Birçok usta Palm kullanıcısı yeni Graffiti'den memnun değildi.Many veteran Palm users were unhappy with the new Graffiti.
Diğer mektupların çoğunun Graffiti 1'de kullanılanlardan farklı vuruşlara ihtiyacı vardı.Most all of the other letters required strokes different from those used in Graffiti 1.
Graffiti Apple Newton'da da uygulandı.Graffiti was also implemented on the Apple Newton.
Graffiti farklı bir yaklaşım benimsedi.Graffiti used a different approach.
Resimlerin üçte ikisi erozyon, graffiti ve vandalizm sebebiyle zarar gördü.Two-thirds of the paintings are badly damaged by erosion, graffiti, and vandalism.
Palm ayrıca Newton cihazları için Graffiti'nin iki versiyonunu yayınladı.Palm Computing also released two versions of Graffiti for Newton devices.
TAKI 183 Amerikalı graffiti sanatçısı.TAKI 183, one of the originators of New York graffiti.
The Crests'ın orijinal kaydı 1973 yılında yayımlanan American Graffiti filminde yer aldı.The original recording by The Crests features in the film American Graffiti (1973).
American Graffiti filmi Ford için büyük bir şans oldu.The American film actor Wallace Ford was a successful ghoster.
Enerji kullanımınız iyi değilse, bir graffiti görecektiniz. Yaprak döken ağaçlarla beraber.And if it wasn't, then there'd be graffiti and the leaves would fall off the trees.
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek?But what if we organized the spraying of graffiti throughout the night, all over Krakow.
Benim için, graffiti girişimciliğe giden yol oldu.For me, it was a gateway to entrepreneurship.
Graffiti yapıyordum - çok eğlenceli şeyler...I used to do graffiti - super fun stuff...
Beni en çok esinlendiren/etkileyen sinema, çizgi romanlar ve graffitidir.A lot of my main influences come from cinema, comic books and graffiti.
Bir yarı-netice, Graffiti Köprüsü, 1990 yılında piyasaya çıktı, Prens tek başına yönetti.A semi-sequel, Graffiti Bridge, was released in 1990, directed by Prince himself.
Aynı görüntünün bir kısmı Prens albümü Graffiti Bridge'in kapağı için zaten kullanılmıştı.Part of the same image had already been used for the cover of the Prince album Graffiti Bridge.
İlk aldığı albüm Led Zeppelin'in Physical Graffiti'si oldu.Hierbei nahm sich die Band das Album Physical Graffiti von Led Zeppelin zum Vorbild.
TAKI 183 Amerikalı graffiti sanatçısı.Taki 183, un artiste de rue américain.
2 yıl boyuncu graffiti ile uğraştı.Il vit avec les Flagler pendant deux ans.
Graffiti farklı bir yaklaşım benimsedi.Graffiti utiliza un enfoque diferente.
İlk aldığı albüm Led Zeppelin'in Physical Graffiti'si oldu.Interactúa con la portada de ‘Physical Graffiti’ de Led Zeppelin.
Üçüncü albümü Graffiti, 2009'un sonlarına doğru piyasaya sürüldü.La salida del tercer libro de la serie de fue a final de 2009.
TAKI 183 Amerikalı graffiti sanatçısı.TAKI 183, uno dei creatori dei graffiti newyorkesi.
The Crests'ın orijinal kaydı 1973 yılında yayımlanan American Graffiti filminde yer aldı.La registrazione originale dei Crests compare nel film American Graffiti del 1973.
Duvarlara antisemit ve anti-İsrail graffitiler yazan çete Yahudilerin ülkeden kovulmasını istedi.Они изрисовали стены антисемитскими и антиизраильскими надписями, призывавшими изгнать евреев из страны.
Resimlerin üçte ikisi erozyon, graffiti ve vandalizm sebebiyle zarar gördü.على مدى السنين، تأثرت ثلثي اللوحات المرسومة بسبب عوامل التعرية، والتخريب، والرسم على الجدران.
İlk aldığı albüm Led Zeppelin'in Physical Graffiti'si oldu.O álbum Physical Graffiti, da banda Led Zeppelin, foi o primeiro disco que ele possuiu.
Birçok usta Palm kullanıcısı yeni Graffiti'den memnun değildi.Verscheidene fans waren niet tevreden met de nieuwe lineup van Wolfmother.
Çetenin graffitileri Berlin çapında çoğu yerlere dağıtılmıştır.De Fernsehturm is vanuit de meeste punten in Berlijn te zien.
The Crests'ın orijinal kaydı 1973 yılında yayımlanan American Graffiti filminde yer aldı.Zijn eerste grote rol was in de film American Graffiti in 1973.
İlk aldığı albüm Led Zeppelin'in Physical Graffiti'si oldu.Primul album pe care l-a avut a fost Physical Graffiti, al celor de la Zeppelin.
Çetenin graffitileri Kreuzberg'de işaret olarak kullanılmıştır.A csoportmérkőzéseket Kreuzlingen-ben rendezték.
TAKI 183 Amerikalı graffiti sanatçısı.TAKI 183 oli varhainen graffitintekijä New Yorkissa.
Turk 182! filminde graffiti sanatçısı TAKI 183'ün gerçek hayatından esinlenilmiştir.Το γράφιτι tag στην ταινία του 1985 Turk 182 ήταν εμπνευσμένο από τον TAKI 183.
Çetenin graffitileri Berlin çapında çoğu yerlere dağıtılmıştır.Bandens graffiti bredte sig over hele Berlin.
2 yıl boyuncu graffiti ile uğraştı.Khoảng hai tháng trước ông Thanh bị "ho nặng".
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek?Aber wir könnten eine nächtliche Graffiti-Aktion in ganz Krakau organisieren.
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek?Ale co gdybyśmy zorganizowali nocne malowanie graffiti w całym Krakowie?
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek? Bütün şehir öğrenir.De ha megszervezzük, hogy az éjjel telegraffitizzük egész Krakkót, akkor a város tudni fog rólunk.
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek? Bütün şehir öğrenir.We kunnen wel vannacht, de hele nacht door, graffiti spuiten door heel Krakow.
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek? Bütün şehir öğrenir.Αν, όμως, οργανώσουμε να γράψουμε συνθήματα τη νύχτα σε όλη την Κρακοβία; Έτσι η πόλη θα μάθει.
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek?Dar oare n-am putea organiza să facem noaptea graffiti în toată Cracovia?
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek?E se invece ci organizzassimo per passare la notte a disegnare graffiti per tutta la città di Cracovia?
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek?하지만, 밤새도록 크라코프시 전체에 스프레이로 낙서를 한다면 어떨까요?
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek?Mais si on organisait une virée graffitis tout au long de la nuit partout dans la ville de Cracovie ?
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek?Mas se nos organizássemos para pintar "graffitis" durante a noite, por toda a cidade de Cracóvia?
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek?Nhưng nếu chúng tôi tổ chức vẽ graffiti suốt đêm trên khắp thành phố Krakow?
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek?Pero ¿y si organizamos la propagación mediante graffiti durante la noche, por todo Cracovia?
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek?А що, як ми організуємо розпилювання графіті протягом усієї ночі по всьому Кракову?
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek?Но какво ще стане, ако организираме рисуване с графити през нощта в Краков?
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek?Но мы можем расписать все стены Кракова нужными граффити.
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek?אבל מה אם נתארגן ונרסס כתובות כל הלילה
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek?و لكن ماذا لو نظمنا حملة للرسم والكتابة على الجدران خلال الليل
Anca bütün gece boyunca bütün Krakow şehrine graffiti yapmayı organize etsek?広めれば 街中の人がそれに気づきます
Beni en çok esinlendiren/etkileyen sinema, çizgi romanlar ve graffitidir.저는 영화, 만화로부터 많은 영향을 받았고, 이전에 하던 그래피티로부터도 결코 무시할 수 없는 영향을 받았습니다.
Beni en çok esinlendiren/etkileyen sinema, çizgi romanlar ve graffitidir.やっていたグラフィティに 影響を受けています 大好きな映画監督は、 テリー・ギリアム
Benim için, graffiti girişimciliğe giden yol oldu.Igaz? Nekem ez a vállalkozás kapuja volt.
Benim için, graffiti girişimciliğe giden yol oldu.Для мене це був шлях до підприємництва.
Bu çocuklar masalarının üzerine ufak bir graffiti yaptılar ve sonra iki ekstra ders için kayıt yaptılar.Acești copii au făcut un mic graffiti pe mesele lor, și apoi s-au înscris la două cursuri suplimentare.
Bu çocuklar masalarının üzerine ufak bir graffiti yaptılar ve sonra iki ekstra ders için kayıt yaptılar.Anak-anak ini mencoret-coret meja mereka, dan lalu mereka mengikuti dua pelajaran tambahan.