Ana içeriğe geç
Sözlük

giydi ile cümle

giydi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom siyah pantolon giydi.Tom wore black pants.
Tom koyu mavi bir takım elbise giydi.Tom wore a dark blue suit.
Mary'nin giydiği elbise beyazdı.The dress Mary was wearing was white.
Mary boynuna kırmızı bir eşarp giydi.Mary wore a red scarf around her neck.
Mary düz bir mavi elbise giydi.Mary wore a plain blue dress.
Mary pembe bir bluz giydi.Mary wore a pink blouse.
Mary dün giydiği aynı yeşil elbiseyi giyiyor.Mary has on the same green dress she was wearing yesterday.
Tom bir yelek giydi.Tom wore a vest.
Tom kazağı ters giydi.Tom had his sweater on inside out.
Tom kalkık yakalı pembe bir polo gömlek giydi.Tom wore a pink polo shirt with a popped collar.
Tom yatağın köşesine oturdu ve çoraplarını giydi.Tom sat on the edge of the bed and put on his socks.
Ayaklarına giydiğin şey güvenlik kurallarına uymuyor.What you're wearing on your feet don't meet safety guidelines.
Tom'un bir şapka giydiğini asla görmedim.I've never seen Tom wear a hat.
Mary güzel bir elbise giydi.Mary wore a beautiful dress.
Tom üzerinde gülen bir yüzü olan sarı bir tişört giydi.Tom wore a yellow T-shirt with a smiley face on it.
Tom eski bir ayakkabı giydi.Tom wore an old pair of shoes.
Mary üzerine güzel bir elbise giydi.Mary changed into a very nice dress.
Tom ne giydiği hakkında seçici.Tom is picky about what he wears.
Bu sıcak yaz gününde Mary göbeği açık tişört giydi.On this hot summer day, Mary wore a midriff-baring T-shirt.
Onun giydiğine bak!Look at what he's wearing!
Tom bana bir İskoç eteği giydirmeye çalıştı.Tom tried to get me to wear a kilt.
Kaskımı giydim.I put my helmet on.
Sincap meşe palamudu kaskını giydi.The squirrel put his acorn helmet on.
Mary çiçekli bir etek giydi.Mary wore a flowery skirt.
Mary diz boyunda çizme giydi.Mary wore knee-high boots.
Mary diz boyunda çorap giydi.Mary wore knee-high socks.
Bu Tom'un giydiğini gördüğüm ceket.That's the jacket I saw Tom wearing.
Tom iş görüşmesi için en iyi takım elbisesini giydi.Tom wore his best suit to his job interview.
Tom şapkasını tekrar giydi.Tom put his cap back on.
Tom bir çift lastik eldiven giydi.Tom pulled on a pair of rubber gloves.
Ne giydiğini bize söyleyebilir misin?Can you tell us what you're wearing?
Açıkçası, senin giydiklerini beğenmiyorum.Frankly, I don't like what you're wearing.
Giydiğini sevmiyorum.I don't like what you're wearing.
Gerçeği söylemek gerekirse, giydiğini sevmiyorum.To tell the truth, I don't like what you're wearing.
Tom benim giydiğim aynı takımı giyiyordu.Tom was wearing the same suit as I was.
Seninle ilk karşılaştığımda ne giydiğini hatırlıyor musun?Do you remember what you were wearing the first time I met you?
Seninle ilk tanıştığımda ne giydiğini hatırlıyor musun?Do you remember what you were wearing the first time I met you?
Geçen gece yanımdaki kızın ne giydiğini hatırlıyor musun?Do you remember what the girl who was with me last night was wearing?
Zaten pijamamı giydim.I'm already in my pajamas.
O hep modaya uygun elbiseler giydi.She always wore trendy clothes.
Bir şapka giydiğini hiç görmedim.I've never seen you wear a hat.
Onların şapka giydiğini hiç görmedim.I've never seen them wear hats.
Onun bir şapka giydiğini hiç görmedim.I've never seen her wear a hat.
Onlara deli gömleği giydirdik.We put them in straitjackets.
Onlar ona deli gömleği giydirdi.They put him in a straitjacket.
Dan kızı Linda'yı giydirmeyi bitirdi.Dan finished dressing his daughter, Linda.
Kraliçe çok güzel bir gümüş elbise giydi.The queen wore a very beautiful silver dress.
Dan, beyaz tenis ayakkabılarını giydi.Dan wore white tennis shoes.
Tom'un dün ne giydiğini hatırlıyor musun?Do you remember what Tom was wearing yesterday?
Tom odasına gitti, pijamasını giydi ve yatağa uzandı.Tom went to his room, changed into his pajamas, and got into bed.
Meryem çiçekli bir elbise giydi.Mary wore a flowered dress.
O, bu elbiseyi giydiği zaman beni heyecanlandırır.He turns me on when he wears those clothes.
Amerikalıların giydikleri giysilerin çoğu Amerika'nın dışında yapılmaktadır.Most of the clothes that Americans wear are made outside of America.
Avrupalıların giydikleri giysilerin çoğu Avrupa'nın dışında yapılmaktadır.Most of the clothes that Europeans wear are made outside of Europe.
Kanadalıların giydikleri giysilerin çoğu Kanada'nın dışında yapılmaktadır.Most of the clothes that Canadians wear are made outside of Canada.
Tom kötü bir şapka giydi.Tom wore a hard hat.
Tom kötü bir şapka giydi ve bize göz kırptı.Tom wore a hard hat and winked at us.
Mary kız terlikleri giydi.Mary wore bunny slippers.
Tom siyah kot giydi.Tom wore black jeans.
Tom kot pantolon ve bir kovboy şapkası giydi.Tom wore jeans and a cowboy hat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod