gri ile cümle
gri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu yıl birçok insan gribe karşı aşı yaptırdı.Many people have been vaccinated against the flu this year as well.
Onun gri saçı, kendisinin olduğundan daha yaşlı görünmesine neden oluyor.Her grey hair makes her look older than she is.
Griselda çatıdan düştü.Griselda fell from the roof.
Yaşlı adamın uzun gri sakalı var.An old man has a long gray beard.
O grip oldu.He's got the flu.
Grip şu an yayılıyor.The flu is going around now.
Gri kedi ağaçtan inemiyor.The grey cat can't climb off the tree.
Senin kedilerinin hepsi gri renkli.All of your cats are grey.
Bu kalem gri değil.This pencil is not grey.
Bu kurşun kalem gri değil.This pencil is not grey.
Bu bir yasal gri alan.It's a legal grey area.
Ben gri kazağı mor olanından daha çok seviyorum.I like the gray sweater more than the purple one.
Gökyüzü griydi.The sky was grey.
Grip aşısına ihtiyacım yok.I don't need a flu shot.
Sanırım grip nedeniyle hastalanıyorum.I think I'm coming down with the flu.
Onun gri saçı var mı?Does he have gray hair?
O gri saçlı mı?Does he have gray hair?
Tom grip aşısı aldı.Tom got a flu shot.
Tom grip oldu.Tom has the flu.
Grip mevsimi.It's flu season.
Tom'un grip benzeri belirtileri var.Tom has flu-like symptoms.
Pazartesiden beri gribim.I've had the flu since Monday.
Gökyüzü sabah boyunca griydi.The sky was gray all morning.
Bu gri bir taş yapıdır.It's a gray stone building.
Gri, kırmızı ile iyi gider.Gray goes well with red.
Bu, sonbaharda oldu. Açık gri bulutlar gökyüzünü kaplamıştı.This happened in autumn. Light gray clouds covered the sky.
Bu şapkayı beğenmiyorum. Ben gri olanı tercih ederim.I don't like this hat. I prefer the gray one.
Tom'un saçında bir parça gri var.Tom has a patch of gray in his hair.
Gri şapkayı seçtim.I picked out the gray hat.
Araba gridir.The car is grey.
Chuck's Bar ve Gril'de müzik çaldığını gördüm.I've seen you playing music at Chuck's Bar and Grill.
Tom, Chuck's Bar and Grill'i satın aldı ama onu yeniden adlandırmadı.Tom bought Chuck's Bar and Grill, but he didn't rename it.
Hemşire Tom'a grip aşısı vurdu.The nurse gave Tom a flu shot.
Tom kırmızı kravatla gri bir takım elbise giyiyordu.Tom was wearing a gray suit with a red tie.
Tom'un gri saçı var.Tom has gray hair.
Tom, Mary'ye kalın gri bir zarf verdi.Tom handed Mary a thick gray envelope.
Grinin birçok tonları var.There are many shades of gray.
Gri takımını ödünç alabilir miyim?Could I borrow your gray suit?
Bu grip olmalı.It must be the flu.
Bu muhtemelen grip.It's probably the flu.
Onun kafası griydi.Her head was grey.
Onun başı griydi.Her head was gray.
Onun gri ve cansız gözleri, iki sıcak kömür gibi yandı.His grey and lifeless eyes burned like two hot coals.
Tom gripten yatağa düşmüş.Tom is down with the flu.
Arkadaşım sisteki bir gri katır gibi kayboldu.My friend disappeared like a grey mule in the fog.
Gribe yakalanmayacağımdan emin olmak istiyorum.I want to make sure that I don't catch the flu.
Onun saçı griye döndü.His hair has turned grey.
Ben gribim ve yorgunum.I have flu and I'm tired.
Bir eşek gridir.A donkey is gray.
O, ahlaki bir gri alandır.It's a moral gray area.
Taksimiz Chuck's Bar and Grill denilen bir yerin dışında durdu.Our taxi pulled up outside a place called Chuck's Bar and Grill.
Hemşire bize grip aşısı yaptıThe nurse gave us flu shots.
Hemşire onlara grip aşısı yaptı.The nurse gave them flu shots.
Hemşire bana grip aşısı yaptı.The nurse gave me a flu shot.
Hemşire ona grip aşısı yaptı.The nurse gave him a flu shot.
Bu sabah ilk gri saçımı buldum.I found my first gray hair this morning.
Benim bilgisayarım gri renkli.My computer is grey.
Giotto 10 Temmuz, 1992'de Kuyruklu yıldız Grigg-Skjellerup'la yakın bir karşılaşma yaptı.Giotto made a close encounter with Comet Grigg-Skjellerup on July 10, 1992.
Geçen hafta grip olmadın mı?Didn't you have the flu last week?
Tom'la öğle yemeği için Chuck's Bar and Grill'de buluşuyorum.I'm meeting Tom for lunch at Chuck's Bar and Grill.