Ana içeriğe geç
Sözlük

global ile cümle

global kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
1989'a döndüğümüzde, ben global hipermetin sistemini öneren bir bildiri yazdım.إذاً، نعود للعام 1989، كتبت مذكرة أقترح فيها النظام العالمي للنص الفائق.
1989'a döndüğümüzde, ben global hipermetin sistemini öneren bir bildiri yazdım.提唱する提案書を書きました 誰もそれに関してあまり関心を向けませんでした
ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.미국이 세계의 지배세력이었지요.
ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.les États-Unis ont dominé le monde.
ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.los Estados Unidos han sido la facción dominante de nuestro mundo.
ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Tot nu toe waren de VS het meest kenmerkend voor onze wereld.
ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.USA stanowiły na świecie element dominujący.
ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.САЩ са доминиращият фактор в нашия свят.
ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Соединенные Штаты являются ключевой фигурой в нем.
ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.ארה"ב היתה הכח הדומיננטי בעולמנו.
ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.الولايات المتحدة الأمريكية كانت السمة الغالبة على عالمنا.
ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.これからも 最も力のある国であり続けるでしょうが
Ama bunun için büyük, global düşünmemiz gerekiyor.Aber wir müssen im großen Maßstab denken. Wir müssen global denken.
Ama bunun için büyük, global düşünmemiz gerekiyor.Ale musimy myśleć w szerokiej perspektywie. Musimy myśleć globalnie.
Ama bunun için büyük, global düşünmemiz gerekiyor.Dar trebuie să gândim la scară mare. Trebuie să gândim global.
Ama bunun için büyük, global düşünmemiz gerekiyor.하지만 우리는 더 넓게 생각할 필요가 있습니다. 글로벌적으로 생각할 필요가 있습니다.
Ama bunun için büyük, global düşünmemiz gerekiyor.Maar we moeten grootschalig denken. Wereldwijd denken.
Ama bunun için büyük, global düşünmemiz gerekiyor.Ma dobbiamo pensare su larga scala, globalmente.
Ama bunun için büyük, global düşünmemiz gerekiyor.Mais nous devons penser à grande échelle. Nous devons penser global.
Ama bunun için büyük, global düşünmemiz gerekiyor.Mas temos de pensar em grande. Temos de pensar globalmente.
Ama bunun için büyük, global düşünmemiz gerekiyor.Namun kita harus berpikir secara luas, secara global.
Ama bunun için büyük, global düşünmemiz gerekiyor.Pero tenemos que pensar a gran escala, a nivel mundial.
Ama bunun için büyük, global düşünmemiz gerekiyor.Αλλά πρέπει να σκεφτόμαστε σε ευρεία κλίμακα. Πρέπει να σκεφτόμαστε παγκόσμια.
Ama bunun için büyük, global düşünmemiz gerekiyor.Но для этого требуется мыслить глобально.
Ama bunun için büyük, global düşünmemiz gerekiyor.Но ние трябва да мислим в широк мащаб. Трябва да мислим глобално.
Ama bunun için büyük, global düşünmemiz gerekiyor.עם הימים הבינלאומיים.
Ama bunun için büyük, global düşünmemiz gerekiyor.ولكننا نحتاج للتفكير على نطاق واسع، نحتاج للتفكير عالمياً
Ama bunun için büyük, global düşünmemiz gerekiyor.これらの資源を管理する
Ancak benim favori örneğim, SARS salgınına 2003-2004 yıllarında verilen global tepki;그러나 제가 가장 좋아하는 예는 2003, 2004년 사스(SARS)가 유행했을 당시 세계가 보여준 대응 방식인데요,
Ancak benim favori örneğim, SARS salgınına 2003-2004 yıllarında verilen global tepki;Dar exemplul meu favorit trebuie să fie răspunsul global
Ancak benim favori örneğim, SARS salgınına 2003-2004 yıllarında verilen global tepki;אך הדוגמא האהובה עליי תהייה התגובה העולמית למגפת הסארס בשנת 2003-2004 שהסתמכה על
Ancak benim favori örneğim, SARS salgınına 2003-2004 yıllarında verilen global tepki;لكن المثال المفضل لدي يبقى الاستجابة العالمية التي عرفها وباء السارس بين عامي 2003 و 2004 ،و التي اعتمدت
Ancak benim favori örneğim, SARS salgınına 2003-2004 yıllarında verilen global tepki;世界中でSARS対応が 可能になったのは このウィルスの 全遺伝子配列が世界どこからでも 手に入ったお陰でした
Artık globallikten bahsettiğiniz zaman İngilizce konuşmak zorundasınız.Acum, când vorbim global trebuie să vorbeşti engleza.
