Ana içeriğe geç
Sözlük

giymem ile cümle

giymem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Demek istediğim, bu konumda duruyor, bu yüzden iki inç topuk giymem gerekiyor.اي يجب ان ارتدي حذاء بكعب عال بارتفاع 2 انش دوما
Demek istediğim, bu konumda duruyor, bu yüzden iki inç topuk giymem gerekiyor.それにね・・・皆さんに見れるように、脱いでみるわ
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.A, co najważniejsze -- przepraszam, nigdy nie noszę garnituru, wiedziałem, że będę musiał to zdjąć.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Astfel, punctul - scuze, eu nu port niciodată costum, așa că am știut că va urma să dau asta jos.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Do đó, điểm mấu chốt là -xin lỗi , tôi không quen mặc comple tôi đã biết trước mình sẽ phải cởi nó ra
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Donc, la puce - désolé, je ne porte jamais de veste, donc je savais que j'allais enlever celle-là.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Dus de speerpunt -- sorry, ik draag nooit een pak, dus ik wist dat ik hem uit ging doen.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Entonces, el punto principal --perdón, no soy de llevar traje, ya sabía que me lo iba a quitar.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Jadi, intinya -- maaf, saya tidak biasa tampil resmi, jadi memang soal waktu sebelum saya tanggalkan ini.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.여기서 중요한 포인트는 - 죄송합니다, 전 수트를 잘 입는 편이 아니라서 불편해할 것이라고 알고 있었습니다만, 잠시 벗겠습니다.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Portanto — desculpem, eu nunca uso fato, já sabia que tinha de o tirar.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Quindi, il punto centrale - scusate, non porto mai la giacca, quindi sapevo che avrei finito per togliermela.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Takže pointa je tá - prepáčte, nikdy nenosím sako, že som vedel, že ho pravdepodobne vyzlečiem.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Η ουσία είναι λοιπόν - συγνώμη, ποτέ δεν φοράω κοστούμι, και ήξερα ότι θα το έβγαζα.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Така че основния извод - извинявам се, но аз никога не нося костюми така, че си знаех, че ще го сваля
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.Таким образом, главное - ... пардон, я никогда не ношу костюм, я так и знал, что сниму.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.אז גולת הכותרת... מצטער אני לא לובש בחליפות אני ידעתי שאני אוריד אותה.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.فالنقطة هي -- ٱسف، أنا لا أرتدي بدلة، فعلمت أنني سوف أقوم بخلع هذا.
Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum.途中で脱いでしまうのはわかってたんですが では 急いで進めます
Hiçbir şeyden hüküm giymemiştim.Ich war nicht verurteilt worden.
Hiçbir şeyden hüküm giymemiştim.Ik was nergens van beschuldigd.
Hiçbir şeyden hüküm giymemiştim.Je n'avais jamais été inculpé de rien.
Hiçbir şeyden hüküm giymemiştim.Não fizera nada de errado.
Hiçbir şeyden hüküm giymemiştim.Nem vádoltak semmivel.
Hiçbir şeyden hüküm giymemiştim.Non ero accusato di nulla.
Hiçbir şeyden hüküm giymemiştim.No se me acusaba de nada.
Hiçbir şeyden hüküm giymemiştim.Nu eram acuzat de nimic.
Hiçbir şeyden hüküm giymemiştim.Tôi không phải chịu tội.
Hiçbir şeyden hüküm giymemiştim. Yanlış hiçbirşey yapmamıştım.전 기소되지도 았았고 아무것도 잘못하지 않았습니다.
Hiçbir şeyden hüküm giymemiştim. Yanlış hiçbirşey yapmamıştım.Nie oskarżyli mnie o nic, nie zrobiłem nic złego.
Hiçbir şeyden hüküm giymemiştim. Yanlış hiçbirşey yapmamıştım.לא האשימו אותי בדבר. לא עשיתי שום דבר רע.
Hiçbir şeyden hüküm giymemiştim. Yanlış hiçbirşey yapmamıştım.لم توجه لي أي تهمة، لم أفعل أي شيء خاطئ
Hiçbir şeyden hüküm giymemiştim. Yanlış hiçbirşey yapmamıştım.ただ 私にはそれを疑問に思う 家族がいなかった
Hiçbir şeyden hüküm giymemiştim.Δεν είχα κατηγορηθεί για κάτι.
Hiçbir şeyden hüküm giymemiştim.Меня ни в чём не обвинили.
Hiçbir şeyden hüküm giymemiştim.Не бях осъден за нищо.
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Ale keď vošiel kráľ podívať sa na hodovníkov, videl tam človeka neodiateho svadobným rúchom,
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.A wszedłszy król, aby oglądał goście, obaczył tam człowieka nie odzianego szatą weselną;
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Da nu Kongen gik ind for at se Gæsterne, så han der et Menneske, som ikke var iført Bryllupsklædning.
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Il re entrò per vedere i commensali e, scorto un tale che non indossava l'abito nuziale
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Împăratul a intrat să-şi vadă oaspeţii; şi a zărit acolo pe un om, care nu era îmbrăcat în haina de nuntă.
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.임금이 손을 보러 들어올쌔 거기서 예복을 입지 않은 한 사람을 보고
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Ko pa pride kralj, da pogleda goste, ugleda tu človeka, ki ni bil oblečen v svatovsko oblačilo,
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Mas, quando o rei entrou para ver os convivas, viu ali um homem que não trajava veste nupcial;
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Men när konungen nu kom in för att se på gästerna, fick han där se en man som icke var klädd i bröllopskläder.
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Mutta kun kuningas meni katsomaan pöytävieraita, näki hän siellä miehen, joka ei ollut puettu häävaatteisiin.
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Pero cuando entró el rey para ver a los convidados y vio allí a un hombre que no llevaba ropa de bodas
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Tedy všed král, aby pohleděl na hodovníky, uzřel tam člověka neoděného rouchem svadebním.
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Vua vào xem khách dự tiệc , chợt thấy một người không mặc áo lễ ,
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Vua vào xem khách dự tiệc, chợt thấy một người không mặc áo lễ,
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Εισελθων δε ο βασιλευς δια να θεωρηση τους ανακεκλιμενους, ειδεν εκει ανθρωπον μη ενδεδυμενον ενδυμα γαμου,
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.А царят, като влезе да прегледа гостите, видя там един човек, който не бе облечен в сватбарска дреха.
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Цар же, ввійшовши подивитись на гостї, побачив там чоловіка, не одягненого у весїлню одежу;
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.Царь, войдя посмотреть возлежащих, увидел там человека, одетого не в брачную одежду,
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.ויהי כבוא המלך לראות את המסבים וירא בהם איש ולא היה לבוש בגדי חתנה׃
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.فلما دخل الملك لينظر المتكئين رأى هناك انسانا لم يكن لابسا لباس العرس.
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.王 進 來 觀 看 賓 客 、 見 那 裡 有 一 個 沒 有 穿 禮 服 的
‹‹Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.王進來觀 看 賓客 、 見那裡 有 一 個沒 有 穿 禮服 的
Niye benim de onları giymem gerektiğini söylemiyorsun?¿Porqué no me das también a mi la ropa vieja?
Niye benim de onları giymem gerektiğini söylemiyorsun?Proszę powiedz, co powinnam zrobić, żeby cię zadowolić.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod