Golf sahasıGolfbana
Golf sahasıGolfbane
Golf sahasıGolfové hřiště
Golf sahasıGolfové ihrisko
Golf sahasıGolfplatz
Golf sahasıGolfterrein
Golf sahasıIgrišče za golf
Golf sahasıPercorso da golf
Golf sahasıPole golfowe
Golf sahasıTerrain de golf
Golf sahasıΓήπεδο γκολφ
Golf sahasıПлощадка для гольфа
Golf sahasıПоле для гольфа
Golf sahasıПоле за голф
Golf sahasıמסלול גולף
Golf sahasıゴルフ場
Golf sopalarınıza sahip olmak istemezsimiz.No quieres poseer tus palos de golf.
Golf sopalarınıza sahip olmak istemezsimiz.Nu vei vrea să deții propriile cluburi de golf.
Golf sopamı satabilirim.Ik kan de Golf verkopen.
Golf sopamı satabilirim.Kto da ci tyle pieniędzy?
Golf sopamı satabilirim.Môžem predať Golf.
Golf sopamı satabilirim.Můžeme prodat Golfa.
Golf sopamı satabilirim.Posso vendere la Golf.
Golf sopamı satabilirim.Ще продам голфа.
Golf toplarını toplar ve mayonun içine atarsın, sonra işin bittiğinde yüzlerce topun olur.A labdákat a fürdőnadrágomba zsebében gyűjtöttem. Mire végzel több száz labdád lesz.
Golf toplarını toplar ve mayonun içine atarsın, sonra işin bittiğinde yüzlerce topun olur.En die golfballen gooi je dan gewoon in je zwembroek en als je klaar bent heb je er een paar honderd.
Golf toplarını toplar ve mayonun içine atarsın, sonra işin bittiğinde yüzlerce topun olur.골프공을 집으면 수영복 바지에 넣었고 다 끝나고나면 몇백 개의 골프공을 주울 수 있었습니다.
Golf toplarını toplar ve mayonun içine atarsın, sonra işin bittiğinde yüzlerce topun olur.Prinzi migile de golf şi le pui în slip şi când ai terminat ai câteva sute.
Golf toplarını toplar ve mayonun içine atarsın, sonra işin bittiğinde yüzlerce topun olur.Quando acabava, tinha umas centenas delas.
Golf toplarını toplar ve mayonun içine atarsın, sonra işin bittiğinde yüzlerce topun olur.Si prendono le palline e si mettono nei boxer e si finisce per averne circa 200.
Golf toplarını toplar ve mayonun içine atarsın, sonra işin bittiğinde yüzlerce topun olur.Takhle jsem sbíral míčky a nacpal je do plavek, až jsem jich měl pár stovek.
Golf toplarını toplar ve mayonun içine atarsın, sonra işin bittiğinde yüzlerce topun olur.Tôi lấy những quả bóng và gói chúng trong những cái quần sọc đi bơi khi xong việc tôi có 200 quả.
Golf toplarını toplar ve mayonun içine atarsın, sonra işin bittiğinde yüzlerce topun olur.Wsadzałem je sobie do kąpielówek. Pod koniec miałem ich kilkaset.
Golf toplarını toplar ve mayonun içine atarsın, sonra işin bittiğinde yüzlerce topun olur.Μάζευα τις μπάλες του γκολφ και τις πετούσα στο μαγιό μου και όταν τελείωνα είχα καμιά διακοσαριά.
Golf toplarını toplar ve mayonun içine atarsın, sonra işin bittiğinde yüzlerce topun olur.ואתם משיגים את כדורי הגולף ופשוט זורקים אותם בכיסים של בגד הים וכשאתם מסיימים יש לכם מאות כדורים
Golf toplarını toplar ve mayonun içine atarsın, sonra işin bittiğinde yüzlerce topun olur.كنت اخرجها بقدمي وارميها الى حقيبة بقربي وعندما انتهي من التجميع يكون لدي مئتين من الكرات الصغيرة
Golf toplarını toplar ve mayonun içine atarsın, sonra işin bittiğinde yüzlerce topun olur.終わる頃には200個も溜まっていました 問題はみんな古いゴルフボールは欲しがらないということです
Golf topu toplayıcısını ışın kılıcı olarak kullanırken kendini filme çekmişti.골프공 회수 막대를 광선검인양 휘두르며 자기 모습을 녹화한 불쌍한 십대 소년 말이죠.
Golf topu toplayıcısını ışın kılıcı olarak kullanırken kendini filme çekmişti.le pauvre adolescent qui s'est filmé avec un ramasse-balle de golf, comme si c'était un sabre laser.
Golf topu toplayıcısını ışın kılıcı olarak kullanırken kendini filme çekmişti.המתבגר המסכן הזה שצילם את עצמו עם מקל החזרה לכדורי גולף, כאילו זו חרב ג'דיי.
Golf topu toplayıcısını ışın kılıcı olarak kullanırken kendini filme çekmişti.المراهق الفقير الذي صوّر نفسه مع مكتشف كرة الغولف ممثلاً كأنها ضوء عابر.
Golf topu toplayıcısını ışın kılıcı olarak kullanırken kendini filme çekmişti.振り回しているビデオです このビデオは本人の了承なしに 本人が知ることもなく
Golf ve flüt tartışmaları, adaletin neyi gerektirdiği probleminiDas zeigt, dass im Fall von Golf,
Golf ve flüt tartışmaları, adaletin neyi gerektirdiği probleminiEsto pone de manifiesto que tanto para el golf como para las flautas, es difícil decidir
Golf ve flüt tartışmaları, adaletin neyi gerektirdiği problemini이는 골프 경기에서도
Golf ve flüt tartışmaları, adaletin neyi gerektirdiği probleminiTo pokazuje że w golfie tak jak z fletami trudno powiedzieć co jest sprawiedliwe bez uporania się z pytaniem
Golf ve flüt tartışmaları, adaletin neyi gerektirdiği probleminiזה ממחיש, שבנוגע לגולף,
Golf ve flüt tartışmaları, adaletin neyi gerektirdiği probleminiذلك يوضح أنه مع الغولف،
Golf ve flüt tartışmaları, adaletin neyi gerektirdiği probleminiフルートの場合と同様 正義が何を求めているか
Güney bunlarla çalýţýyor iţte, golf kulübünde.Чакай, чакай.
Harika olan şeylerden biri babamın tutkulu bir golfcü olmasıydı, ancak solaktı.Eines der grössten Dinge war, dass mein Vater, auch ein passionierter Golfer war, ein Linkshänder.
Harika olan şeylerden biri babamın tutkulu bir golfcü olmasıydı, ancak solaktı.Jedną z głównych kwestii było to, że mój ojciec był zapalonym golfistą, ale był leworęczny
Harika olan şeylerden biri babamın tutkulu bir golfcü olmasıydı, ancak solaktı.아버지는 대단히 열성적인 골퍼셨는데, 좌익이셨죠
Harika olan şeylerden biri babamın tutkulu bir golfcü olmasıydı, ancak solaktı.Mio padre era un accanito golfista, e questa fu una gran cosa, ma era mancino.
Harika olan şeylerden biri babamın tutkulu bir golfcü olmasıydı, ancak solaktı.Mi padre era un ávido golfista, y eso una gran cosa, pero era zurdo.
Harika olan şeylerden biri babamın tutkulu bir golfcü olmasıydı, ancak solaktı.Quelque chose de remarquable, c'est que mon père était un golfeur passionné, mais il était gaucher.
Harika olan şeylerden biri babamın tutkulu bir golfcü olmasıydı, ancak solaktı.Unul din lucrurile importante e că tatăl meu era un avid jucător de golf, dar era stângaci.
Harika olan şeylerden biri babamın tutkulu bir golfcü olmasıydı, ancak solaktı.Едно от прекрасните неща беше, че баща ми беше ненаситен играч на голф, но беше левичар.
Harika olan şeylerden biri babamın tutkulu bir golfcü olmasıydı, ancak solaktı.Замечательно, что мой отец был заядлым игроком в гольф, и при этом был левшой.
Harika olan şeylerden biri babamın tutkulu bir golfcü olmasıydı, ancak solaktı.אחד הדברים הנהדרים היה שאבי היה שחקן גולף נלהב, אבל הוא היה שמאלי.