Artık globallikten bahsettiğiniz zaman İngilizce konuşmak zorundasınız.Ahora, cuando uno habla a escala mundial tiene que hablar en inglés.
Artık globallikten bahsettiğiniz zaman İngilizce konuşmak zorundasınız.A když mluvíme o globálnosti musíme mluvit o angličtině.
Artık globallikten bahsettiğiniz zaman İngilizce konuşmak zorundasınız.Als je over de wereld spreekt, moet je Engels spreken.
Artık globallikten bahsettiğiniz zaman İngilizce konuşmak zorundasınız.By mówić o sprawach globalnych, trzeba mówić po angielsku.
Artık globallikten bahsettiğiniz zaman İngilizce konuşmak zorundasınız.Nos, ha globálisan beszélsz angolul kell beszélned.
Artık globallikten bahsettiğiniz zaman İngilizce konuşmak zorundasınız.Nun, wenn Sie von global sprechen, müssen Sie Englisch sprechen.
Artık globallikten bahsettiğiniz zaman İngilizce konuşmak zorundasınız.Quando parliamo di "globale" stiamo parlando inglese.
Artık globallikten bahsettiğiniz zaman İngilizce konuşmak zorundasınız.Βέβαια, όταν μιλάμε για παγκοσμιοποίηση πρέπει να μιλάμε αγγλικά.
Artık globallikten bahsettiğiniz zaman İngilizce konuşmak zorundasınız.И, конечно, если вы говорите о глобализации, вам нужно говорить по-английски.
Artık globallikten bahsettiğiniz zaman İngilizce konuşmak zorundasınız.Като става дума за глобално, трябва да се говори английски.
Artık globallikten bahsettiğiniz zamanKhi mà bạn nói đến toàn cầu
Artık globallikten bahsettiğiniz zaman자, 세계화를 이야기할 때 우리는
Artık globallikten bahsettiğiniz zamanPor isso, todas as nossas escolas têm o inglês como língua de ensino.
Artık globallikten bahsettiğiniz zamanSekarang, saat Anda berbicara global
Artık globallikten bahsettiğiniz zamanעכשיו, כשאתם מדברים על גלובאליות
Artık globallikten bahsettiğiniz zamanالان, عندما تتكلم عن العولمة
Artık globallikten bahsettiğiniz zaman英語を話さなければなりません
Avrupa'yı, global ekonominin içine çektiniz. sizin olan ekonominin.関税や貿易の一般規定を定めることで
Avrupa'yı, global ekonominin içine çektiniz. sizin olan ekonominin.미국은 유럽을 글로벌 시장으로 끌어 들였습니다. 자국 시장이었죠.
Avrupa'yı, global ekonominin içine çektiniz. sizin olan ekonominin.גררתם את אירופה לכלכלה הגלובלית של אז, שהיתה הכלכלה שלכם,
Avrupa'yı, global ekonominin içine çektiniz. sizin olan ekonominin.قمتم بسحب أوروبا إلى الإقتصاد العالمي حينئذ، الذي كان إقتصادكم،
Ayrıca Global Voices Checkdesk'teki yayın kapsamımıza da göz atabilirsiniz.Plus d'articles sur Global Voices Checkdesk
Başarı stratejilerini daha önce konuştuğum gibi global bir transtır자신을 해방시키려는 하나의 방법이라는 것을 말씀드리고 싶습니다.
Başarı stratejilerini daha önce konuştuğum gibi global bir transtırlà do sự mê muội toàn cầu tôi vừa mô tả, chỉ là sự biện hộ.
Başarı stratejilerini daha önce konuştuğum gibi global bir transtırהוא הטרנס הגלובלי שדיברתי עליו קודם, אסטרטגית ההתמודדות.
Başarı stratejilerini daha önce konuştuğum gibi global bir transtırهي الغفوة الّتي تحدّثت عنها سابقاً، وهي طريقة للتأقلم مع ما نظنّه واقعاً محتوماً
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod