go ile cümle
go kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Çok solgun görünüyorsun.You look very pale.
Sıkılmış görünüyorsun.You look bored.
Siz her zamanki kadar sağlıklı görünüyorsunuz.You look as healthy as ever.
Sen dürüst bir adam gibi görünüyorsun.You seem an honest man.
Sanırım dinlensen iyi olur; hasta görünüyorsun.I think you'd better take a rest; you look ill.
Genç görünüyor. O benden daha yaşlı olamaz.He looks young. He cannot be older than I.
Gerçekten kazayı gördün mü?Did you actually see the accident?
İlkelerine göre yaşamalısın.You should live up to your principles.
Görevini yerine getirmelisin.You must perform your duty.
Dün beni görmeye gelmeliydin.You ought to have come to see me yesterday.
Onu şimdi görmeseniz iyi olur.You had better not see her now.
Bugün mutlu görünüyorsun.You look happy today.
Bugün solgun görünüyorsun.You look pale today.
Bugün onu görmesen iyi olur.You had better not see her today.
Bugün çok çekici görünüyorsun.You look very charming today.
Hiç bir kanguru gördün mü?Have you ever seen a kangaroo?
Gökyüzünde uçmayı hiç hayal eder misin?Do you ever dream about flying through the sky?
Görev başında sigara içmesen iyi olur.You had better not smoke while on duty.
Solgun görünüyorsun.You look pale.
Solgun görünüyorsun. Derhal yatağa uzansan iyi olur.You look pale. You had better lie down in bed at once.
Yabancı ülkelerden gelen fikirlere ön yargılı gibi görünüyorsun.You seem to be prejudiced against ideas that come from foreign countries.
Görevinin başına ne zaman gidiyorsun?What time are you going on duty?
Başka bir şey düşünüyor gibi görünüyorsunuz.You seem to be thinking of something else.
Beni daha önce gördüğünü hatırlıyor musun?Do you remember seeing me before?
Hiç ufo gördünüz mü?Have you ever seen a UFO?
Artık sınavı geçtiğine göre, kendi başına araba kullanabilirsin.Now that you have passed your test, you can drive on your own.
Sanki bu seni ilgilendirmiyor gibi görünüyorsun.You look as if it were none of your business.
Sanki sana bir şey olmamış gibi görünüyorsun.You look as though nothing has happened to you.
Aptalca bir hata yapmışsın gibi görünüyor.It appears that you have made a foolish mistake.
Neden yurtdışında öğrenim görmek istiyorsunuz?Why do you want to study abroad?
Çok yorgun görünüyorsun.You look very tired.
Çok yorgun gözüküyorsun.You look very tired.
Bunu hiç görmemiş olmanızı dileyeceksiniz.You will wish you had never seen it.
Kitaba bu kadar çabuk göz atamayacaksın.You will not be able to go through the book so quickly.
Sergiyi görmeliydin.You ought to have seen the exhibition.
Hiç balık gördün mü?Did you ever see the fish?
Gömlekle zeki görünüyorsun.You look smart in the shirt.
Derhal aile doktorunla görüşmeye gitmelisin.You'd better go to see your family doctor at once.
Burada eğitim görebilirsiniz.You can study here.
Diğerleri suçlayarak her zaman hatalarını mazur görüyorsun.You always excuse your faults by blaming others.
Bu adamlarla görüşmesen iyi olur.You had better not associate with those men.
Bize söylediğinin ışığında planımızı gözden geçirmemiz gerektiğini düşünüyorum.In the light of what you told us, I think we should revise our plan.
Problemlerimiz arasında benzerlik görmüyorum.I see no analogy between your problem and mine.
Güzel gözlerin var, değil mi?You have lovely eyes, don't you?
Gözlerin nerede?Where are your eyes?
Ben senin görmezliğine hayranım.I admire your ignorance.
Saçınız gerçekten dağınık görünüyor.Your hair really does look untidy.
Senin için uygun olduğunda gel ve beni gör.Come and see me when it is convenient for you.
Senin için ne zaman uygun olursa gelebilir ve beni görebilirsin.You can come and see me whenever it's convenient for you.
Sana yaptığın işin miktarına göre ödeme yapılacak.You'll be paid according to the amount of work you do.
Seni işitebiliyorum ama seni göremiyorum.I can hear you, but I can't see you.
O, görev için uygundur.He is equal to the task.
Beni arabanızla gideceğim yere kadar götürün.Give me a lift in your car.
Beni arabanızla gittiğiniz yere kadar götürün.Give me a lift in your car.
Saatiniz çok değerli görünüyor.Your watch seems to be very valuable.
Saatin kaçı gösteriyor?What time is it by your watch?
Saatiniz kaçı gösteriyor?What time is it by your watch?
Senin fikrin benimkine benzer görünüyor.Your idea seems to be similar to mine.
Senin görüşün çok iyimser.Your view is too optimistic.
Senin planın benimkinden daha iyi görünüyor.Your plan seems better than mine.