Beş yıldan daha fazla bir süredir bu paltoyu giyiyorum.I have been wearing this overcoat for more than five years.
Üşüdüğümden dolayı bir kazak giyiyorum.I'm wearing a sweater because I'm cold.
Bu kot ceketi 15 yıldır giyiyorum.I've been wearing this denim jacket for 15 years now.
Ben tasarımcı kıyafetleri kendim giyiyorum.I wear designer clothes myself.
Elbiselerimin altına mayomu giyiyorum.I'm wearing my swimsuit under my clothes.
Turuncu tişört giyiyorum.I'm wearing an orange T-shirt.
Çiçekli bir elbise giyiyorum.I wear a floral dress.
Turuncu bir tişört ve yeşil pantolon giyiyorum.I am wearing an orange t-shirt and green pants.
Ben Tom'un eski pijamasını giyiyorum.I'm wearing Tom's old pajamas.
Ben geniş cepli bir ceket giyiyorum.I'm wearing a jacket with capacious pockets.
Senin penisinden daha büyük topuklar giyiyorum.I wear heels bigger than your dick.
Kadının soracak iki önemli sorusu var: Ne giyiyorum ve ne yemek yapıyorum?The woman has two important questions to ask: What am I wearing? and what am I cooking?
Genel eğlence için bugün bir mini etek giyiyorum.For general amusement, I'm wearing a mini-skirt today.
Sıcak tutan bir çift çorap giyiyorum.I'm wearing a warm pair of socks.
Bugün yeni bir çift ayakkabı giyiyorum, bu yüzden çok fazla yürümek istemiyorum.I'm wearing a new pair of shoes today, so I don't want to walk too far.
Yeni ayakkabılar giyiyorum, bu yüzden bugün fazla uzağa yürümek istemiyorum.I'm wearing new shoes, so I don't want to walk too far today.
Üç gün önce satın aldığım ceketi giyiyorum.I'm wearing the jacket I bought three days ago.
Tom'un bana verdiği mavi kazağı giyiyorum.I'm wearing the blue sweater Tom gave me.
Bir bornozum var, ama nadiren giyiyorum.I have a bathrobe, but I seldom wear it.
Yeni bir ceket giyiyorum.I'm wearing a new coat.
Çizme giyiyorum.I'm putting boots on.
Ben çizme giyiyorum.I'm putting on boots.
Ayakkabılarımı giyiyorum.I'm wearing my shoes.
Çorap giyiyorum.I wear socks.
Sadece birileri bana para ödediğinde giyiyorum." sözleriyle anlattı."I will wear a dress if it's necessary", he told them.
Fes hakkında "Artık bir fes giyiyorum.An example might be 'Why are you wearing a coat?
Neden bu ˛eyleri giyiyorum?Why do you think I'm wearing them, mate?
Ben şu anda bu kefenin ikinci prototipini giyiyorum.I'm wearing the second prototype of this burial suit.
Ne giyiyorum?What do I wear?
Hala Caroline'ın verdiği sırmalı ipek yeleği giyiyorum.I am still wearing the white brocade doublet Caroline gave me.
Genelde dantelli olanlardan giyiyorum.I usually wear ones that have a lot of lace.
Bir şapka ve bir kaşkol giyiyorum.I'm wearing a hat. I'm wearing a scarf.
Hala her havada terlik giyiyorum.I still wear sandals in any weather.
Genellikle sadece tek renkli kıyafetler giyiyorum.I usually only wear single colored clothes.
Fes hakkında "Artık bir fes giyiyorum.La produzione: "Ho bisogno di un vestito nuovo..."
Temiz elbiseleri giyiyorum.Я надеваю чистую одежду.
Ceketimi giyiyorum. BekleЯ надеваю куртку. Подожди!
Baret giyiyorum.Я надеваю каску.
Ben 20 yıldır bu formayı giyiyorum.Эту кличку он носит уже двадцать лет.
Fes hakkında "Artık bir fes giyiyorum.О бабушка, мне надо пойти пописать.
Ceketimi giyiyorum.Ik doe mijn jas aan.
Ben 20 yıldır bu formayı giyiyorum.Цю кличку він носить уже двадцять років.
Üşüdüğümden dolayı bir kazak giyiyorum.Port un pulover pentru că mi-e frig.
Elbiselerimin altına mayomu giyiyorum.Port costumul de baie pe sub haine.
Fes hakkında "Artık bir fes giyiyorum.Hupu: "...pukeutumaan.
Fes hakkında "Artık bir fes giyiyorum.Đạo Quang “một hoán” mới đổi một bộ quần áo".
Fes hakkında "Artık bir fes giyiyorum.ザ・衣裳合わせ「えッ 今着替えるんですか!
Ben şu anda bu kefenin ikinci prototipini giyiyorum.Acum port al doilea prototip al acestui costum de înmormântare.
Ben şu anda bu kefenin ikinci prototipini giyiyorum.A második prototípusát viselem most ennek a ruhának.
Ben şu anda bu kefenin ikinci prototipini giyiyorum.Estoy usando el segundo prototipo de este traje mortuorio.
Ben şu anda bu kefenin ikinci prototipini giyiyorum.Ich habe gerade den zweiten Prototyp dieses Beerdigungsanzuges an.
Ben şu anda bu kefenin ikinci prototipini giyiyorum.Ik draag het tweede prototype van dit begrafenispak.
Ben şu anda bu kefenin ikinci prototipini giyiyorum.Je porte le deuxième prototype de ce costume d'enterrement.
Ben şu anda bu kefenin ikinci prototipini giyiyorum.저는 버섯 수의의 두번째 프로토타입을 입고 있습니다
Ben şu anda bu kefenin ikinci prototipini giyiyorum.Mám na sebe druhý prototyp tohto pohrebného úboru.
Ben şu anda bu kefenin ikinci prototipini giyiyorum.Na sobie mam drugi prototyp kombinezonu pogrzebowego.
Ben şu anda bu kefenin ikinci prototipini giyiyorum.Ora ho indosso il secondo prototipo di questo abito.
Ben şu anda bu kefenin ikinci prototipini giyiyorum.Právě mám na sobě druhý prototyp tohoto pohřebního oděvu.
Ben şu anda bu kefenin ikinci prototipini giyiyorum.Saya sedang memakai purwarupa yang kedua dari pakaian pemakaman ini.
Ben şu anda bu kefenin ikinci prototipini giyiyorum.Tenho vestido o segundo protótipo deste fato de enterro.