giyinme ile cümle
giyinme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Giyinme süreci onlara iki şey öğretti.كانت عملية تضميد احد والتي علمتهم شيئا على حد سواء.
Giyinme süreci onlara iki şey öğretti.マーサは、"アップケリを"彼女の小さな兄弟姉妹を持っていたが、彼女は子供を見たことがなかった
Ha Ni üşümedin mi?Biraz daha kalın giyinmeliydin.Ha Ni, apa kamu kedinginan? Harusnya pakai baju yang lebih hangat
Ha Ni üşümedin mi?Biraz daha kalın giyinmeliydin.Ha Ni, cậu không lạnh sao? Lẽ ra cậu nên mặc ấm vào.
Ha Ni üşümedin mi?Biraz daha kalın giyinmeliydin.Ha Ni, fryser du? Du borde ha klätt dig varmare.
Ha Ni üşümedin mi?Biraz daha kalın giyinmeliydin.Ha Ni, heb je het niet koud? Je had je warmer moet aankleden.
Ha Ni üşümedin mi?Biraz daha kalın giyinmeliydin.Ha Ni ist dir nicht kalt? Du hättest dich wärmer anziehen sollen.
Ha Ni üşümedin mi?Biraz daha kalın giyinmeliydin.Ha Ni, nie jest ci zimno? Powinnaś ubrać się cieplej.
Ha Ni üşümedin mi?Biraz daha kalın giyinmeliydin.Ha Ni, non hai freddo? Ti saresti dovuta vestire di più.
Ha Ni üşümedin mi?Biraz daha kalın giyinmeliydin.Ha Ni, nu ti-e frig? Trebuia sa imbraci ceva mai calduros.
Ha Ni üşümedin mi?Biraz daha kalın giyinmeliydin.Ha Ni, te ne zebe? Morala bi se bolj obleči.
Ha Ni üşümedin mi?Biraz daha kalın giyinmeliydin.Ha Ni, tu n'as pas froid ? Tu aurais dû t'habiller plus chaudement.
Ha Ni üşümedin mi?Biraz daha kalın giyinmeliydin.Χα Νι, μήπως κρυώνεις; Έπρεπε να ντυθείς με πιο ζεστά ρούχα.
Ha Ni üşümedin mi?Biraz daha kalın giyinmeliydin.Ха Ни, ты не замерзла? Тебе следовало одеться теплее.
Ha Ni üşümedin mi?Biraz daha kalın giyinmeliydin..הא ני, לא קר לך? היית צריכה ללבוש בגדים חמים יותר
Ha Ni üşümedin mi?Biraz daha kalın giyinmeliydin.ها ني , أنتي لستي باردة ؟ أنتي ينبغي عليك ترتدي شي دافئ
Ha Ni üşümedin mi?Biraz daha kalın giyinmeliydin.ペク・スンジョ
Hayatımın büyük bir bölümünü kendim olmaya ve aynı zamanda uyumlu giyinmeye çalışarak geçirdim.Celý svůj život jsem se pokoušela být sama sebou a zároveň zapadnout.
Hayatımın büyük bir bölümünü kendim olmaya ve aynı zamanda uyumlu giyinmeye çalışarak geçirdim.Celý život som strávila tým, že som sa snažila byť sama sebou a súčasne zapadnúť medzi ostatných.
Hayatımın büyük bir bölümünü kendim olmaya ve aynı zamanda uyumlu giyinmeye çalışarak geçirdim.Életem nagy részét töltöttem azzal, hogy magam akartam lenni, és ugyanakkor beilleszkedni.
Hayatımın büyük bir bölümünü kendim olmaya ve aynı zamanda uyumlu giyinmeye çalışarak geçirdim.He pasado mucho tiempo en la vida tratando de ser yo misma y al mismo tiempo integrarme.
Hayatımın büyük bir bölümünü kendim olmaya ve aynı zamanda uyumlu giyinmeye çalışarak geçirdim.J'ai passé un grand temps de ma vie à essayer d'être moi-même et en même temps à m'adapter à l'extérieur.
Hayatımın büyük bir bölümünü kendim olmaya ve aynı zamanda uyumlu giyinmeye çalışarak geçirdim.저는 한 평생 동안, 제 본연의 모습이 되려고 하면서 동시에 맞춰지려 애써왔습니다.
Hayatımın büyük bir bölümünü kendim olmaya ve aynı zamanda uyumlu giyinmeye çalışarak geçirdim.Passei uma grande parte da minha vida a tentar ser eu própria e ao mesmo tempo a integrar-me.
Hayatımın büyük bir bölümünü kendim olmaya ve aynı zamanda uyumlu giyinmeye çalışarak geçirdim.Spędziłam całe życie na próbach bycia sobą a jednocześnie dopasowaną do innych.
