O, tam senin gibi, iyi bir golfçü.He, just like you, is a good golfer.
Yağmura rağmen golf oynadık.We played golf in spite of the rain.
Tenis ve golf gibi sporları sevmiyorum.I don't like such sports as tennis and golf.
Tenislerdekilerle karşılaştırılabilen dört büyük golf turnuvası hangileridir.What are the four major golf tournaments comparable to the ones in tennis?
Tenis ve golf oynamaktan hoşlanırım.I like playing tennis and golf.
Herkes golf seviyor gibi görünüyor.It seems that everybody likes golf.
Yağmur yağmasına rağmen, o golf oynayacak.Even though it is raining, he will play golf.
O senin en sevdiğin golf kulübü mü?Is that your most favorite golf club?
John golf ile ilgileniyor.John is interested in golf.
Golf oynamak çok eğlenceli.Playing golf is great fun.
Ben golf oynamayı severim.I like to play golf.
Hiç golf oynadın mı?Have you ever played golf?
Bir golf oyunu oynamak istiyorum.I'd like to play a game of golf.
Golf bana göre değil.Golf isn't my cup of tea.
Golf sever misiniz?Are you fond of golf?
Golf için bir rezervasyon yapabilir miyim?Can I make a reservation for golf?
Ben hiç golf oynamadım ama sanırım deneyeceğim.I've never played golf, but I think I'll give it a shot.
Golfçü, yardımcısına biraz ilaç verdi.The golfer gave his caddy some medicine.
Buraya yakın bir golf sahası var mı?Is there a golf course near here?
Bu golf sahası üye olmayanlara açık değildir.This golf course is not open to non-members.
Golf kulübüne katıldım.We joined the country club.
Golf oynamazsın, değil mi?You don't play golf, do you?
Ne zaman golf oynamaya başladın?When did you begin playing golf?
O, seçkin bir golf kulübüdür.That's an exclusive golf club.
Yarın yağmur yağarsa golf oynamayacağım.If it should rain tomorrow, I won't play golf.
Golf oynar mısın, Takaki?Do you play golf, Takaki?
Bu öğleden sonra golf oynamaya ne dersin?How about playing golf this afternoon?
Benim hobim golf oynamaktır.My hobby is playing golf.
Oğlum profesyonel bir golfçü olmak istiyor.My son wants to be a professional golfer.
Annem çok iyi golf oynayabilir.My mother can play golf very well.
Arkadaşlarımdan hiçbiri golf oynamaz.None of my friends play golf.
Üç yıl önce golf kulübüne katıldım.I joined the golf club three years ago.
Benden çok daha fazla golf tutkunudur.He is much more of a golf enthusiast than I am.
Golfe olan ilgimi kaybettim.I've lost interest in golf.
Ben golfün büyük bir hayranıyım.I'm a big fan of golf.
Bir golf kulübüne katılacağım.I will join a golf club.
Ben onu golfte yendim.I beat him at golf.
Golf için deli oluyorum.I am crazy about golf.
Asla golf oynamadım.I've never played golf.
Yıllar önce golf oynamaya başladım.I began playing golf years ago.
Arada bir golf oynarım.I play golf every so often.
Yarın golf oynamak için bir rezervasyon yaptırmak istiyorum.I'd like to make a reservation to play golf tomorrow.
Annem kötü havadan dolayı golf oynayamadığı için kötü bir ruh hali içindeydi.Mother was in a bad mood since she could not play golf because of bad weather.
Japonya'da golfün çok popüler olduğu söylenir.It is said that golf is very popular in Japan.
Onun golf oynamada iyi olduğu doğrudur.It is true that he is good at playing golf.
Onun babası golf oynamaz.His father doesn't play golf.
O, golfte iyidir.He is good at golf.
O, bu bahar golf çalışmaya başladı.He took up golf this spring.
O, geçen pazar günü golf oynadı.He played golf last Sunday.
O bir golfçü.He is a golfer.
O golfte iyidir.He is good at golf.
O, golf klübünün bir üyesidir.He's a member of the golf club.
Golf oynamayı bilmiyor.He doesn't know how to play golf.
Golf oynuyor.He is playing golf.
O golf oynamayı çok sever.He's quite crazy about golfing.
O asla golf oynamadı.He has never played golf.
O, tatili sırasında günden güne golf oynadı.He played golf day after day during his vacation.
O, ayda iki ya da üç kez golf oynar.He plays golf two or three times a month.
O, diğerlerini ve onların örneğini takip ederek golf öğrendi.He learned golf by watching others and following their example.
O, gelecek pazar golf oynayacak.He will play golf next Sunday.