Çin'de yapılan burka adı verilen naylon kumaşlar giyiyorlar.佢哋身上套住個中國製造唧 尼龍袋, 所謂唧穆斯林傳統波卡服裝。
Çul giyiyorlar sokaklarda, Damlarda, meydanlarda herkes feryat ediyor, Gözyaşları sel gibi.czáin gyászruhába öltöznek, házfedelein és piaczain jajgat minden, [és] könyekben olvad el!
Çul giyiyorlar sokaklarda, Damlarda, meydanlarda herkes feryat ediyor, Gözyaşları sel gibi.Dans les rues, ils sont couverts de sacs; Sur les toits et dans les places, Tout gémit et fond en larmes.
Çul giyiyorlar sokaklarda, Damlarda, meydanlarda herkes feryat ediyor, Gözyaşları sel gibi.En sus calles se ciñen de cilicio; todos lamentan en sus azoteas y en sus plazas, deshechos en llanto
Çul giyiyorlar sokaklarda, Damlarda, meydanlarda herkes feryat ediyor, Gözyaşları sel gibi.In zakken gekleed lopen zij door de straten en vanuit elk huis is het geklaag van de rouwenden te horen.
Çul giyiyorlar sokaklarda, Damlarda, meydanlarda herkes feryat ediyor, Gözyaşları sel gibi.Kaduilla he kääriytyvät säkkeihin, katoilla ja toreilla kaikki valittavat, menehtyvät itkuun.
Çul giyiyorlar sokaklarda, Damlarda, meydanlarda herkes feryat ediyor, Gözyaşları sel gibi.거리에서는 굵은 베로 몸을 동였으며 지붕과 넓은 곳에서는 각기 애통하여 심히 울며
Çul giyiyorlar sokaklarda, Damlarda, meydanlarda herkes feryat ediyor, Gözyaşları sel gibi.Na ulicích jeho přepáší se žíní, na střechách jeho i na ryncích jeho každý kvíliti bude, s pláčem se vraceje.
Çul giyiyorlar sokaklarda, Damlarda, meydanlarda herkes feryat ediyor, Gözyaşları sel gibi.På dess gator bär man sorgdräkt, så ock på dess tak; på dess torg jämra sig alla och flyta i tårar.
Çul giyiyorlar sokaklarda, Damlarda, meydanlarda herkes feryat ediyor, Gözyaşları sel gibi.På dets gater binder de sekk om sig; på dets tak og på dets streder skal alle hyle og la sine tårer strømme.
Çul giyiyorlar sokaklarda, Damlarda, meydanlarda herkes feryat ediyor, Gözyaşları sel gibi.på Gader og oppe på Tage bærer de Sæk, på Torvene jamrer de alle, opløst i Gråd.
Çul giyiyorlar sokaklarda, Damlarda, meydanlarda herkes feryat ediyor, Gözyaşları sel gibi.Pe uliţe, sînt încinşi cu saci, pe acoperişuri şi în pieţe, totul geme, şi se topesc plîngînd.
Çul giyiyorlar sokaklarda, Damlarda, meydanlarda herkes feryat ediyor, Gözyaşları sel gibi.Thảy đều thắt bao gai trong các đường phố; thảy đều khóc lóc, sa nhiều nước mắt, trên nóc nhà và nơi sân chợ.
Çul giyiyorlar sokaklarda, Damlarda, meydanlarda herkes feryat ediyor, Gözyaşları sel gibi.На улицах его препоясываются вретищем; на кровлях его и площадях его все рыдает, утопает в слезах.
Çul giyiyorlar sokaklarda, Damlarda, meydanlarda herkes feryat ediyor, Gözyaşları sel gibi.בחוצתיו חגרו שק על גגותיה וברחבתיה כלה ייליל ירד בבכי׃
Çul giyiyorlar sokaklarda, Damlarda, meydanlarda herkes feryat ediyor, Gözyaşları sel gibi.في ازقتها يأتزرون بمسح. على سطوحها وفي ساحاتها يولول كل واحد منها سيّالا بالبكاء.
Çul giyiyorlar sokaklarda, Damlarda, meydanlarda herkes feryat ediyor, Gözyaşları sel gibi.他 們 在 街 市 上 都 腰 束 麻 布 、 在 房 頂 上 和 寬 闊 處 、 俱 各 哀 號 、 眼 淚 汪 汪
Çul giyiyorlar sokaklarda, Damlarda, meydanlarda herkes feryat ediyor, Gözyaşları sel gibi.他 們在 街市 上 都 腰 束 麻布 、 在 房頂 上 和 寬闊處 、 俱 各 哀號 、 眼淚 汪汪
Deriye en büyük talep Birleşmiş Milletler, Almanya ve İngiltere'den geliyor. Hemen hemen herkes giyiyor,ΡΟΥΧΑ δέρμα Η ζήτηση για δέρμα έρχεται κυρίως από τις ΗΠΑ, τη Γερμανία και το Ηνωμένο Βασίλειο.
Eşofman giymiyordu, ince çizgili bir takım elbise giyiyordu.A nenosil tepláky, mal prúžkovaný oblek.
Eşofman giymiyordu, ince çizgili bir takım elbise giyiyordu.E non portava la tuta, portava un abito gessato.
Eşofman giymiyordu, ince çizgili bir takım elbise giyiyordu.És nem mackónadrág volt rajta, hanem egy csíkos öltöny.
Eşofman giymiyordu, ince çizgili bir takım elbise giyiyordu.Hij droeg geen trainingsbroek, maar een maatpak.
Eşofman giymiyordu, ince çizgili bir takım elbise giyiyordu.Il ne portait pas de pantalon de survêtement, il portait un costume à rayures.
