gravür ile cümle
gravür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bir balina avı cruize OF ROSS Browne gravürler.ROSS Browne etsa DARI CRUIZE penangkapan ikan paus.
Bir balina avı cruize OF ROSS Browne gravürler.ROSS BROWNE khắc Một CRUIZE đánh bắt cá voi.
Bir balina avı cruize OF ROSS Browne gravürler.ROSS Brownen etsauksia OF A valaanpyynnin CRUIZE.
Bir balina avı cruize OF ROSS Browne gravürler.ROSS Браун офорта НА китоловен CRUIZE.
Bir balina avı cruize OF ROSS Browne gravürler.Χαρακτικά ROSS BROWNE ΣΧΕΤΙΚΑ ΜΕ ΤΟΝ CRUIZE φαλαινοθηρία.
Bir balina avı cruize OF ROSS Browne gravürler.Росс Браун офорти китобійного CRUIZE.
Bir balina avı cruize OF ROSS Browne gravürler.Росс Браун офорты китобойного CRUIZE.
Bu, 1800'lerden kalma bir gravür.이 그림은 17백년, 18백년대의 목판화입니다
Bu, 1800'lerden kalma bir gravür.C'est une vieille gravure sur bois des années 1700, 1800.
Bu, 1800'lerden kalma bir gravür.Das ist ein alter Holzschnitt aus dem 18. oder 19. Jahrhundert.
Bu, 1800'lerden kalma bir gravür.Đây là một bản khắc mộc cũ từ những năm 1700, hay 1800 gì đó
Bu, 1800'lerden kalma bir gravür.Dit is een oude houtsnede van de jaren 1700-1800.
Bu, 1800'lerden kalma bir gravür.Esta é uma xilogravura do século XVIII-XIX.
Bu, 1800'lerden kalma bir gravür.Este es un grabado antiguo de los 1700-1800.
Bu, 1800'lerden kalma bir gravür.Questa è un'incisione su legno del 1700-1800.
Bu, 1800'lerden kalma bir gravür.To stary drzeworyt z XVIII w.
Bu, 1800'lerden kalma bir gravür.Toto je stará dřevořezba z osmnáctého století.
Bu, 1800'lerden kalma bir gravür.Toto je starý drevoryt z 18.-19. storočia.
Bu, 1800'lerden kalma bir gravür.Αυτή είναι μια ξυλογραφία του 18ου-19ου αιώνα.
Bu, 1800'lerden kalma bir gravür.Вот одна из 17 старинных ксилографий, сделанных в 1800-е годы.
Bu, 1800'lerden kalma bir gravür.Това е стара гравюра от 18-19 век.
Bu, 1800'lerden kalma bir gravür.זה תחריט עץ מהמאה ה17, שנות ה 1800.
Bu, 1800'lerden kalma bir gravür.هذا رسم خشبي من 17,1800
Bu, 1800'lerden kalma bir gravür.ウバザメはとても大切でした 肝臓から油が取れたからです
Bunlar her zaman bir fotograf olarak sonlanan calismalardi ya da burada oldugu gibi bir gravur.Al final estos siempre terminaban siendo una foto o más bien como un grabado en este caso.
Bunlar her zaman bir fotograf olarak sonlanan calismalardi ya da burada oldugu gibi bir gravur.A végén mindig fényképek lettek belőlük, vagyis inkább metszet ebben az esetben.
Bunlar her zaman bir fotograf olarak sonlanan calismalardi ya da burada oldugu gibi bir gravur.Cuối cùng thì những hình này luôn thành một bức ảnh chụp hay trong trường hợp này, một bức tranh khắc axit.
Bunlar her zaman bir fotograf olarak sonlanan calismalardi ya da burada oldugu gibi bir gravur.Deze eindigen altijd als foto, of meer als een lijn-ets, in dit geval.
Bunlar her zaman bir fotograf olarak sonlanan calismalardi ya da burada oldugu gibi bir gravur.Diese wurden letztendlich immer eine Fotografie oder eher wie eine Ätzung in diesem Fall.
Bunlar her zaman bir fotograf olarak sonlanan calismalardi ya da burada oldugu gibi bir gravur.Elles finissent toujours par devenir une photo à la fin, ou plutôt comme une eau-forte dans ce cas présent.
