Ana içeriğe geç
Sözlük

giysilerin ile cümle

giysilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bazı giysilerini ödünç aldım.Позаимствовал твою одежду.
Bazı giysilerini ödünç aldım.השאלתי כמה מהבגדים שלך
Bazı giysilerini ödünç aldım..أستعرت بعضاً من ملابسك
Bazı giysilerini ödünç aldım.ハニを助けたって聞いたぞ
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.A dnia pewnego Herod oblekłszy się w szatę królewską i siadłszy na stolicy, uczynił rzecz do nich.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.A un jour fixé, Hérode, revêtu de ses habits royaux, et assis sur son trône, les harangua publiquement.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.A v določeni dan obleče Herod kraljevsko oblačilo in sede na prestol in jim je govoril.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Ðến kỳ , vua Hê-rốt mặc áo chầu , ngồi trên ngai , truyền phán giữa công_chúng .
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Ðến kỳ, vua Hê-rốt mặc áo chầu, ngồi trên ngai, truyền phán giữa công chúng.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Egy kitûzött napon pedig Heródes királyi ruhájába felöltözve és székibe ülve nyilvánosan szóla hozzájuk.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.En un día señalado, Herodes, vestido de sus vestiduras reales, se sentó en el tribunal y les arengaba
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.헤롯이 날을 택하여 왕복을 입고 위에 앉아 백성을 효유한대
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Men på en fastsat Dag iførte Herodes sig en Kongedragt og satte sig på Tronen og holdt en Tale til dem,
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Nel giorno fissato Erode, vestito del manto regale e seduto sul podio, tenne loro un discorso
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Niin Herodes määrättynä päivänä pukeutui kuninkaalliseen pukuun, istui istuimelleen ja piti heille puheen;
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.num dia designado, Herodes, vestido de trajes reais, sentou- se no trono e dirigia-lhes a palavra.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.På en fastsatt dag klædde da Herodes sig i kongelig skrud og satte sig på sin trone og holdt en tale til dem,
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.På utsatt dag klädde sig då Herodes i konungslig skrud och satte sig på tronen och höll ett tal till dem.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Potom na určený deň sa obliekol Heródes do kráľovského rúcha, sadol na prestol a povedal k nim reč.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.V uložený pak den Herodes, obleka se v královské roucho, a posadiv se na soudné stolici, učinil k nim řeč.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Και εν ημερα ωρισμενη ενδυθεις ο Ηρωδης βασιλικην στολην και καθησας επι του θρονου, εδημηγορει προς αυτους.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.В назначенный день Ирод, одевшись в царскую одежду, сел на возвышенном месте и говорил к ним;
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.И понеже не въздаде слава на Бога, начаса един ангел от Господа го порази, та биде изяден от червеи и умря.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.Призначеного ж дня Ірод, одігшись у царські шати і сівши на престолі, промовляв до них:
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.ויהי ביום המועד וילבש הורדוס לבוש מלכות וישב על כסא המשפט ויטף אליהם אמרתו׃
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.‎ففي يوم معين لبس هيرودس الحلّة الملوكية وجلس على كرسي الملك وجعل يخاطبهم‎.
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.希 律 在 所 定 的 日 子 、 穿 上 朝 服 、 坐 在 位 上 、 對 他 們 講 論 一 番
Belirlenen günde krallık giysilerini giyen Hirodes tahtına oturarak halka bir konuşma yaptı.希律 在 所定 的 日子 、 穿上 朝服 、 坐在 位 上 、 對他們講論 一番
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.A mnohí stlali svoje rúcha na cestu, a iní sekali letorasty so stromov a stlali na cestu.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.A wiele ich słali szaty swoje na drodze; drudzy zasię obcinali gałązki z drzew, i słali na drodze.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.E molti stendevano i propri mantelli sulla strada e altri delle fronde, che avevano tagliate dai campi
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Ja monet levittivät vaatteensa tielle, ja toiset lehviä, joita katkoivat kedoilta.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.많은 사람은 자기 겉옷과 다른이들은 밭에서 벤 나무가지를 길에 펴며
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Mnogi pa pogrnejo oblačila svoja po cesti; a drugi steljejo mladičje, ki so ga nasekali po polju.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Mnozí pak stlali roucha svá na cestě, a jiní ratolesti sekali z stromů, a metali na cestu.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Muchos tendieron sus mantos por el camino, y otros cortaban ramas de los árboles
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Muitos também estenderam pelo caminho os seus mantos, e outros, ramagens que tinham cortado nos campos.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Mulţi oameni îşi aşterneau hainele pe drum, iar alţii presărau ramuri, pe cari le tăiaseră depe cîmp.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Nhiều người trải áo mình trên đàng ; lại có kẻ rải nhánh cây chặt trong đồng_ruộng .
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Nhiều người trải áo mình trên đàng; lại có kẻ rải nhánh cây chặt trong đồng ruộng.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Och många bredde ut sina mantlar på vägen, andra åter skuro av kvistar och löv på fälten och strödde på vägen.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Og mange bredte deres Klæder på Vejen, andre Kviste, som de afskare på Markerne.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Og mange bredte sine klær på veien, andre løvkvister, som de hadde hugget på markene.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.И мнозина напостлаха дрехите си по пътя, а други_— клони, като ги сечеха от нивите.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Многие же постилали одежды свои по дороге; а другие резали ветви с дерев и постилали по дороге.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Многі ж одежу свою розстилали по дорозі, инші ж гіллє різали з дерев, і встилали дорогу.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.ורבים פרשו את בגדיהם על הדרך ואחרים כרתו ענפים מן העצים וישטחו על הדרך׃
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.وكثيرون فرشوا ثيابهم في الطريق. وآخرون قطعوا اغصانا من الشجر وفرشوها في الطريق.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.有 許 多 人 、 把 衣 服 鋪 在 路 上 、 也 有 人 把 田 間 的 樹 枝 砍 下 來 、 鋪 在 路 上
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.有 許 多 人 、 把 衣服鋪 在 路上 、 也 有 人 把 田間 的 樹枝 砍下 來 、 鋪 在 路上
Bu giysilerin ortak noktası ne peki?Remarquez la seule chose qu'ils ont tous en commun?
Bu giysilerin ortak noktası ne peki?¿Se dan cuenta de lo que tienen en común?
Bu giysilerin ortak noktası ne peki?Zauważyliście pewną wspólną cechę?
Bu giysilerin ortak noktası ne peki?Обратили внимание на одну вещь, которая их всех объединяла?
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.Aquele que os queimar lavará as suas vestes, banhara o seu corpo em água, e depois entrará no arraial.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.A ten, kto ich spálil, operie svoje rúcho a umyje svoje telo vodou a potom vojde do tábora.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.Cel ce le va arde, să-şi spele hainele şi să-şi scalde trupul în apă; după aceea, să intre iarăş în tabără.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.Daarna zal de man die ze heeft verbrand zijn kleren wassen, zich baden en teruggaan naar het kamp.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.El que los queme lavará su ropa y lavará su cuerpo con agua, y después podrá entrar en el campamento
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.És a ki elégeti ezeket, mossa meg ruháit, és a testét is mossa le vízben, és azután így menjen be a táborba.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod