Tom iyi ayakkabılar giydi.Tom wore good shoes.
Mary annesi tarafından yapılan giysileri giydi.Mary wore clothes made by her mother.
Tom ağabeyinden kullanılmış kıyafetler giydi.Tom wore hand-me-down clothes from his older brother.
Tom'un giydiği kıyafetler annesi tarafından yapılır.The clothes Tom wears are made by his mother.
Tom'un bugün giydiği gömlek annesi tarafından yapıldı.The shirt Tom was wearing today was made by his mother.
Mary diz üstü botlarını giydi.Mary put on her knee-high boots.
Tom buz patenlerini giydi.Tom put on his ice skates.
En sevdiğim elbiseyi giydim.I wore my favorite dress.
Dün bir şapka giydim.I wore a hat yesterday.
Bunu dün giydim.I wore this yesterday.
Kapüşon giydim.I wore a hoody.
Ceketimi giydim.I put on my coat.
Eldiven giydim.I wore gloves.
Bir önlük giydim.I put on an apron.
Dün siyah pantolon ve beyaz bir tişört giydim.I wore black pants and a white T-shirt yesterday.
Yataktan çıktım ve giysilerimi giydim.I crawled out of bed and put on my clothes.
Dün beyaz bir tişört giydim.I wore a white shirt yesterday.
Tom yanlışlıkla ceketimi giydi.Tom put on my coat by mistake.
Beyaz bir gömlek giydim.I wore a white shirt.
Bugün elbette sıcak! Yanlış türde kıyafet giydim.Today sure is hot! I wore the wrong kind of clothing.
Mary pijamasını giydi.Mary put on her pajamas.
Tom bir yağmur panço giydi.Tom wore a rain poncho.
Bir suçtan hiç hüküm giydin mi?Have you ever been convicted of a crime?
Tom terliklerini giydi.Tom put his slippers on.
Adam kaçıranlar hüküm giydi ve infaz edildi.The kidnappers were convicted and executed.
Sarah bir sari giydi.Sarah wore a sari.
Tom çizmelerini giydi.Tom put on his boots.
Tom ceketini tekrar giydi.Tom put his jacket back on.
Sami polis üniformasını giydi.Sami wore his police uniform.
Sami düzenli iş elbiselerini giydi.Sami wore his regular work clothes.
O ne ayakkabı ne de çorap giydi.She wore neither shoes nor stockings.
Mary gözalıcı bir elbise giydi.Mary wore an eyecatching dress.
Tom'un ne giydiği umurumda değil.I don't care what Tom wears.
Tom yanlışlıkla başkasının paltosunu giydi.Tom put on someone else's coat by mistake.
Tom'un hiç kot pantolon giydiğini görmedim.I've never seen Tom wearing jeans.
Yanlışlıkla Tom'un gömleğini giydim.I put on Tom's shirt by mistake.
Tom'un tıpkı Mary'nin giydiği gibi bir tişörtü var.Tom has a T-shirt just like the one Mary is wearing.
Tom, Mary'nin onu hiç takım elbise giydiğini görmediğini söyledi.Tom said Mary has never seen him wearing a suit.
Tom ceketini ve eldivenlerini giydi.Tom put on his coat and gloves.
Ne giydiğin umurumda değil.I don't care what you wear.
Tom, Mary'nin neden siyah giydiğini merak etti.Tom wondered why Mary was wearing black.
Ceketimi ve şapkamı giydim.I put on my coat and hat.
Tom benim gömleğimi giydi.Tom put on my shirt.
Tom Mary'nin giydiğini söylediği gibi bol pantolon giymiyorduTom wasn't wearing baggy pants like Mary said he was.
Tom yeni takımını giydi.Tom put on his new suit.
Tom'un giydiği şey uygun değil.What Tom is wearing is inappropriate.
Tom, Mary'nin yeni bir elbise giydiğini fark etti.Tom noticed that Mary was wearing a new dress.
Tom ayakkabıları giydi ama çorapları giymedi.Tom had on shoes but no socks.
Tom ve Mary ikisi de dün giydikleri şeyleri giyiyorlar.Tom and Mary are both wearing what they wore yesterday.
Tom okula giderken Cadılar Bayramı kostümünü giydi.Tom wore his Halloween costume to school.
Tom parti için korsan kostümü giydi.Tom wore a pirate costume to the party.
Mary'nin giydiği elbiseyi beğeniyorum.I like the dress Mary is wearing.
Giydiğin elbiseyi beğeniyorum.I like the dress you're wearing.
Pazartesi günü yeni takımımı giydim.I wore my new suit on Monday.
om bir korsan kostümü giydi.Tom wore a pirate costume.
Geçen hafta giydiğim o siyah eteği bulmaya çalışıyorum.I'm trying to find that black skirt I wore last week.
Tom kalın bir fular giydi.Tom wore a thick scarf.
Tom temiz bir tişört giydi.Tom put on a clean T-shirt.
Dün gece ne giydin?What did you wear last night?
Tom hızlıca pantolonunu giydi.Tom quickly put his trousers on.