O zamanlar kız arkadaşı olan Simone Simons gruba 2003 yılında solist olarak dahil oldu.Vuonna 2003 Jansenin silloinen tyttöystävä Simone Simons liittyi yhtyeeseen.
Aynı zamanda da gruba çok faydası vardır.Kreider ei myöskään käytä kokoaan kovin paljon hyväksi.
Ardından, daha önce H.O.T için aday olan Andy Lee gruba katılmak için seçildi.Seuraavaksi yhtyeeseen valittiin Andy Lee, jonka oli tarkoitus aloittaa ura H.O.T-nimisessä yhtyeessä.
Gruba 1979 yılında Doug Sampson'ın yerine katıldı.Yhteistyö rumpali Doug Sampsonin kanssa päättyi vuonna 1979.
Young Noble (Rufus Cooper III), gruba Tupac'ın kattığı son üyedir.Young Noble, oikea nimi Rufus Cooper III, hän on viimeinen virallinen jäsen.
Gruba sonradan keyboardçı Gillian Gilbert katılmıştır.Yhtyeeseen otettiin neljänneksi jäseneksi Gillian Gilbert.
Onun yerine gruba Triinu Kivilaan dahil oldu.Hänen tilalleen Vanilla Ninjaan otettiin Triinu Kivilaan.
Ve Chester Bennington gruba katıldı.Wakefieldin korvasi yhtyeessä Chester Bennington.
Strawberry Alarm Clock gitaristi Ed King, bascı olarak gruba dahil oldu.Ed King oli psykedeelistä rockia esittäneen Strawberry Alarm Clock -yhtyeen kitaristi.
Son sahnede Rachel, garson olarak çalışmaya başladığı Central Perk'te gruba kahve servis eder.Rachelin ensimmäinen työ on tarjoilijana Central Perkissa.
Daha sonraları, 1999'da yerlerini Siegmar'a bırakan Annahvahr ve Hatrah da gruba dahil olmuştur.Myöhemmät jäsenet olivat Annahvahr sekä Hatrah, joka lähti yhtyeestä vuonna 1999 ja jonka korvasi Siegmar.
Yerine Suicidal Tendencies ve MD.45'da çalmış olan Jimmy DeGrasso gruba dahil edilmiştir.Menzan korvaajaksi valittiin Jimmy DeGrasso, joka oli soittanut Mustainen kanssa MD.45-yhtyeessä.
Bir süre sonra gruba Andy’nin ardından Eric Mun katıldı.Eric liittyi pian Andyn jälkeen.
Tom Delonge'un yerine Alkaline Trio'dan Matt Skiba gruba katıldı.DeLongen tilalle yhtyeeseen otettiin Alkaline Trio -yhtyeen solisti Matt Skiba.
Bu dil ailesi üç ana gruba ayrılır.Kieli jakautuu kolmeen päämurteeseen.
Oyuncu Gizem Akman vokalde gruba katılır.Ämytapahtumien järjestäjät ovat mukana talkoohengellä.
Şiirlerini iki ana gruba ayırabiliriz.Kirja voidaan jakaa kahteen osaan myös päähenkilöidensä osalta.
Rick, Morgan'dan hapishanedeki gruba katılmasını ister.Morgan ei suostu lähtemään Rickin mukaan vankilaan.
Gruba 1976 yılında katılmıştır.Abba teki samoin vuonna 1976.
Serçeler de bu gruba dahildir.Myös barbituraatit kuuluvat tähän ryhmään.
On bir ülkenin katıldığı organizasyonda, takımlar üçerli üç ve iki takımlı bir gruba ayrıldı.Sijalle 10 sijoittuneet joukkueet karsivat Kakkosen sarjapaikasta Kolmosen joukkueiden kanssa.
Wagner, gitarist olarak Victor Smolski'yi gruba aldı.Hän oli heavy metalia soittavan kitaristi Victor Smolskin isä.
Bu yüzden bu gruba, "düşünen insanın metal grubu" dendi.Yhtyeen musiikkia on kutsuttu myös ”ajattelevan ihmisen metalliksi”.
Gruba daha sonra dördüncü üye Min katıldı.Myöhemmin yhyeeseen vakiintui neljäs jäsen David.
Sony Music'ten Jani Jalonen gruba ilgi duymaya başlamış ve 2003 yılında bir kayıt sözleşmesi imzalanmıştı.Keväällä 2003 Sony Musicin tuotantopäällikkö Jani Jalonen tutustui Indicaan ja yhtye sai levytyssopimuksen.
Dan'in yokluğunda gruba liderlik eder.Seuratasolla Alanen edustaa Lahden Ahkeraa.
2012 yılında gruba katılıp ayrılmış, fakat 2013'te ise tekrar döndüğünü belirtmiştir.Hän poistui vuonna 2012, mutta palasi sarjaan jälleen vuonna 2013.
Bu oyunları üç gruba ayırabilir.Puolueet voidaan jaotella kolmeen ryhmään.
Sunmi yerine JYP stajyeri Hyelim gruba alındı.JYP:n tilalle nousi Rauman Lukko.
Gruba tazyikli su ile müdahale edildi ve 7 kişi gözaltına alındı.Megauploadin sulkemisen yhteydessä pidätettiin yhteensä seitsemän henkilöä ja heidät asetettiin syytteeseen.
John Douglas tekrar gruba katıldı.Vaikuttaa siltä että John Cyriis olisi jälleen jättänyt yhtyeen.
Osmanlı devlet teşkilatında hasekiler üç gruba ayrılmaktaydı.Sprengtportenin suunnitelman mukaisesti venäläiset joukot olivat jakautuneet kolmeen osastoon.
Daha sonra da Rhyno da gruba dahil oldu.Pian myös Dareios liittyi salaliittoon.
Bu tür, sapı ve yapraklarına göre iki gruba ayrılır.Pesäkkeet jaetaan muotonsa ja rakenteensa perusteella neljään eri tyyppiin.
Buffy, gruba, "Siz ne için buradasınız?Hän kysyy: "Lauri, mitä teet täällä?"
Poland, kısa bir süre sonra gruba tekrar geri dönmüştür.Muutamien hieman huonompien vuosien jälkeen Puola palasi huipulle.
Theli'de yakalanan hava, gruba bambaşka bir özellik katmış, bu türün devamlılığının sürmesini sağlamıştı.Gödelin teoreettisessa kaikkeudessa oli erikoisena piirteenä tämän kaikkeuden pyöriminen.
Kente, iki operatif gruba bölünmüş olarak 1 milyondan fazla Sovyet askeri taarruz etmiştir.Noin miljoona - kaksi miljoonaa kaupunkilaista pysäytti sotajoukot.
Siyah giyen adam silahlı gruba Jacob'ın öldüğünü ve dışarı çıkmalarını söyler.Illalla Musta-asuinen mies herätti Jacobin pyytäen tätä lähtemään mukaansa.
Magma, içeriğindeki SiO2 oranına göre dört gruba ayrılabilir.Mississippi voidaan jakaa fyysisten piirteiden mukaan neljään osaan.
Tedavide kullanılan ilaçlar iki gruba ayrılır.Ryhmän lääkkeet jaetaan kolmeen ryhmään.
Ancak belirtilmelidir ki kurallar, belirli bir gruba veya kişiye hizmet etmek için oluşturulmuşlardır.Kohdeviestintä on tarkoitettu tietylle henkilölle tai henkilöryhmälle.
Sınıf dört gruba ayrıldı.Luokka jaettiin neljään ryhmään.
Geriye kalan takımlar 13 gruba ayrıldı.Στη κληρωτίδα μπήκαν οι υπόλοιπες 13 ομάδες.
Tedavide kullanılan ilaçlar iki gruba ayrılır.Οι θεραπευτικές μέθοδοι για την αντιμετώπιση των κονδυλωμάτων χωρίζονται σε δύο κατηγορίες.
Da Nang Boys Shining Razors ve the Butterfly Children diye iki gruba ayrılır.Οι Ντα Ναγκ χωρίζονται σε δύο ομάδες: τους Shining Razors και τους Butterfly Children.
Roberson ve Luckett ayrıldıktan kısa bir süre sonra Williams ve Farrah Franklin gruba dahil edildi.Μαζί οι Roberson και Luckett αντικαταστάθηκαν σύντομα από τις Williams and Farrah Franklin.
Yaş ayrımcılığı (İngilizce: ageism) herhangi bir bireye ya da gruba yaşından ötürü yapılan ayrımcılık türüdür.Η ηλικιακή διάκριση είναι προκατάληψη ενάντια σε ένα άτομο ή ομάδα βάσει της ηλικίας.
Dan tam olarak gruba girmedi.Η Ελλάδα δεν πέρασε στα ημιτελικά.
İşlemci üreticileri de bu konuda iki gruba ayrılır.Στο αίτημα αυτό ανταποκρίθηκαν δύο ομάδες κατασκευαστών.
16. yüzyıl'dan önce matematikçiler; cebirciler ve geometriciler olarak iki gruba ayrılmışlardı.Πριν από τον 16ο αιώνα, τα μαθηματικά, χωρίζονταν σε δύο μόνο υποπεδία,την αριθμητική και τη γεωμετρία.
Mücadele için ileri sürülen nedenler gruptan gruba farklılık gösterir.Οι λόγοι για τους οποίους εμπλέκονται στη σύγκρουση, ποικίλλουν από ομάδα σε ομάδα.
Son gruba çarpışan arabaların hızı sorulmadı.Το όχημα που χτύπησε τον Γρηγοριάδη δεν βρέθηκε ποτέ.
Gruba göre, şarkının ilk versiyonları çok yavaştı.Αξιοσημείωτα, το πρώτο ρεφρέν του τραγουδιού έχει ελάχιστα επιμηκυνθεί.
En Vogue, 2005'te Dawn Robinson'ın tekrar gruba dahil olduğunu duyurdu.Το 2005,έπειτα από απουσία οκτώ ετών,, η Ντόουν Ρόμπινσον έγινε ξανά μέλος των En Vogue.
Bu takımlar kırmızı ve beyaz olmak üzere iki gruba dağıtıldı.Οι παίκτες χωρίζονται σε δύο ομάδες, κόκκινο και μπλε.
1987 yılında gruba John Kiffmeyer (Al Sobrante) dahil oldu ve grubun adı Green Day olarak değişti.Το 1989, στο συγκρότημα εισήχθη ο Τζον Κιφμάιερ, γνωστός και ως Αλ Σομπράντε.
Katılımcılar dört gruba ayrıldılar.Χωρίστηκαν σε τέσσερις ομίλους.
Gruba hoş geldiniz.Καλωσήρθατε στην ομάδα.
Albümdeki birçok parça, solist Rob Halford gruba katılmadan önce yazılmıştır.Mange af nummerene var skrevet, før Rob Halford sluttede sig til bandet.