Hayatımın büyük bir bölümünü kendim olmaya ve aynı zamanda uyumlu giyinmeye çalışarak geçirdim.Tôi dành phần lớn cuộc đời mình cố gắng là chính mình và đồng thời cố gắng thích nghi, hòa hợp.
Hayatımın büyük bir bölümünü kendim olmaya ve aynı zamanda uyumlu giyinmeye çalışarak geçirdim.Vietin ison osan elämästäni yrittäen olla oma itseni ja kuulua joukkoon samaan aikaan.
Hayatımın büyük bir bölümünü kendim olmaya ve aynı zamanda uyumlu giyinmeye çalışarak geçirdim.Πέρασα ένα μεγάλο μέρος της ζωής μου προσπαθώντας να είμαι ο εαυτός μου και ταυτόχρονα να ενταχθώ στο σύνολο.
Hayatımın büyük bir bölümünü kendim olmaya ve aynı zamanda uyumlu giyinmeye çalışarak geçirdim.Більшість свого життя я намагалась бути собою і водночас підлаштовуватися.
Hayatımın büyük bir bölümünü kendim olmaya ve aynı zamanda uyumlu giyinmeye çalışarak geçirdim.Я всю свою жизнь пытаюсь быть собой и в то же время быть частью общества.
Hayatımın büyük bir bölümünü kendim olmaya ve aynı zamanda uyumlu giyinmeye çalışarak geçirdim.ביליתי הרבה מחיי בנסיון להיות עצמי ובאותו זמן להשתלב.
Hayatımın büyük bir bölümünü kendim olmaya ve aynı zamanda uyumlu giyinmeye çalışarak geçirdim.لقد قضيت جُل حياتي وانا احاول ان " اكون " نفسي وفي نفس الوقت ان " اندمج " مع محيطي
Hayatımın büyük bir bölümünü kendim olmaya ve aynı zamanda uyumlu giyinmeye çalışarak geçirdim.協調性を求めようと ずいぶんな時間を費やしました ただ自分らしくありましょう
Hem giyinmen de iki saat sürer şimdi.E ci metteresti tanto a vestirti.
Hem giyinmen de iki saat sürer şimdi.Et ça te prendra trop de temps pour te préparer
Hem giyinmen de iki saat sürer şimdi.Ias demorar imenso tempo para ficares pronto.
Hem giyinmen de iki saat sürer şimdi.Και θα αργήσεις πολύ να ντυθείς.
İkim ve giyinmeClimat et habillement
İkim ve giyinmeClima y vestimenta
İkim ve giyinmeIlmasto ja pukeutuminen
İkim ve giyinmeKlimat och kläder
İkim ve giyinmeКлимат и как одеваться
İkim ve giyinmeالطقس والملبس
İkim ve giyinme气候和着装
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.A piramis alsó szintjén vannak alapvető szükségleteink -- hajlék, ruha, étel, víz, szeretkezés, satöbbi.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.En el nivel más bajo están las necesidades básicas: cobijo, ropa, comida, agua, apareamiento y demás.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.바닥에는 우리의 기초적인 필요가 있습니다-- 의식주, 물, 번식본능 등등..
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.Na camada de baixo temos as necessidades básicas — abrigo, roupa, comida, água, acasalamento etc.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.Na pierwszym poziomie mamy podstawowe potrzeby - schronienie, ubranie, jedzenie, woda, gody, itd.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.Onderaan de piramide staan de basisbehoeften -- onderdak, kleren, voedsel, water, voorplanting enzovoort.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.Pe nivelul de bază sunt nevoile primare -- adăpost, îmbrăcăminte, hrană, apă, împerechere şi aşa mai departe.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.Základnu tvoří základní potřeby: přístřeší, oděv, strava, voda, páření atd.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.Най-долу ние имаме базисни необходимости - подслон, дрехи, храна, вода, чифтосване и т.н.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.На найнижчому рівні основні потреби: дах над головою, одяг, їжа, вода, спарювання і т. д.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.На самом нижнем уровне основные потребности: кров, одежда, пища, вода, спаривание и т. д.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.במדרגה התחתונה יש לנו את הצרכים הבסיסיים -- מחסה, ביגוד, אוכל, מים, זיווג וכדומה.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.فى الطبقة السفلى لدينا الإحتياجات الأساسية -- المسكن، الملبس ، الغذاء، الماء، التزاوج وهكذا.
İlk sırada temel ihtiyaçlarımız var -- sığınma, giyinme, yiyecek, çiftleşme falan.基本的欲求です 避難所や洋服 食料 水 子孫を残すことなど 二番目は安全でその次は関係です
Kışın Finlandiya’da sıcak tutacak biçimde giyinmekte yarar vardır.En Finlandia es conveniente ponerse ropa más cálida en invierno.
Kışın Finlandiya’da sıcak tutacak biçimde giyinmekte yarar vardır.En hiver, il est recommandé de s’habiller chaudement.