Ortak girişim Lotus Glass'a dayanıyor.Komandos pavadinimas yra duotas pagal partnerystę su Lotus Cars.
Ekran Gorilla Glass 2.0 ile korunuyor.Ekraani katab kaitsev Gorilla Glass 2.
Google Glass ses ile kontrol edilebilmektedir.Lisaks puutepadjale saab Google Glassi juhtida häälkäskudega.
Yapımcı Tom Luddy, Schrader'ı besteci Philip Glass ile tanıştırmıştır.Filmi režissöör on Stephen Daldry ja helilooja Philip Glass.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Aber ein paar Monate später hatte ich die Möglichkeit, Ira Glass, den Moderator der Sendung, zu interviewen.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Ale o několik měsíců později jsem měla možnost mluvit s Irou Glassem, který pořad moderoval.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Ale o niekoľko mesiacov neskôr, som dostala šancu spraviť rozhovor s Irom Glass, ktorý hostuje túto show.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Dar câteva luni mai târziu am avut ocazia să-i iau un interviu lui Ira Glass, gazda emisiunii.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.De pár hónappal később lehetőségem nyílt interjút készíteni a műsor házigazdájával, Ira Glass-szal.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.그러나 약 두달후에 그 프로그램을 진행하는 아이라 글래스씨를 인터뷰 할 기회가 생겼습니다.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Maar een paar maanden later kreeg ik de gelegenheid om Ira Glass, de gastheer van de show, te interviewen.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Mais quelques mois plus tard, j'ai eu en fait la chance d'interviewer Ira Glass, qui est l'hôte de l'émission.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Mas uns meses depois, entrevistei Ira Glass, que apresenta o programa.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Men er par måneder senere, fik jeg faktisk chancen til at interviewe Ira Glass, der er vært på programmet.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Mutta muutaman kuukauden jälkeen haastattelin Ira Glassia, ohjelman juontajaa.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Namun beberapa bulan kemudian Saya memiliki kesempatan untuk mewawancarai Ira Glass, pembawa acara tersebut.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Nhưng một vài tháng sau đó, tôi có dịp phỏng vấn Ira Glass, người dẫn chương trình đó.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Però due mesi dopo, ho avuto l'occasione di intervistare Ira Glass, conduttore del programma.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Pero un par de meses después tuve la oportunidad de entrevistar a Ira Glass, el presentador del programa.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Але кілька місяців по тому, Я, насправді, мала можливість взяти інтерв'ю у Іра Гласс (Ira Glass), хазяїна шоу.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Но несколько месяцев спустя, у меня появился шанс взять интервью у Ira Glass - хозяина этого шоу.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.Но няколко месеца по-късно, имах шанса да интервюирам Айра Глас, който води шоуто.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.אבל מספר חודשים לאחר מכן, הזדמנה לידי האפשרות לראיין את איירה גלאס, מארח התוכנית.
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.لكن بعد شهرين من ذلك كانت لدي فرصة لكي اجري حوار مع " إر جلاس " مضيف البرنامج
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.番組司会者のアイラ・グラスにインタビューする機会があり 彼にこの事を話すと
Bu Glass'dan bir Hangout. [ Alkışlar ] >>> Şuna bak! >> Sergey Brin:Este é um Hangout pelo Glass [Gritos e aplausos] >>>Olhem pra isso >>Sergey Brin:
Bu Glass'dan bir Hangout. [ Alkışlar ] >>> Şuna bak! >> Sergey Brin:Це відео трансляція з Google Glass. >>> Погляньте на це! >>Сергій Брін:
Bu Glass'dan bir Hangout. [ Alkışlar ] >>> Şuna bak! >> Sergey Brin:Это видеовстреча прямо с Google Glass. >>> Посмотрите на это! >> Сергей Брин:
Bu Glass'dan bir Hangout.Alles klar. Das ist ein Hangout mit dem Glass.
Bu Glass'dan bir Hangout.Baiklah. Ini adalah Hangout dari Glass. (Bersorak sorai dan bertepuk tangan)
Bu Glass'dan bir Hangout.C'est un peu un long chemin. Je m'excuse. [Rires]
Bu Glass'dan bir Hangout.Elnézést ezért. Elég vadul néz ki. Ebből a szemszögből még nem láttam ilyet.
Bu Glass'dan bir Hangout.세르게이: 자. 지금 이것이 Glass로 이용하는 Hangout입니다.
Bu Glass'dan bir Hangout.[Hurraus ja Ablodeja] >> Sergey Brin: Jep! Woo-hoo!
Bu Glass'dan bir Hangout.N-am mai văzut perspectiva asta. Şi ... - Livrare specială.
Bu Glass'dan bir Hangout.Questo è un Videoritrovo dai Glass.
Bu Glass'dan bir Hangout.Sergey Brin: Okej. Detta är en Hangout från Glass [ Applåder ]
Bu Glass'dan bir Hangout.Sergey: Oke, dit is een Hangout van Glass.
Bu Glass'dan bir Hangout.[smích] >> Sergey Brin: Dobrá, bavte se. Můžete se s nimi setkat.
Bu Glass'dan bir Hangout.To jest Spotkanie z Glass [ Okrzyki i aplauz ]
Bu Glass'dan bir Hangout.Ya están todos aquí. Subid a que os lo agradezca.
Bu Glass'dan bir Hangout.Всички право. Сега може би ние трябва--добре, всички права. По време на нагоре, момчетата.
Bu Glass'dan bir Hangout.אוקיי. זה האנג-אווט באמצעות Glass.
Bu Glass'dan bir Hangout.سيرجي برين: حسنا. هذه هي محادثة مرئية من وحدة نظارة جوجل.
Glass'ı, geliştirirken, gerçekten ellerinizi serbest bırakacak bir şey yapabilir miyiz diye düşündük.하고 있던 거 다 보셨죠. 모두 구글 글래스를 쓰고
Glass'ı, geliştirirken, gerçekten ellerinizi serbest bırakacak bir şey yapabilir miyiz diye düşündük.Toţi purtau Glass, şi aşa am realizat filmările.
Glass'ı, geliştirirken, gerçekten ellerinizi serbest bırakacak bir şey yapabilir miyiz diye düşündük.Widzieliście ludzi na filmie, wszyscy noszą okulary Glass, tak stworzyliśmy nagranie.
Glass'ı, geliştirirken, gerçekten ellerinizi serbest bırakacak bir şey yapabilir miyiz diye düşündük.קודם בסרטון הם כולם הרכיבו את הגלאס,
Glass'ı, geliştirirken, gerçekten ellerinizi serbest bırakacak bir şey yapabilir miyiz diye düşündük.في شريط الفيديو هناك. كانوا جميعاً يرتدون النظارة،
Glass'ı, geliştirirken, gerçekten ellerinizi serbest bırakacak bir şey yapabilir miyiz diye düşündük.あれは全部 グーグル・グラスをつけた人が 撮影したものです
Glass-Seagull kanun paketi o zamandan beri sistematik olarak aşındırıldı.1933년부터 실시된 법인데요, 이 법은 고의적으로 파괴되었습니다.
Glass-Seagull kanun paketi o zamandan beri sistematik olarak aşındırıldı.Systematycznie niszczono, postanowienia z 1933 roku.
Glass-Seagull kanun paketi o zamandan beri sistematik olarak aşındırıldı.החוק שנכנס לתוקף ב-1933, הלך ונשחק בשיטתיות.
Glass-Seagull kanun paketi o zamandan beri sistematik olarak aşındırıldı.والتي كنا نقوم بها منذ عام 1933 والتي كانت تدمر بشكل منهجي نظامنا المالي
Glass-Seagull kanun paketi o zamandan beri sistematik olarak aşındırıldı.當時法案就出動 而家已經有組織地被廢除
Glass-Seagull kanun paketi o zamandan beri sistematik olarak aşındırıldı.組織的に崩されてしまいました 現在 こういったものを 復元しようという雰囲気があります
Google Glass yapmaya gidiyorum.Andrei a costruire i Google Glass.
Google Glass yapmaya gidiyorum.Iau o pauză și concep Google Glass.
Google Glass yapmaya gidiyorum.Ich gehe jetzt Google Glass bauen.
Google Glass yapmaya gidiyorum.Idem vymýšľať Google Glass.