando miré al grupo, les pregunté: "¿Rezan ustedes?"
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim.Povedala som, "Modlíte sa?" Pozrela som sa na nich a povedala, "Modlíte sa?"
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim.Powiedziałam: "Modlisz się?" Patrzyłam na grupę: "Modlisz się?"
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim.Říkala jsem, "Modlíte se?" Podívala jsem se na ně a řekla, "Modlíte se?"
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim.Şi am spus, "Voi vă rugaţi?" Când m-am uitat la grup, am spus, "Voi vă rugaţi?"
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim.Und ich sagte, "Beten Sie? Als ich die Gruppe ansah, sagte ich, "Beten Sie?"
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim.Và tôi nói, "Các bạn có cầu nguyện không?" Khi tôi nhìn đám đông đó, tôi nói, "Cầu nguyện chứ?"
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim."Vocês rezam?"
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim.Και είπα, "Προσεύχεστε;" Όταν κοίταξα το πλήθος ρώτησα, "Προσεύχεστε;"
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim.И аз ги попитах, "Молите ли се?" Когато погледнах групата казах, "Молите ли се?"
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim.И я спросила: "Вы молитесь?" Посмотрела на группу людей и спросила: "Вы молитесь?"
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim.І я запитала, "Ви молитесь? Коли я подивилася на групу людей, я запитала, "Ви молитесь?"
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim.שאלתי "אתם מתפללים?" הסתכלתי על הקבוצה ושאלתי "אתם מתפללים?"
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim.وقلت : "هل تصلي؟" عندما نظرت إلى المجموعة ، قلت ، "هل تصلي؟"
Ve dedimki, "Dua edermisiniz" Gruba baktığımda, "Dua edermisiniz?" dedim.小柄な若い制服姿の女性が尋ねるのです
Ve fark edeceğiniz gibi her bir obje iki gruba dağıldı.A všimněte si, teď se z každého kruhu staly dvě skupiny.
Ve fark edeceğiniz gibi her bir obje iki gruba dağıldı.E nota, ora ognuno di questi oggetti e' diventato 2 gruppi.
Ve fark edeceğiniz gibi her bir obje iki gruba dağıldı.És vegyük észre, minden egyes tárgyunk két csoport lesz.
Ve fark edeceğiniz gibi her bir obje iki gruba dağıldı.Et avis, maintenant chacun des objets est devenu deux groupes.
Ve fark edeceğiniz gibi her bir obje iki gruba dağıldı.여기서 동그라미 하나가 두 개의 그룹으로 나뉘었음을 알아야되요
Ve fark edeceğiniz gibi her bir obje iki gruba dağıldı.Læg mærke til at hver objekt blev til 2 grupper.
Ve fark edeceğiniz gibi her bir obje iki gruba dağıldı.Och se att varje sak nu blev två grupper
Ve fark edeceğiniz gibi her bir obje iki gruba dağıldı.Teraz każde z kółek składa się z dwóch grup.
Ve fark edeceğiniz gibi her bir obje iki gruba dağıldı.Wie man sieht sind aus jedem Objekt jetzt zwei Gruppen geworden.
Ve fark edeceğiniz gibi her bir obje iki gruba dağıldı.Προσέξτε το ότι κάθε αντικείμενο έγινε από 2 ομάδες.
Ve fark edeceğiniz gibi her bir obje iki gruba dağıldı.Зауважте, кожен об'єкт став двома групами.
Ve fark edeceğiniz gibi her bir obje iki gruba dağıldı.ولاحظ، هذه الاشكال التي قمنا قبل قليل بتوزيعها على مجموعتين
Ve fark edeceğiniz gibi her bir obje iki gruba dağıldı.幾つのグループがありますか?
Video: Galaksilerdeki yerel gruba ait .영상 : 은하계의 국부 은하군에 포함되다.
Video: Galaksilerdeki yerel gruba ait .Video: "...che a turno appartiene ad un gruppo locale di galassie.
Video: Galaksilerdeki yerel gruba ait .Vidéo: ...Qui, à leur tour appartiennent à un groupe local de galaxies.
Video: Galaksilerdeki yerel gruba ait .Видео: "...которая, в свою очередь, входит в группу местных галактик.
Video: Galaksilerdeki yerel gruba ait .ווידאו: אשר בתורה שייכת לקבוצה מקומית של גלקסיות.
Video: Galaksilerdeki yerel gruba ait .فيديو : ما هو بدوره ينتمي إلى مجموعة محلية من المجرات.
Video: Galaksilerdeki yerel gruba ait .これらがグループ分けシステムの一部を形成し
Yakup çok korktu, sıkıldı. Yanındaki adamları, davarları, sığırları, develeri iki gruba ayırdı.Igen megíjede Jákób és féltében a népet, mely vele vala, a juhokat, a barmokat és a tevéket két seregre osztá.
Yakup çok korktu, sıkıldı. Yanındaki adamları, davarları, sığırları, develeri iki gruba ayırdı.Jakob verbleekte van schrik. Hij deelde zijn huishouden met de kudde en de kamelen in twee groepen en zei:
Yakup çok korktu, sıkıldı. Yanındaki adamları, davarları, sığırları, develeri iki gruba ayırdı.야곱이 심히 두렵고 답답하여 자기와 함께 한 종자와 양과 소와 약대를 두 떼로 나누고
Yakup çok korktu, sıkıldı. Yanındaki adamları, davarları, sığırları, develeri iki gruba ayırdı.ויירא יעקב מאד ויצר לו ויחץ את העם אשר אתו ואת הצאן ואת הבקר והגמלים לשני מחנות׃
Yakup çok korktu, sıkıldı. Yanındaki adamları, davarları, sığırları, develeri iki gruba ayırdı.فخاف يعقوب جدا وضاق به الامر. فقسم القوم الذين معه والغنم والبقر والجمال الى جيشين.
Yakup çok korktu, sıkıldı. Yanındaki adamları, davarları, sığırları, develeri iki gruba ayırdı.雅 各 就 甚 懼 怕 、 而 且 愁 煩 、 便 把 那 與 他 同 在 的 人 口 、 和 羊 群 、 牛 群 、 駱 駝 、 分 作 兩 隊
Yakup çok korktu, sıkıldı. Yanındaki adamları, davarları, sığırları, develeri iki gruba ayırdı.雅各 就 甚 懼怕 、 而且 愁煩 、 便 把 那 與 他 同在 的 人口 、 和 羊群 、 牛群 、 駱駝 、 分作 兩隊
Yani 18,9'lu iki gruba eşittir ya da 18/2=9그러니까 18개의 상자를 두 개의 같은 그룹으로 나누면 9개가 됩니다. 혹은 18
Yani 18,9'lu iki gruba eşittir ya da 18/2=918 розділено на дві однакові групи, кожна з яких дорівнює 9.
Yani 18,9'lu iki gruba eşittir ya da 18/2=918 割る 2 は 9 に等しい, または,2 は18 に 9 回あります.
Yani 18,9'lu iki gruba eşittir ya da 18/2=9Bueno las hemos dividido en dos grupos de nueve.
Yani 18,9'lu iki gruba eşittir ya da 18/2=9Takže jsme je rozdělili do dvou skupinek o 9 krabičkách. Takže rozdělíme-li 18 na dvě stejné skupiny vyjde 9.
Yani 18,9'lu iki gruba eşittir ya da 18/2=9 Ya da 18'de 2, dokuz defa vardır. .Quindi 18 diviso in 2 gruppi uguali e' uguale a 9, o 18 / 2 = 9, o il 2 sta nel 18 nove volte.
Yani 18,9'lu iki gruba eşittir ya da 18/2=9بالتالي فإن 18 صندوق نقسمهم على مجموعتين فيكون الناتج 9 صناديق في كل مجموعة، او 18
Yani verileri dört gruba ayırıyoruz.4개의 그룹으로 나누고 있습니다
- Yani verileri dört gruba ayırıyoruz.Estamos dividiendo los datos en cuatro grupos: esto... lo llamaremos el primer cuartil.
- Yani verileri dört gruba ayırıyoruz.I virkeligheden deler box-plottet altså datasættet op i 4 grupper.