İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.Dat is een politieagent in het zwart, gefilmd met een verborgen camera.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.Der hier in schwarz ist ein Polizist, der von einer versteckten Kamera gefilmt wird.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.Det där är en polis i svart precis där, filmad med en dold kamera.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.Det er en politimand med et sort slips, som bliver filmet med et skjult kamera
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.Đó là một cảnh sát mặc đồ đen ngay đây đang bị quay trộm.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.Ese es un policía vestido de negro, filmado con una cámara oculta.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.Este é um polícia vestido de preto, filmado por uma máquina oculta.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.Ez egy rendőr itt, a feketében, egy rejtett kamerával filmezve.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.Iată unul în negru, filmat cu camera ascunsă.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.저기 검은 옷을 입은 사람이 경찰이고 몰래 카메라로 녹화되고 있습니다
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.Lì ce n'è uno in divisa nera, ripreso con una telecamera nascosta.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.Policjant w czerni, był filmowany przez ukrytą kamerę.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.Tento člověk v černém je policista, je natáčen skrytou kamerou.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.Tento tu v čiernom je policajt, kameruje ho skrytá kamera.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.Voici un policier en noir, filmé par une camera cachée.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.Εδώ είναι ένας αστυνομικός με μαύρα, που τον τραβάει μια κρυμμένη κάμερα.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.Вот полицейский, одетый в черное, заснят скрытой камерой.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.Ось поліцейський у чорному. Його знімає прихована камера.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.Този полицай тук, който е облечен в черно, е заснет със скрита камера.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.זה שוטר בשחור כאן, שמצולם במצלמה נסתרת.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.هذا شرطي هنا مرتد بالأسود، تم تصويره بكاميرا مخفية.
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.最終的には 警察がBest Buy側に
İşte burada siyah giyen bir polis var, gizli bir kamera ile filme alınıyor.著住黑色制服,畀人偷拍緊
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.A nézőtér tele volt ügynökkökel, a pólójukon felirat:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Bylo to tam zaplněno fanoušky v tričkách:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Celú miestnosť sme zaplnili tričkami:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Chúng tôi đã kéo đến chật ních cả khán phòng, trên mình mang chiếc áo phông với hàng chữ
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Der Ort war voll gestopft von uns allen in T-Shirts:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Gledališče smo napolnili z agenti v majicah z napisom:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Kami memiliki tempat yang penuh dengan t-shirt bertuliskan:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk."주연: 제임스 로빈슨이 요셉!"이라고 써있는 티셔츠를 입은
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Koko paikka oli täynnä kykyjenetsijöitä t-paidoissa, joissa luki:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Miejsce zapełniliśmy "agentami" w koszulkach z napisem:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Nous avions remplis la salle de complices avec le T-shirt:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Riempimmo il posto con sostenitori in T-shirt:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Tínhamos o local cheio de admiradores com T-shirts:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Tシャツを着た友人でいっぱいにしました
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Vi hade stället packa med agenter i t-shirt:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Vi havde fyldt stedet med agenter i T-shirts:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.We hadden de zaal tjokvol met aanhangers in T-shirts:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Είχαμε γεμίσει το μέρος με ατζέντηδες που φορούσαν μπλουζάκια με το σλόγκαν:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Ми найняли натовп людей у футболках з написом
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Мы наняли специальных людей в футболках:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.Наоколо беше пълно с хора с тениски:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.מילאנו את המקום באוהדים בחולצות טי:
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.فقد ملأنا المكان بعملاء يلبسون قمصان كتب عليها
Ne giyen adam?¿"Hombre de qué"?
Ne giyen adam?L'homme en quoi ?
Ne giyen adam?Nhân gì?
Ne giyen adam?Мужчину в чём?
Ne giyen adam?Мъжа в какво?
Önce Gil Dong ve şimdi de siyah giyen adam...Gil Dong et maintenant l'homme en noir... Joseon doit lui porter chance !
Önce Gil Dong ve şimdi de siyah giyen adam...Gil Dong y ahora el "hombre de negro"...
Önce Gil Dong ve şimdi de siyah giyen adam...Hết Gil Dong rồi giờ đến hắc y nhân...
Önce Gil Dong ve şimdi de siyah giyen adam...Гил Донг и сега мъжа в черно...
Önce Gil Dong ve şimdi de siyah giyen adam...Гиль Дон... а теперь ещё мужчина в чёрном...
Pazar günleri eşofman giyen insanlardan nefret ederim. Bütün külotlarım siyah.Odio a la gente que se pone chandal los domingos.
Peki o siyah giyen adam kimdi?Mais qui était cet homme en noir ?
Peki o siyah giyen adam kimdi?Nhưng hắc y nhân đó là ai vậy?
Peki o siyah giyen adam kimdi?Pero, ¿quién era ese "hombre de negro"?