Ana içeriğe geç
Sözlük

giyiyor ile cümle

giyiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
"Doğrusu bu kostümleri giyiyor olmamızın tek nedeni çekingenliğimiz.志望動機は制服がかわいかったから。
Çuldan elbiseler giyiyorlardı ve üzerlerine kül serpiliyordu.衣服几经转折,绕至臀部,然后用绸带系束。
Önceden Beşiktaş formasını giyiyordu.以前穿着假发。
Yazın beyaz pantolon giyiyorlardı.הוא גורב גרביים לבנים גם במהלך השבוע.
Şu anda 8 numaralı formayı giyiyor.והוא קיבל את החולצה עם המספר 8.
Az sayıda kadın Niqab giyiyor.Много жени захвърлят бельото.
Yazın beyaz pantolon giyiyorlardı.През лятото носели малко дрехи.
Erkekler ise genellikle düğmeli, bağcıklı ya da yanları esnek çizmeler giyiyorlardı.Мъжете обикновено ходели голи или използвали набедрена превръзка.
Waters "O eski moda bir garaj mekaniği üniforması giyiyordu ve üstünde "R" harfi bulunuyordu.Waters je objasnio, "On nosi onaj staromodni mehanički kombinezon sa slovom 'R' na njemu.
Burt Reynolds aynı köstümü 22 numarayı giyiyor.Johan Holmqvist nosí reprezentačný dres číslo 30.
Yazın beyaz pantolon giyiyorlardı.Med tednom so nosili plave hlače.
Siyah deriden çizme giyiyorlardı.Obuti so v črne škornje.
Önceden Beşiktaş formasını giyiyordu.Vilkėdavo Preobraženskojės pulko uniformą.
Bluzun altında bir Lavender Menace tişörtü giyiyordum.Ant skarinio dėjo iškeptus blynus.
Hükümdarlar kırmızı renkli çizmeler giyiyorlardı.Ekipa dėvėjo žydros spalvos marškinėlius.
O koyu kahverengi ayakkabılar giyiyordu.Jis avėjo tamsiai rudus batus.
O koyu kahverengi ayakkabılar giyiyordu.Ji avėjo tamsiai rudus batus.
O kendini daha uzun göstermek için yüksek topuklu ayakkabılar giyiyor.Ji avi aukštakulnius, kad atrodytų aukštesnė.
Partide, herkes güzel elbiseler giyiyordu.Vakarėlyje visi vilkėjo gražius drabužius.
Hiromi yeni bir elbise giyiyor.Hiromi vilki naują suknelę.
Kaç numara ayakkabı giyiyorsun?Kokio dydžio batus avi?
O biçimsiz bir elbise giyiyordu.Ji vilkėjo netinkamą suknelę.
Hem Tom hem de Mary yağmurluk giyiyorlardı.Ir Tomas, ir Merė vilkėjo lietpalčius.
Neden bir kazak giyiyorsun?Kodėl dėvi megztinį?
O, eldiven giyiyordu.Jis mūvi pirštines.
O, eldiven giyiyordu.Ji mūvi pirštines.
Kaç beden giyiyorsunuz?Kokį dydį jūs nešiojate?
Bluzun altında bir Lavender Menace tişörtü giyiyordum.Auhinnaks on kanepisest riidest õmmeldud särk.
Yazın beyaz pantolon giyiyorlardı.Suvel kasutati nahktelke.
Siyah deriden çizme giyiyorlardı.Vormiga kantakse musti saapaid.
Araştırmacılar sadece girebilmek için özel elbiseler giyiyorlardı.Badacze, by się tam dostać, musieli nosić kombinezony.
Araştırmacılar sadece girebilmek için özel elbiseler giyiyorlardı.Các nhà nghiên cứu phải mang bảo hộ cẩn thận khi thám hiểm nó.
Araştırmacılar sadece girebilmek için özel elbiseler giyiyorlardı.De onderzoekers moesten volledig ingepakt naar binnen.
Araştırmacılar sadece girebilmek için özel elbiseler giyiyorlardı.Die Forscher mussten Schutzkleidung tragen, nur um sie zu betreten.
Araştırmacılar sadece girebilmek için özel elbiseler giyiyorlardı.I ricercatori dovevano proteggersi in modo adeguato per entrarvi.
Araştırmacılar sadece girebilmek için özel elbiseler giyiyorlardı.그 동굴은 황화수소로 꽉 차서 조사단들은
Araştırmacılar sadece girebilmek için özel elbiseler giyiyorlardı.Les chercheurs devaient mettre des combinaisons avant d'y entrer.
Araştırmacılar sadece girebilmek için özel elbiseler giyiyorlardı.Los investigadores usaron trajes especiales para ingresar.
Araştırmacılar sadece girebilmek için özel elbiseler giyiyorlardı.Oamenii de știință trebuiau să se echipeze doar ca să intre înăuntru.
Araştırmacılar sadece girebilmek için özel elbiseler giyiyorlardı.Изследователите трябвало да се екипират до зъби, само за да влязат вътре.
Araştırmacılar sadece girebilmek için özel elbiseler giyiyorlardı.Исследователям пришлось одевать специальные костюмы, чтобы туда войти.
Araştırmacılar sadece girebilmek için özel elbiseler giyiyorlardı.החוקרים נאלצו ללבוש חליפות מגן כדי להיכנס לתוכה.
Araştırmacılar sadece girebilmek için özel elbiseler giyiyorlardı.لقد اضطر الباحثون لأن يغطوا أنفسهم كلية فقط ليدخلوه.
Araştırmacılar sadece girebilmek için özel elbiseler giyiyorlardı.有毒ガスである硫化水素が
Ben bir Himba'yım. Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.לנוף הקשה והמנוכר הזה.
Benim pantolonumu giyiyorsun.Rajtad van a nadrágom.
Ben onları bir süre önce giyiyordum.Aku hanya menggunakannya sekali dan sebentar saja.
Ben onları bir süre önce giyiyordum.Chỉ thỉnh thoảng mình mới mặc.
Ben onları bir süre önce giyiyordum.Ich ziehe es nur ab und zu an.
Ben onları bir süre önce giyiyordum.Ii port doar din cand in cand.
Ben onları bir süre önce giyiyordum.Ik draag ze alleen af en toe.
Ben onları bir süre önce giyiyordum.Jag använder dom bara någn gång ibland.
Ben onları bir süre önce giyiyordum.Je les porte seulement de temps en temps.
Ben onları bir süre önce giyiyordum.Le indosso soltanto una volta ogni tanto.
Ben onları bir süre önce giyiyordum.Nosím ich len raz za čas.
Ben onları bir süre önce giyiyordum.Nosze je tylko raz na jakiś czas
Ben onları bir süre önce giyiyordum.Τα φοράω μόνο μία στο τόσο.
Ben onları bir süre önce giyiyordum.Я их редко ношу.
Ben onları bir süre önce giyiyordum.أني اقوم بارتداءهم من حين إلى اخر
Ben onları bir süre önce giyiyordum.いつもはレ-スが付いたのはいてるのよ
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod