go ile cümle

go kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir Amerikalı gibi görünmüyor.He doesn't seem to be an American.
Amerikan tarihindeki ilk göçmenler İngiltere ve Hollanda'dan geldiler.The first immigrants in American history came from England and the Netherlands.
Amerika bir göçmenler ülkesidir.America is a land of immigrants.
Amerika, göçmenler ülkesidir.America is a country of immigrants.
Ben bir Amerikan müzikali gördüm.I saw an American musical.
Amerika'daki kitapçılarda gezinmeyi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to touring bookstores in the US.
Yasalar ABD'de eyaletten eyalete değişiklik göstermektedir.Laws differ from state to state in the United States.
ABD'de, genellikle alkol satın almak için kimlik göstermek zorundasınız.In the U.S., you usually have to show identification in order to buy alcohol.
O kadar uykulu hissettim ki gözlerimi zorlukla açık tutabildim.I felt so sleepy that I could hardly keep my eyes open.
Onu fazla görmem.I don't see much of him.
Çok iyi görünmüyorsun. Bugün işe gitmesen iyi olur.You don't look very well. You had better not go to work today.
Çok sıcaklamış görünmüyorsun.You don't look so hot.
Burada hoşça vakit geçirmiyorsun gibi görünüyor.It seems that you are not having a good time here.
O bir ördek gibi görünüyor.It looks like a duck.
Şu ağacın altındaki genç kadın üzgün görünüyor.The young woman under that tree looks sad.
Şu ağacın gölgesinde oturalım.Let's sit down in the shade of that tree.
O, ne giyerse giysin hoş görünüyor.She looks pretty no matter what she wears.
O, o gün görüşmeyi umduğum son kişiydi.She was the last person I expected to meet that day.
O gün görülen bir dolunaydı.It was a full moon that was seen that day.
Birbirlerine âşık gibi görünüyorlar.They seem to be in love with each other.
O göletten uzak dur lütfen.Keep away from that pond, please.
Şu bebeğin büyüleyici gözleri var.That baby has charming eyes.
O kırmızı kazak üzerinde iyi görünüyor.That red sweater looks good on you.
Rüşvet vermedikçe, o politikacı seninle görüşmez.That politician won't meet you unless you grease his palm.
O mayo sizde gerçekten iyi görünüyor.That swimsuit looks really good on you.
O onun söylediğinin doğru olduğuna inanıyor gibi görünüyordu.It seems that he believes what he said is right.
Minnettarlığımı onlara göstermek istedim.I wanted to show them my appreciation.
Onlar dün gördüğün insanlar mı?Are those the people you saw yesterday?
O, sizi görmek isteyen kadındır.That's the woman who wants to see you.
Çocuk bu yöne geliyor gibi gözüküyor.The boy seems to be coming in this direction.
Şu kızın gözleri mavi.That girl's eyes are blue.
Şu kız çok güzel gözüküyor.That girl looks very pretty.
Yıllardır o arabaya sahipmişsin gibi görünüyorsun.You seem to have had that car for years.
Lütfen şu resme bir göz atın.Please take a look at that picture.
O bana göre çok cimridir.He is very mean to me.
Delikanlı göründüğü kadar kötü değil.The boy isn't as bad as he seemed.
Çocuk sık sık getir götür işleri yapar.The boy often runs errands.
Ben, o kızın kendisine yeni bir görünüm vermek için saçını kestiğini düşünüyorum.I think that girl cut her hair to give herself a new look.
Şu göl denize benziyor.That lake looks like the sea.
O yüzü daha önce bir yerde gördüm.I have seen that face somewhere before.
Bu film yeniden görmeye değer.This movie is worth seeing again.
O film TV'de gösterilmişti.That movie was shown on TV.
O binanın üstten görünümü muhteşemdi.The view from the top of that building was magnificent.
Şu otobüs sizi hayvanat bahçesine götürecektir.That bus will take you to the zoo.
Tom'un şu kitabına bir göz atayım.Let me have a look at that book of Tom's.
O satıcı oldukça akıllı görünüyor.That salesman looks pretty smart.
O elbise pahalı bir görünüme sahip.That suit has an expensive look.
Gösteri çok ilginçti. Onu görmeliydiniz.The show was very interesting. You should have seen it.
O gömleği deneyin; ince pamuktan yapılmıştır.Try on that shirt. It's made of fine cotton.
O gömleği deneyin.Try on that shirt.
O gömlek çok kirli. Okula gitmeden önce yıkanılması gerek.That shirt is very dirty. It needs washing before you go to school.
O güzel görünümlü kızı tanıyor musunuz?Do you know that nice-looking girl?
O mezarda kimin gömülü olduğunu merak ediyorum.I wonder who's buried in that tomb.
O ev ıssız görünüyor.That house appears deserted.
Şu ikisi birbirleri için yapılmış gibi görünüyor.It seems those two are made for each other.
Size yardım etmek benim görevim.It's my duty to help you.
Seni arabamla götüreceğim.I will give you a ride in my car.
Seni evde göreceğim.I will see you home.
İşittiğime göre benimle aynı fikirde olacaksın.I gather you'll agree with me.
Bir kimono içinde iyi görünüyorsun.You look good in a kimono.

İlgili Sayfalar