Eşofman giymiyordu, ince çizgili bir takım elbise giyiyordu.그리고 스웨트 바지도 안 입었구요. 그는 가는 무늬가 있는 바지를 입고 있었죠.
Eşofman giymiyordu, ince çizgili bir takım elbise giyiyordu.Nie miał na sobie dresu, ale prążkowany garnitur.
Eşofman giymiyordu, ince çizgili bir takım elbise giyiyordu.Nu purta trening, ci un costum raiat.
Eşofman giymiyordu, ince çizgili bir takım elbise giyiyordu.Tinha um fato às riscas.
Eşofman giymiyordu, ince çizgili bir takım elbise giyiyordu.Und er trug keine Trainingshosen, er trug einen Nadelstreifenanzug.
Eşofman giymiyordu, ince çizgili bir takım elbise giyiyordu.Và anh ta không mặc quần thùng thình, anh ta mặc một bộ đồ kẻ sọc.
Eşofman giymiyordu, ince çizgili bir takım elbise giyiyordu.Y no llevaba pantalones de entrenamiento, llevaba puesto un traje de raya diplomática.
Eşofman giymiyordu, ince çizgili bir takım elbise giyiyordu.Δεν φορούσε φόρμες, αλλά ένα ριγέ κοστούμι.
Eşofman giymiyordu, ince çizgili bir takım elbise giyiyordu.І він не був одягнений в спортивні штани - на ньому був костюм у тонку смужку.
Eşofman giymiyordu, ince çizgili bir takım elbise giyiyordu.На нём не было спортивных штанов, он был одет в полосатый костюм.
Eşofman giymiyordu, ince çizgili bir takım elbise giyiyordu.Не носеше панталони, носеше раиран костюм.
Eşofman giymiyordu, ince çizgili bir takım elbise giyiyordu.והוא לא לבש מכנסי טרנינג. הוא לבש חליפה מפוספסת
Eşofman giymiyordu, ince çizgili bir takım elbise giyiyordu.ولم يكن يلبس هذه السراويل الرياضية القطنية، كان يلبس حلة مقلمة.
Eşofman giymiyordu, ince çizgili bir takım elbise giyiyordu.ピンストライプの スーツ姿でした 「アプレンティス」に 登場するビジネスマンよろしく
Fakat şimdi geleneksel şifacılar ve büyücüler... ...seramoniler ve ritüeller sırasında giyiyorlar.하지만 많은 의식과 행사들을 통해 전통 의사와 장관들도 입게 되었죠.
Fakat şimdi geleneksel şifacılar ve büyücüler... ...seramoniler ve ritüeller sırasında giyiyorlar.lo fanno anche i guaritori e i sacerdoti.
Fakat şimdi geleneksel şifacılar ve büyücüler... ...seramoniler ve ritüeller sırasında giyiyorlar.אבל היום התופעה קיימת בטקסים ופולחנים שונים, אצל מרפאים וכהנים מסורתיים.
Fakat şimdi geleneksel şifacılar ve büyücüler... ...seramoniler ve ritüeller sırasında giyiyorlar.وعبر الاحتفالات والطقوس الدينية والسحرة والمشعوذين
Fakat şimdi geleneksel şifacılar ve büyücüler... ...seramoniler ve ritüeller sırasında giyiyorlar.伝統的なヒーラーや聖職者が身につけます これは皮をはがされた
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuzIdeea e că atunci când există o revoltă sau un protest şi poliţia vine spre tine, tu porţi chestia asta.
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuz폭동이나 데모가 있을때 경찰이 다가오면 이걸 입습니다
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuzL'idée est qu'en cas d'émeute ou de manifestation si la police arrive sur vous, vous portez ce costume.
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuzMet het idee dat als er een rel of demonstratie is en de politie naar je toe komt, je dit pak aanhebt.
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuzΗ ιδέα είναι ότι όταν κάνεις μια εξέγερση ή μια διαμαρτυρία και σε πλησιάζει η αστυνομία, τη φοράς.
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuzИдеята е, че когато има безредици, или протест и полицията тръгне към теб, носиш това нещо.
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuzИдея такова: вы бунтуете или протестуете, полиция подходит к вам, а на вас этот костюм.
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuzהרעיון הוא שכשיש לכם התפרעות או מחאה והמשטרה מתקרבת אליכם, אתם לובשים את זה --
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuzوالفكرة هي أنه عندما يكون لديك شغب أو احتجاجاً والشرطة تأتي نحوك، وأنت مرتدياً هذا الشيء.
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuz警察が近寄って来ると この着ぐるみを着ます 大きなハート形でスピーカーから 大きな心臓の音が鳴り響きます
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm: Plastik maskeler mi giyiyorlar?Ik keek in hun boze gezichten en vroeg me af: ...dragen ze rubberen maskers?
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm: Plastik maskeler mi giyiyorlar?Jag såg in i deras märkligt arga ansikten, och jag minns att jag undrade om de bar gummimasker?
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm: Plastik maskeler mi giyiyorlar?M-am uitat în fețele lor ciudat de supărate, și îmi amintesc întrebându-mă oare poartă măști de cauciuc?
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm: Plastik maskeler mi giyiyorlar?Néztem a különösen mérges arcukat, és emlékszem, azon tűnődtem, vajon gumi álarcot viselnek-e?
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm: Plastik maskeler mi giyiyorlar?Погледнах в техните странно сърдити лица, и си спомням, че се зачудих, дали носеха гумени маски?
Garip bir şekilde olan kızgın yüzlerine baktım kendi kendime şöyle düşündüm: Plastik maskeler mi giyiyorlar?Я смотрел на их странные злые лица и спрашивал себя: может, на них резиновые маски?
Genelde dantelli olanlardan giyiyorum.Aku sebenarnya hanya pakai sekali. itu punya banyak renda.