go ile cümle
go kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Beş dakika önce onun tuvalete girdiğini gördüm.I saw him go into the toilet a few minutes ago.
Onu birkaç gün önce istasyonda gördüm.I saw him at the station a few days ago.
Roma'yı bir günde görmek neredeyse imkansız.It is next to impossible to see Rome in a day.
Kapıda bir adam göründü.A man appeared at the door.
Dün gölette bir kız boğuldu.A girl drowned in the pond yesterday.
Ocak ayında ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre % 20 yukarıdaydı.Exports in January were up 20% over the same period of last year.
Tek bir yeni boşa harcamayı göze alamam.I can't afford to waste a single yen.
Gökyüzünde bir kuş uçuyordu.A bird was flying in the sky.
19. yüzyılda göçmenlerin sayısı hızla arttı.In the 19th century, the number of immigrants swelled rapidly.
1988' den beri Tom'u görmedim.I haven't seen Tom since 1988.
1960'larda, Japon üniversite öğrencileri kendi hükümetlerine karşı gösteri düzenlediler.In the 1960's, Japanese college students demonstrated against their government.
1951'de Rahibe Teresa o zamanlar Hindistan'ın en büyük şehri olan Kalküta'ya gönderildi.In 1951, Sister Teresa was sent to Calcutta, then the largest city in India.
Japonya sporcularını 1912'den beri Olimpiyatlara gönderiyor.Japan has been sending her athletes to the Olympics since 1912.
12 ila 18 arasında değişiklik gösteren birçok erkek ve kız yarışmaya katıldı.Many boys and girls ranging from 12 to 18 entered the contest.
Gel ve saat on birde beni gör.Come and see me at eleven o'clock.
Orada on yıl önce derin bir gölet vardı.There was a deep pond there ten years ago.
O sadece on yıl sonra memleketini tekrar gördü.He saw his home-town again only after ten years.
On kadar kişi kazayı gördü.As many as ten people saw the accident.
Akşam yemeğinin saat ona kadar hazır olduğunu gör.See that dinner is ready by ten.
Ben on yaşından önce bir aslan görmemiştim.I had not seen a lion before I was ten years old.
Bin yen iş görür.A thousand yen will do.
Kültürel görecelikle ne demek istiyorsun?What do you mean by cultural relativism?
"Onun babası dün öldü." ""Ben daha önce hiç böyle bir adam görmedim.""His father died yesterday." "I have never seen such a man before."
Onu görmem gerekiyor. " Ne için? ""I have to see him." "What for?"
'Madame Butterfly' Nagasaki'de gösterimde.'Madame Butterfly' is set in Nagasaki.
"Biletinizi bana gösterir misiniz?" "Evet, tabii.""Will you show me your ticket?" "Yes, of course."
"Beni arabanla götürmenin bir sakıncası var mı?" " Hiç yok.""Would you mind giving me a lift in your car?" "Not at all."
"Ben o oyunu gördüm." "Ben de""I've seen that play." "So have I."
"Solgun görünüyorsun. Hasta mısın?" "Tam olarak değil.""You look pale. Are you sick?" "Not exactly."
"Beni eve götürebilir misin?" diye sordu."Would you mind taking me home?", she said.
"Beni eve götürür müsünüz? dedi."Would you mind taking me home?", she said.
"Seni seviyorum," diye mırıldandı ve gözlerini kapattı."I love you," she murmured and closed her eyes.
O "Ben onu beş gün önce gördüm" dedi."I saw her five days ago," he said.
Suudi Arabistan büyük elçisinin istifa ettiğini az önce gördüm.I've seen just now that the ambassador of Saudi Arabia has resigned.
O, sık sık televizyonda görünür.He often appears on TV.
Dosya bakanlığa gönderildi.The record was sent to the ministry.
İnsanlar buradan beş para etmez görünüyor.The people look like trash from here.
Gördüğüme inanamadım.I couldn't believe what I was seeing.
Biz tehlikeden kaçtık gibi görünüyor.We seem to have escaped from danger.
Suyla vaftiz etmem için beni gönderen kişinin bana söylediğinin haricinde...Except that the one who sent me to baptize with water told me...
Sizi evde görmemi ister misiniz?Would you like me to see you home?
Sadece gözlerini kapatmak zorundasın.You have only to close your eyes.
Sadece gözlerinizi kapatın yeter.You have only to close your eyes.
Partime geleceğine kesin gözüyle baktım.I took it for granted that you would come to my party.
Yangını görmek için bir kalabalık toplandı.A crowd gathered to see the fire.
Böylesine büyük bir silahlanma için paramızın olup olmadığı sorusunu göz önüne almalıyız.We must consider the question of whether we can afford such huge sums for armaments.
Erkek kardeşimin beni götürmesini isteyeceğim.I'll ask my brother to give me a ride.
Erkek kardeşim geçen hafta bana bir mektup gönderdi.My brother sent me a letter last week.
Erkek kardeşimin bir bursta gözü var bu yüzden üniversiteye gidebilir.My brother has his eye on a scholarship so he can go to college.
Ağabeyim büyük bir ticari kuruluşta görev yapıyor.My elder brother got a position in a big business.
Erkek kardeşim beni müzeye götürdü.My brother took me to the museum.
Ben sözleşmeyi bozulmuş olarak görüyorum.I regard the contract as having been broken.
Sözleşme şartlarına göre, ödemenizin vadesi 31 Mayısta idi.According to the terms of the contract, your payment was due on May 31st.
Saymada yanlış yapmamaya özen göstermelisin.You must be accurate in counting.
Hesap özetleri her üç ayda bir gönderilecektir.Statements will be mailed every quarter.
Polisler göstericileri uzaklaştırıyor.The policemen are driving the demonstrators away.
Polislerin seni görmezden geleceğine inanıyorum.I believe the police will ignore you.
Polis cüzdanıma göz attı.The policeman looked through my wallet.
Polis onu gözaltında tuttu.The police held him in custody.
Polisi gördüğünde, o kaçtı.Seeing a policeman, he ran away.