Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Ένβι ο Φθονερός, ακόμα φοράς κακόγουστα ρούχα;
Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Зависть Ревностная, ты опять в этом безвкусном наряде?
Layma'nın dediği gibi "Beyaz giyiyoruz çünkü barış için çalışıyoruz"Ahogy Layma elmondta: "Fehéret viseltünk, hogy mutassuk, a békéért tüntetünk."
Layma'nın dediği gibi "Beyaz giyiyoruz çünkü barış için çalışıyoruz"Comme le dit Layma, " Nous portions le blanc pour indiquer que nous étions en faveur de la paix."
Layma'nın dediği gibi "Beyaz giyiyoruz çünkü barış için çalışıyoruz"Como dijo Layma, "Vestimos de blanco diciendo que estábamos en busca de la paz."
Layma'nın dediği gibi "Beyaz giyiyoruz çünkü barış için çalışıyoruz"Cum spunea Layma, "Am purtat alb simbolizând că manifestam pentru pace."
Layma'nın dediği gibi "Beyaz giyiyoruz çünkü barış için çalışıyoruz"Jak to Layma powiedziała, "Ubrałyśmy się na biało, żeby oświadczyć, że jesteśmy tutaj w imieniu pokoju."
Layma'nın dediği gibi "Beyaz giyiyoruz çünkü barış için çalışıyoruz"라이마가 말했듯이요 "우리는 우리가 평화를 위해 나왔다는 것을 말하기 위해 흰색을 입었어요"
Layma'nın dediği gibi "Beyaz giyiyoruz çünkü barış için çalışıyoruz"Layma disse, "Indossavamo il bianco e dicevamo di essere per la pace."
Layma'nın dediği gibi "Beyaz giyiyoruz çünkü barış için çalışıyoruz"Wie Layma sagte, "Wir trugen weiß um zu sagen, dass wir auf Frieden aus sind."
Layma'nın dediği gibi "Beyaz giyiyoruz çünkü barış için çalışıyoruz"Zoals Layma zei: "We droegen het wit als symbool voor de vrede."
Layma'nın dediği gibi "Beyaz giyiyoruz çünkü barış için çalışıyoruz"Όπως είπε η Λάυμα, "Φορέσαμε λευκά λέγοντας ότι ζητούσαμε ειρήνη."
Layma'nın dediği gibi "Beyaz giyiyoruz çünkü barış için çalışıyoruz"И както каза Лейма, "Носехме бялото, за да покажем, че сме за мир."
Layma'nın dediği gibi "Beyaz giyiyoruz çünkü barış için çalışıyoruz"Как сказала Лайма, "Мы оделись в белое чтобы сказать что мы за мир".
Layma'nın dediği gibi "Beyaz giyiyoruz çünkü barış için çalışıyoruz"כפי שאמרה ליימה, "לבשנו לבן כדי לסמל שאנו פה בשביל השלום".
Layma'nın dediği gibi "Beyaz giyiyoruz çünkü barış için çalışıyoruz"كما قالت "لايما" : "إرتدينا الأبيض" "لنقول إننا خرجنا من أجل السلام."
Layma'nın dediği gibi "Beyaz giyiyoruz çünkü barış için çalışıyoruz"平和のために来ましたと言いました」 彼女達はチャールズ•テイラーの車列が
Merdivenlerden inip çıkıyorlar. Parlak renkler giyiyorlar, pembe ve mavi, Doğulu elbiseler gibi."Ze dragen heldere kleuren, roze en blauw, een soort oosterse kledij."
Merdivenlerden inip çıkıyorlar. Parlak renkler giyiyorlar, pembe ve mavi,אני רואה המון ילדים. הם עולים ויורדים במדרגות.
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Bạn có thể sẽ thắc mắc, vì sao tôi lại mặc bộ Âu Phục này?
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Devem estar a perguntar-se porque é que estou a usar estas roupas ocidentais.
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Forse vi chiederete: 'perché si veste come gli occidentali?'
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Je kan je afvragen waarom ik westerse kleding draag.
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.다들 의아하시죠? 제가 입고 있는 이 양복은 뭐냐구 말이죠.
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Mohli by ste sa čudovať prečo nosím tieto Západniarske šaty.
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Peut-être vous demandez-vous pourquoi je porte ces vêtements occidentaux?
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Pytacie, czemu noszę zachodnie ubrania?
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Se podrán preguntar, ¿por qué está vistiendo estas ropas occidentales?
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Sie werden sich vielleicht wundern: "Warum trägst du diese westliche Kleidung?"
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Vă întrebați atunci de ce port aceste haine occidentale.
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Ίσως αναρωτιέστε γιατί φοράω δυτικά ρούχα.
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Вы спросите, почему же ты носишь эту западную одежду?
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Може би се чудите, защо носиш тези западни дрехи?
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.وربما تستغربون، لماذا نرتدي هذه الملابس الغربية؟
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.ヒンバはナミビアに住む
Neden bu ˛eyleri giyiyorum?Et d'après toi, pourquoi je les portes , mon gars ?
Neden bu ˛eyleri giyiyorum?내가 왜 쓰고 있는것 같나, 친구?
Neden bu ˛eyleri giyiyorum?Miksi luulet ett‰ k‰yt‰n niit‰, toveri.
Neden bu ˛eyleri giyiyorum?Myślisz że po co je noszę?
Neden bu ˛eyleri giyiyorum?Proč myslíš, že je nosím, kámo?
Neden bu ˛eyleri giyiyorum?Varfˆr tror du att jag har dom p mig, kompis?
Neden bu ˛eyleri giyiyorum?Waarom denk je dat ik ze draag, maat?
Neden bu ˛eyleri giyiyorum?Warum glaubst du, dass ich sie trage?
Neden bu ˛eyleri giyiyorum?С чего ты взял, что я ношу их, напарник?
Ne giyiyorum?Apa yang saya pakai?
Ne giyiyorum?Ce port pe mine?
Ne giyiyorum?Come mi vesto?
Ne giyiyorum?Co noszę?
Ne giyiyorum?Co si oblékám?
Ne giyiyorum?입고 있는 것은요
Ne giyiyorum?Mit viselek?
Ne giyiyorum?¿Qué me pongo?
Ne giyiyorum?Qu'est-ce que je porte?
Ne giyiyorum?Tôi mặc gì?
Ne giyiyorum?Was trage ich?
Ne giyiyorum?Wat draag ik?
Ne giyiyorum?Τι φοράω;
Ne giyiyorum?С какво се обличах?
Ne giyiyorum?Что на мне надето?
Ne giyiyorum?מה אני לובשת?