Bunlar her zaman bir fotograf olarak sonlanan calismalardi ya da burada oldugu gibi bir gravur.Finiscono sempre col somigliare ad una fotografia, alla fine, o ad un'incisione, come in questo caso.
Bunlar her zaman bir fotograf olarak sonlanan calismalardi ya da burada oldugu gibi bir gravur.Isto acaba sempre por ser uma foto ou, neste caso, mais como uma gravura.
Bunlar her zaman bir fotograf olarak sonlanan calismalardi ya da burada oldugu gibi bir gravur.끝에는 항상 사진처럼 되었습니다, 아니면 이 경우와 같이 동판화처럼 말이죠.
Bunlar her zaman bir fotograf olarak sonlanan calismalardi ya da burada oldugu gibi bir gravur.Toate ajung să fie o fotografie la final sau mai mult o gravură, în acest caz.
Bunlar her zaman bir fotograf olarak sonlanan calismalardi ya da burada oldugu gibi bir gravur.Wszystkie zawsze kończą jako fotografie, albo, jak w tym przypadku, bardziej jako akwaforty.
Bunlar her zaman bir fotograf olarak sonlanan calismalardi ya da burada oldugu gibi bir gravur.В кінцевому результаті, це завжди були фото, хоча більше виглядає як гравюра.
Bunlar her zaman bir fotograf olarak sonlanan calismalardi ya da burada oldugu gibi bir gravur.После завершения картины, кажется, что это фотография или гравирование, как в этом случае.
Bunlar her zaman bir fotograf olarak sonlanan calismalardi ya da burada oldugu gibi bir gravur.Те винаги в крайна сметка се оказват снимка, или, в този случай - повече като офорт.
Bunlar her zaman bir fotograf olarak sonlanan calismalardi ya da burada oldugu gibi bir gravur.בסופו של דבר, כולן הופכות לתצלומים, או, כמו במקרה הזה, לתחריט.
Bunlar her zaman bir fotograf olarak sonlanan calismalardi ya da burada oldugu gibi bir gravur.هذه دائما في نهاية المطاف تكون صورة في النهاية ، أو أكثر مثل النقش في هذه الحالة.
Bunlar her zaman bir fotograf olarak sonlanan calismalardi ya da burada oldugu gibi bir gravur.この作品の場合はまるで銅版画です 灯台です
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Apoi au descoperit că gravurile bidimensionale pe tăblițe de lut erau chiar mai simple.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Dann entdeckten sie, dass flächige Einkerbungen auf Tontafeln viel einfacher waren.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Descobriram então que as gravuras bi-dimensionais em pequenas placas de argila eram ainda mais simples.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Después descubrieron que gravados en dos dimensiones sobre tablas de arcilla, eran más simples.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Ezután felfedezték, hogy a két dimenziós metszetek agyag táblákon még egyszerűbbek.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.그후 수메르인들은 훨씬 더 간단한 평면의 진흙판을 발견했습니다.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Później odkryli, że ryciny na glinianych tabliczkach były jeszcze wygodniejsze
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Rồi họ phát hiện ra rằng việc chạm khắc hai chiều lên những viên đất sét thậm chí còn dễ hơn trước.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Så fandt de ud af, at to-dimensionerede inskriptioner på lertavler var endnu enklere.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Scoprirono poi che le incisioni bidimensionali su tavolette di argilla erano ancora più semplici.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Sedan upptäckte de att tvådimensionella ingraveringar på lertavlor var ännu lättare.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Toen ontdekten ze dat tweedimensionale gravures op kleitabletten nog veel makkelijker waren.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Za nedlouho objevili, že zaznamenávat dvourozměrné rytiny na hliněné tabulky je ještě jednodušší.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Μετά ανακάλυψαν ότι οι δισδιάστατες εγχαράξεις πάνω σε πήλινες πινακίδες ήταν ακόμα απλούστερες.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Позже они стали высекать надписи на глиняных табличках. Это было ещё проще.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.После открили, че двуизмерни гравюри върху глинени плочици били още по-прости.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Потім вони відкрили кращий спосіб: двовимірні рисунки на глиняних табличках.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.הם גילו אז שהשימוש בתחריטים דו- מימדיים על גבי טבלאות חימר הוא פשוט יותר.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.لاحقا اكتشفوا أن الحفر الثنائي الأبعاد على الألواح الطينية كان أكثر بساطة.