go ile cümle

go kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onu geçenlerde gördüğümde çok mutlu görünüyordu.When I saw her recently, she looked very happy.
Ben son zamanlarda onu görmedim.I have not seen her lately.
Son zamanlarda onu görmedik.We haven't seen her of late.
Son zamanlarda Bay Kimura ile ilgili bir şey görmedim.I haven't seen anything of Mr Kimura lately.
Onu en son ne zaman gördünüz?When did you see him last?
Sonuna kadar görevi taşımalısın.You must carry the task through to the end.
Mükemmel görüşler.Excellent reviews.
Onun gözünün takıldığı ilk şey camdaki bir parmak iziydi.The first thing that caught his eye was a fingerprint on the glass.
Bu yol orijinal plana göre tamamlanmalı.This road should have already been completed according to the original plan.
Lütfen bana en son kataloğunuzu gönderin.Please send me your latest catalogue.
Sadece en iyi malzemeleri kullanmak için büyük özen gösterilmiştir.Great care has been taken to use only the finest ingredients.
Karım şaşırmış görünüyordu.My wife looked surprised.
Eşim bana onu geziye götürmemi önerdi.My wife suggested to me that I take her on the trip.
Mikroplar sadece bir mikroskop yardımıyla görülebilir.Germs can only be seen with the aid of a microscope.
Onu mahkemeye götürelim.Let's take it to court.
Suçlu idam sehpasına gönderildi.The criminal was sent to the gallows.
Kayaları patlatan işçiler gördük.We saw laborers blasting rocks.
Dün Kakogawa'da Shinichi'yi gördüm.I saw Shinichi in Kakogawa yesterday.
Dün göğsümde keskin bir ağrı vardı.I had a sharp pain in my chest yesterday.
Dün, sokakta yürürken bir kaza gördüm.Yesterday, as I was walking along the street, I saw an accident.
Dün partide gözümüz seni aradı.We missed you very much at the party yesterday.
Dün Giants' ların oyununu gördünüz mü?Did you see the Giants' game yesterday?
Dün sabah birçok kuş gördüm.Yesterday morning I saw many birds.
Dün gece benim gösterimi dinledin mi?Did you hear my show last night?
Dün gece özel bir ön gösterim vardı.There was a special sneak preview last night.
Binalar dün gece fırtınadan zarar gördü.The buildings were damaged by the storm last night.
Dün gece rüya görmedim.I didn't dream last night.
Dün malı görmeden satın aldım.I bought a pig in a poke yesterday.
Dün Robert'i görmeye gittim, hani babası pilot olan.Yesterday I went to see Robert, whose father is a pilot.
Geçen yıl seni gördüğümü hatırlıyorum.I remember seeing you last year.
Dün uzun süre görmediğim eski bir arkadaşımla karşılaştım.Yesterday I met an old friend of mine whom I had not seen for a long time.
Dün gece mahallemde bir yangın gördüm.Last night saw a fire in my neighborhood.
Dün Bay Tanaka diye biri sizi görmeye geldi.A Mr. Tanaka came to see you yesterday.
Dün onun annesini gördüğümde, bir hafta önce hastaneden ayrıldığını söyledi.When I saw his mother yesterday, she said he had left the hospital a week before.
Geçen yıl Dr. King'i görmeye geldim.I came to see Dr. King last year.
Geçen temmuz ayınd bir Japon Lisesine devam ettiğimde, gördüklerimden etkilendim.When I attended a Japanese high school last July, I was impressed with what I saw.
Geçen yaz bir köprüdeki havai fişek gösterisini izleyerek eğlendik.We enjoyed watching the fireworks on a bridge last summer.
Japonya geçen yıl büyük bir politik değişim gördü.Last year saw a big political change in Japan.
Dün gece berbat bir rüya gördüm.I had a horrible dream last night.
Dün gece güzel bir rüya gördüm.I had a pleasant dream last night.
O dün gece mutlu bir rüya gördü.She dreamed a happy dream last night.
Sapparo'da yaşayan erkek kardeşime bir mektup göndereceğim.I will send a letter to my brother who lives in Sapporo.
Üç dakika gözlerini kapat.Close your eyes for three minutes.
Yanımda bir şemsiye götürmeliyim.I've got to take an umbrella with me.
Dağlar gölde yansıyor.The mountains are reflected in the lake.
Dağın üstünde bulutlar gördük.We saw clouds above the mountain.
Sen hiç dağda bir ayı gördün mü?Have you ever seen a bear in the mountain?
Bay Yamanaka, kendi yaşına göre genç görünüyor.Mr. Yamanaka looks young for his age.
Lütfen kalan beş üniteyi hemen gönderir misiniz?Would you please send the remaining five units right away?
Üzgünüm ama o gün programım dolu gibi görünüyor.Sorry, but it looks like I'm booked up on that day.
Ne yazık ki kaleyi görme şansım yoktu.Unfortunately, I didn't get the chance to see the castle.
İşinizde çok iyi olduğunuzu görüyorum.I see you're doing very well in your business.
Benim görevim donuk ve sıkıcı.My job is dull and boring.
Görevi başardın mı?Did you accomplish the task?
Gözlerini zorlamamaya dikkat et.Take care not to strain your eyes.
Piskopos terk edilen göçmenlere acıdı ve onlara yardım etti.The bishop felt pity for the immigrants who were abandoned, and gave them help.
Kütüphaneci kitapları konularına göre sınıflandırdı.The librarian classified the books according to subject.
Bu göletin yanında oynamak çocuklar için tehlikelidir.It is dangerous for children to play near this pond.
Çocuğun ne kadar hızlı büyüdüğünü görmek şaşırtıcıydı.It was surprising to see how fast the child grew up.
Lütfen çocuğun göle yakın gitmediğinden emin ol.Please see to it that the child does not go near the pond.

İlgili Sayfalar