gittiği ile cümle
gittiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ben onu görmek için gittiğinde, Ben çok güldüm.כשהלכתי לראות את זה, אני צחקתי הרבה.
Ben onu görmek için gittiğinde, Ben çok güldüm.عندما ذهبت لرؤيتها، ضحكت كثيرا.
Ben onu görmek için gittiğinde, Ben çok güldüm.、私はその車に嫉妬した
Ben yalnızca oturdum ve o parça çalındı. Geri kalanların ne kadarının gittiğini biliyor musunuz?Conosci il resto?
Beraber kaçıp gittiği kadın ilgilensin.E a pessoa com a qual ele fugiu pode tomar conta dele.
Beraber kaçıp gittiği kadın ilgilensin.En de vrouw met wie hij wegliep kan er voor zorgen.
Beraber kaçıp gittiği kadın ilgilensin.Et la personne avec qui il s'est enfui peut s'occuper de lui.
Beraber kaçıp gittiği kadın ilgilensin.Iar persoana cu care a fugit poate avea grijă de el.
Beraber kaçıp gittiği kadın ilgilensin.Njegova ljubica naj poskrbi zanj.
Beraber kaçıp gittiği kadın ilgilensin.Se ne puō occupare la donna con cui č scappato.
Beraber kaçıp gittiği kadın ilgilensin.Y la persona con la que se fue puede ocuparse de él.
Beraber kaçıp gittiği kadın ilgilensin.Αυτή για την οποία το σκασε μπορεί να τον αναλάβει.
Beraber kaçıp gittiği kadın ilgilensin.Пусть женщина, с которой он сбежал, о нем позаботится.
Beraber kaçıp gittiği kadın ilgilensin.الشخص الذي هرب من أجله يمكنه الإعتناء به
Bilge nereye gittiğini görür, Ama akılsız karanlıkta yürür. İkisinin de aynı sonu paylaştığını gördüm.Den vise har ögon i sitt huvud, men dåren vandrar i mörker. Dock märkte jag att det går den ene som den andre.
Bilge nereye gittiğini görür, Ama akılsız karanlıkta yürür. İkisinin de aynı sonu paylaştığını gördüm.És látám, hogy hasznosb a bölcseség a bolondságnál, miképen hasznosb a világosság a setétségnél.
Bilge nereye gittiğini görür, Ama akılsız karanlıkta yürür. İkisinin de aynı sonu paylaştığını gördüm.지혜자는 눈이 밝고 우매자는 어두움에 다니거니와 이들의 당하는 일이 일반인 줄을 내가 깨닫고
Bilge nereye gittiğini görür, Ama akılsız karanlıkta yürür. İkisinin de aynı sonu paylaştığını gördüm.Modri ima oči v glavi, bedak pa hodi po temi. A hkrati sem tudi zaznal, da se jim vsem godi po isti naključbi.
Bilge nereye gittiğini görür, Ama akılsız karanlıkta yürür. İkisinin de aynı sonu paylaştığını gördüm.у мудрого глаза его – в голове его, а глупый ходит во тьме; но узнал я, что одна участь постигает их всех.
Bilge nereye gittiğini görür, Ama akılsız karanlıkta yürür. İkisinin de aynı sonu paylaştığını gördüm.החכם עיניו בראשו והכסיל בחשך הולך וידעתי גם אני שמקרה אחד יקרה את כלם׃
Bilge nereye gittiğini görür, Ama akılsız karanlıkta yürür. İkisinin de aynı sonu paylaştığını gördüm.الحكيم عيناه في راسه. اما الجاهل فيسلك في الظلام. وعرفت انا ايضا ان حادثة واحدة تحدث لكليهما.
Bilge nereye gittiğini görür, Ama akılsız karanlıkta yürür. İkisinin de aynı sonu paylaştığını gördüm.智 慧 人 的 眼 目 光 明 、 〔 光 明 原 文 作 在 他 頭 上 〕 、 愚 昧 人 在 黑 暗 裡 行 . 我 卻 看 明 有 一 件 事 、 這 兩 等 人 都 必 遇 見
Bilge nereye gittiğini görür, Ama akılsız karanlıkta yürür. İkisinin de aynı sonu paylaştığını gördüm.智慧 人 的 眼目 光明 、 〔 光明 原文 作在 他 頭上 〕 、 愚昧 人 在 黑暗 裡行 . 我 卻看明 有 一 件 事 、 這兩 等 人 都 必 遇見
Bilirsin. Dinle, oraya gittiğinde kendi başınayken, her şey olabilir.Daarboven moet je 't alleen doen.
Bilirsin. Dinle, oraya gittiğinde kendi başınayken, her şey olabilir.Này, khi đã lên đó, thì phải tự lo thân...
Bilirsin. Dinle, oraya gittiğinde kendi başınayken, her şey olabilir.Odafent már csak magadra számíthatsz.
Bilirsin. Dinle, oraya gittiğinde kendi başınayken, her şey olabilir.Quando estivermos lá em cima, ficas por tua conta.
Bilirsin. Dinle, oraya gittiğinde kendi başınayken, her şey olabilir.Słuchaj, jak tam dotrzemy, będziesz zdany na samego siebie.
Bilirsin. Dinle, oraya gittiğinde kendi başınayken, her şey olabilir.Ya que estés arriba, te las tienes que arreglar solo.
Bilirsin. Dinle, oraya gittiğinde kendi başınayken, her şey olabilir.Щом стигнеш горе, трябва да се оправяш сам.
Bilirsin. Dinle, oraya gittiğinde kendi başınayken, her şey olabilir.Щом стигнеш горе, трябва да се оправяш сам.
Bilirsiniz, biz bir şeyin sırrını o şeyi bir yerde bırakıp bir blok ileriye gittiğimizde anlarız.아시다시피, 깨달음은 우연함에서 얻게 되는 경우가 많습니다. 당신은 그냥 다시 돌아보고
Bilirsiniz, biz bir şeyin sırrını o şeyi bir yerde bırakıp bir blok ileriye gittiğimizde anlarız.ואתם יודעים, התגלות היא לרוב משהו שאתם מוצאים שהפלתם. אתם רק צריכים ללכת מסביב לבלוק
Bilirsiniz, biz bir şeyin sırrını o şeyi bir yerde bırakıp bir blok ileriye gittiğimizde anlarız.وكما تعلمون ,ادراك الحقيقة هو غالبا ان تجد شيئا كنت قد اسقطته في مكان ما. يتوجب عليك ان تدور حول الحائط
Bilirsiniz, biz bir şeyin sırrını o şeyi bir yerde bırakıp bir blok ileriye gittiğimizde anlarız.落としたものを見つけるようなものです ひらめきかどうかを判断するには 経験を積むしかありません
Biliyoruz ki CG=2xGF Sanırım nereye gittiğini anlamışsınızdır.Stim ca CG, CG este egal cu 2 ori GF, 2 ori GF si cred ca stiti unde mergem.
Bir adım geriye attı ve herkesin ne tarafa gittiğini izledi sonra kendisi diğer tarafa gitti.A făcut un pas în spate şi s-a uitat unde merge toată lumea iar el s-a dus în direcţia opusă.
Bir adım geriye attı ve herkesin ne tarafa gittiğini izledi sonra kendisi diğer tarafa gitti.Anh lùi lại, xem mọi người đang đi đâu và anh đi con đường khác.
Bir adım geriye attı ve herkesin ne tarafa gittiğini izledi sonra kendisi diğer tarafa gitti.Cofnął się i przypatrzył dokąd idą inni, po czym ruszył w drugą stronę.
Bir adım geriye attı ve herkesin ne tarafa gittiğini izledi sonra kendisi diğer tarafa gitti.Él dió un paso atras y vió a donde se dirigian todos y él se fue en la otra dirección.
Bir adım geriye attı ve herkesin ne tarafa gittiğini izledi sonra kendisi diğer tarafa gitti.Fece un passo indietro e osservò dove tutti stavano andando e lui andò dall'altra parte.
Bir adım geriye attı ve herkesin ne tarafa gittiğini izledi sonra kendisi diğer tarafa gitti.Han tog ett steg tillbaks och kollade vad alla andra gjorde och valde en annan väg.
Bir adım geriye attı ve herkesin ne tarafa gittiğini izledi sonra kendisi diğer tarafa gitti.Hij keek vanop een afstand waar iedereen naar toe ging en ging toen de andere kant op.
Bir adım geriye attı ve herkesin ne tarafa gittiğini izledi sonra kendisi diğer tarafa gitti.Il a pris de la distance et a regardé où le monde allait et il est parti dans l'autre sens.
Bir adım geriye attı ve herkesin ne tarafa gittiğini izledi sonra kendisi diğer tarafa gitti.한발짝 물러서서 다른 사람들이 어디로 가는지 보고 있다가 다른 길로 간 거죠.
Bir adım geriye attı ve herkesin ne tarafa gittiğini izledi sonra kendisi diğer tarafa gitti.Tett egy lépést hátra és megfigyelte, merre megy mindenki, ő pedig a másik irányba ment.
Bir adım geriye attı ve herkesin ne tarafa gittiğini izledi sonra kendisi diğer tarafa gitti.Κοίταξε από μια απόσταση πού πήγαιναν όλοι και πήγε απ'την άλλη.
Bir adım geriye attı ve herkesin ne tarafa gittiğini izledi sonra kendisi diğer tarafa gitti.Он отступил на шаг, посмотрел на то, что делают другие и пошел в противоположном направлении.
Bir adım geriye attı ve herkesin ne tarafa gittiğini izledi sonra kendisi diğer tarafa gitti.Отстъпил е назад, гледал е накъде отиват всички и е тръгнал в другата посока.
Bir adım geriye attı ve herkesin ne tarafa gittiğini izledi sonra kendisi diğer tarafa gitti.הוא לקח צעד אחורה והסתכל לאן כל אחד הולך ואז הלך בכיוון השני... אתם יודעים.
Bir adım geriye attı ve herkesin ne tarafa gittiğini izledi sonra kendisi diğer tarafa gitti.توقف .. وشاهد اصحاب العرض يخرجون من امامه ومن ثم اكمل دربه في الطريق المغايرة
Bir adım geriye attı ve herkesin ne tarafa gittiğini izledi sonra kendisi diğer tarafa gitti.反対側へ行ったんだ こんな話はいくらでもある
Bir andan diğerine ne kadar değiştiğini çok nadir fark ederiz, bulutların gelip gittiğini.Atât de rar observăm cât de mult se schimbă din moment în moment, cu norii care vin și pleacă.
Bir andan diğerine ne kadar değiştiğini çok nadir fark ederiz, bulutların gelip gittiğini.Het valt ons bijna nooit op hoe ze voortdurend verandert, met de wolken die komen en gaan.
Bir andan diğerine ne kadar değiştiğini çok nadir fark ederiz, bulutların gelip gittiğini.Notamos tan poco cómo cambia de un momento a otro, con nubes que van y vienen.
Bir andan diğerine ne kadar değiştiğini çok nadir fark ederiz, bulutların gelip gittiğini.Olyan ritkán vesszük észre, hogy mennyit változik egyik pillanatról a másikra, amikor a felhők jönnek-mennek.
Bir andan diğerine ne kadar değiştiğini çok nadir fark ederiz, bulutların gelip gittiğini.אנו כה ממעטים להשגיח כמה הם משתנים מרגע לרגע, כשהעננים באים וחולפים.
Biraz araştırma yapmaya ve Airstream'ın tarihinde neyin yanlış gittiğini çözmeye karar verdim.Am decis că trebuie să fac puţină cercetare şi să-mi dau seama ce-a mers prost undeva în istoria Airstream.
Biraz araştırma yapmaya ve Airstream'ın tarihinde neyin yanlış gittiğini çözmeye karar verdim.Postanowiłem zbadać sprawę i sprawdzić, kiedy w historii firmy Airstream coś poszło nie tak.
Biraz araştırma yapmaya ve Airstream'ın tarihinde neyin yanlış gittiğini çözmeye karar verdim.Я решил для начала разобраться в ситуации и понять, что пошло не так в истории становления Эйрстрим.