Ben formamı giyerken yapamayacağımı söyledim.Ich habe gesagt, dass ich nie in meiner Uniform blau gemacht habe.
Ben formamı giyerken yapamayacağımı söyledim.Ik zei dat ik het niet kon in mijn uniform.
Ben formamı giyerken yapamayacağımı söyledim.Jag sa jag aldrig kunde göra det med uniformen på.
Ben formamı giyerken yapamayacağımı söyledim.J'ai dit que je n'ai jamais pu le faire en portant mon uniforme.
Ben formamı giyerken yapamayacağımı söyledim.Ku bilang aku tidak pernah bisa melakukannya dengan memakai seragamku.
Ben formamı giyerken yapamayacağımı söyledim.Mình nói là mình đã chưa bao giờ có thể mặc bộ đồng phục của mình.
Ben formamı giyerken yapamayacağımı söyledim.Είπα ότι δε μπόρεσα ποτέ να το κάνω φορώντας τη στολή μου.
Ben formamı giyerken yapamayacağımı söyledim.Я сказала, что никогда не могла это сделать, в школьной форме.
Ben formamı giyerken yapamayacağımı söyledim.قلت أني لم أتمكن من فعله أبداً مرتديةً الزي الرسمي
Ben formamı giyerken yapamayacağımı söyledim.あははっ・・・
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Als je 's ochtends wakker wordt, sta je op, je doet je schoenen aan, en je gaat de wijde wereld in.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Bạn biết đấy, chúng ta thức dậy vào buổi sáng, thay đồ, mang giày vào và khởi đầu một ngày mới.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Budzisz się rano ubierasz się, zakładasz buty, wychodzisz z domu.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Como saben, nos despertamos por la mañana, nos vestimos, nos calzamos, y salimos al mundo.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.우리는 아침에 일어나 옷을 입고, 신을 신고 세상으로 향합니다.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Ne trezim dimineața, ne îmbrăcăm, ne încălțăm și pornim în lume.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Poznáte to, ráno sa zobudíte, oblečiete sa, obujete sa, vyrazíte do sveta.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Sapete, ci svegliamo la mattina, ci vestiamo, ci mettiamo le scarpe, andiamo incontro al mondo.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Wissen Sie, wir stehen morgens auf, ziehen uns an, ziehen unsere Schuhe an, und ziehen raus in die Welt.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Οταν ξυπνάμε λοιπόν το πρωί, ντυνόμαστε, βάζουμε τα παπούτσια μας και βγαίνουμε από το σπίτι.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Все мы просыпаемся утром, одеваемся, обуваемся и выходим в мир.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.Всі ми зранку прокидаємось, вдягаємось, взуваємось та виходимо у світ.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.אנו קמים בבוקר, מתלבשים, נועלים נעליים, יוצאים אל העולם.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.تعلمون، نحن نستيقظ صباحاً ترتدون الملابس، و تضعون أحذيتكم، و تخرجون لتواجهون العالم.
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.我哋朝早起身,著衫著鞋 然後離開屋企
Bilirsiniz, sabah karkarız, elbiselerimizi, ayakkabılarımızı giyeriz, sonra da dünyaya açılırız.着替えて靴を履き 出かけていきます 帰宅したら 服を脱いで
Bir zamanlar... ...sadece krallar leopar kürkü giyerdi.C'era un tempo in cui solo i re indossavano pelle di leopardo, ma ora, con rituali e cerimonie,
Bir zamanlar... ...sadece krallar leopar kürkü giyerdi.한때는 왕들만이 표범의 가죽을 입는 시대도 있었습니다.
Bir zamanlar... ...sadece krallar leopar kürkü giyerdi.היו זמנים בעבר שרק מלכים לבשו את עורו של הנמר,
Bir zamanlar... ...sadece krallar leopar kürkü giyerdi.انه يقوم بهذا طيلة الوقت .. انه يسلخ جلد الفهود .. ويقدم ذلك للملوك
Bir zamanlar... ...sadece krallar leopar kürkü giyerdi.ヒョウ皮を身に着けていましたが 今では儀式などで
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.a majú svoje odsúdenie, lebo zrušily prvú vieru
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.bội lời thệ ước ban đầu mà chuốc lấy điều quở trách vào mình.
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.bội lời thệ ước ban_đầu mà chuốc lấy điều quở_trách vào mình .
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.e si attirano così un giudizio di condanna per aver trascurato la loro prima fede
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.estando bajo juicio por haber abandonado su primer compromiso
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.et se rendent coupables en ce qu`elles violent leur premier engagement.
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.Ezeknek ítélete megvan, mivelhogy az elsõ hitet megvetették.
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.in si nakopljejo sodbo, ker so se izneverile prvi veri.
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.ja ovat tuomion alaisia, koska ovat ensimmäisen uskonsa hyljänneet.
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.Jsouce již hodné odsouzení, protože první víru zrušily.
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.처음 믿음을 저버렸으므로 심판을 받느니라
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.Mając osądzenie, iż pierwszą wiarę odrzuciły;
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.Maka mereka bersalah sebab memungkiri janji yang diberikan kepadanya
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.och de äro då hemfallna åt dom, eftersom de hava brutit sin första tro.
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.og dermed har de den dom at de har brutt sin første tro.
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.og have så den Dom, at de have sveget deres første Tro.
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.şi se fac vinovate de faptul că îşi calcă credinţa dintîi.
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.tendo já a sua condenação por haverem violado a primeira fé;
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.und haben ihr Urteil, daß sie den ersten Glauben gebrochen haben.
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.εχουσαι την καταδικην, διοτι ηθετησαν την πρωτην πιστιν
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.маючи осуд, що першої віри відцурались.
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.Они подлежат осуждению, потому что отвергли прежнюю веру;
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.ודינן עליהן כי בגדו באמונתן הראשונה׃
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.ولهنّ دينونة لانهنّ رفضنّ الايمان الاول.
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.他 們 被 定 罪 、 是 因 廢 棄 了 當 初 所 許 的 願
Böylece verdikleri ilk sözü çiğneyerek hüküm giyerler.他 們 被 定罪 、 是 因 廢棄 了 當初 所 許的願
Bu küçük çocuk, bir kipah uçuş giyer ekipleri sahil boyunca temiz o suya düşebilir물에 빠질 수있다
Bu küçük çocuk, bir kipah uçuş giyer ekipleri sahil boyunca temiz o suya düşebilirזה הילד הקטן הוא לובש הטיסה כיפאח צוותי נקיים לאורך החוף הוא עלול ליפול למים
Bu küçük çocuk, bir kipah uçuş giyer ekipleri sahil boyunca temiz o suya düşebilirهذا الصبي الصغير يرتدي رحلة kipah طواقم نظيفة على طول الواجهة البحرية هو قد تسقط في الماء