gitmez ile cümle

gitmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir gün gitmezsinizDet är okej å missa en dag.
Bir gün gitmezsinizE' lo stesso se perdete un giorno.
Bir gün gitmezsinizE ok sa lipsesti o zi.
Bir gün gitmezsinizHet is oke om een dagje te missen.
Bir gün gitmezsinizJe v pohodě zmeškat jen jeden den.
Bir gün gitmezsinizMan kann schon einmal einen Tag verpassen.
Bir gün gitmezsinizNevadí, keď vynecháte jeden deň.
Bir gün gitmezsinizNghỉ một buổi không sao đâu.
Bir gün gitmezsinizNie szkodzi opuścić jeden dzień.
Bir gün gitmezsinizΜα δεν πειράζει να χάσετε μια μέρα μόνο.
Bir gün gitmezsinizМоже да пропуснете един ден.
Bir gün gitmezsinizМожно и прогулять один денёк.
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Đầu tiên là vì họ sợ, sợ sự thất bại, "Sẽ ra sao nếu mình không thành công?"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"En razlog je strah. Strah pred neuspehom; "kaj če stvari ne gredo kot si želim?"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"첫 번째는 두려움 때문입니다. 실패의 두려움. "만약에 잘 안되면 어떻게 하지?"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"La première cause est la peur, la peur de l'échec: "et si ça ne marche pas?"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Miért? Az első ok a FÉLELEM. Félelem az elbukástól: mi lesz, ha nem sikerül?
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Niekto kvôli strachu, strachu zo zlyhania, "čo ak veci nebúdu fungovať ako majú"?
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Proč? Za prvé kvůli strachu. Strachu z neúspěchu.
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Ten eerste vanwege angst, de angst om te falen, 'wat als dingen niet lukken?'
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Una es por miedo, el miedo al fracaso. ¿Qué pasa si las cosas no funcionan?
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Unii, din cauza fricii, a fricii de a eşua. <br/>,,Dacă lucrurile nu vor merge ?"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Weil sie Angst vor Fehlschkägen haben "Was, wenn es nicht klappt?"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Ο ένας λόγος είναι ο φόβος της αποτυχίας."Τι θα γίνει αν δεν πάνε καλά τα πράγματα;"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Во-первых из-за СТРАХА, страха неудачи, "а что, если не получится"?
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"סיבה אחת היא בגלל פחד,הפחד מכשלון, "מה אם דברים לא יעבדו"?
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"اولاً: بسبب الخوف الخوف من الفشل ماذا لو أن الأمور لم تنجح
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"そして実現しても自分では力量が足りないという恐れだ
Bir kaç kilometre belki, en genel şekliyle. Çok iyi uçarlar ama fazla uzağa gitmezler.Forse alcuni chilometri, in media, e sono ottimi volatori, ma non si spingono lontano.
Birkaç tahtam eksik. Hızlı gitmezsen, ateş ederim.اذا لم تسرع سأطلق النار
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Ale cizího nikoli následovati nebudou, ale utekou od něho; nebo neznají hlasů cizích.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Ale za cudzím nikdy nepojdú, ale utečú od neho, pretože neznajú hlasu cudzích.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Ale za cudzym nie idą, lecz uciekają od niego; bo nie znają głosu obcych.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››a za tujcem ne gredo, temuč beže od njega, ker ne poznajo glasu tujcev.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Einem Fremden aber folgen sie nicht nach, sondern fliehen von ihm; denn sie kennen der Fremden Stimme nicht.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Idegent pedig nem követnek, hanem elfutnak attól: mert nem ismerik az idegenek hangját.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››타인의 음성은 알지 못하는고로 타인을 따르지 아니하고 도리어 도망하느니라
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››mas de modo algum seguirão o estranho, antes fugirão dele, porque não conhecem a voz dos estranhos.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Men en främmande följa de alls icke, utan fly bort ifrån honom, ty de känna icke de främmandes röst.»
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››men en fremmed følger de ikke, de flyr fra ham, fordi de ikke kjenner de fremmedes røst.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Men en fremmed ville de ikke følge, men de ville fly fra ham, fordi de ikke kende de fremmedes Røst."
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Mereka tidak akan mau mengikuti orang lain, malah akan lari dari orang itu, sebab tidak mengenal suaranya.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Mutta vierasta ne eivät seuraa, vaan pakenevat häntä, koska eivät tunne vierasten ääntä."
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Nhưng chiên chẳng theo người lạ ; trái_lại nó chạy trốn , vì chẳng quen tiếng người lạ .
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Nhưng chiên chẳng theo người lạ; trái lại nó chạy trốn, vì chẳng quen tiếng người lạ.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Nu merg deloc după un străin; ci fug de el, pentrucă nu cunosc glasul străinilor.``
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Pero al extraño jamás seguirán; más bien, huirán de él, porque no conocen la voz de los extraños.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Un estraneo invece non lo seguiranno, ma fuggiranno via da lui, perché non conoscono la voce degli estranei»
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Ξενον ομως δεν θελουσιν ακολουθησει, αλλα θελουσι φυγει απ' αυτου, διοτι δεν γνωριζουσι την φωνην των ξενων.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››За чужим же не идут, но бегут от него, потому что не знают чужого голоса.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››За чужим же не пійдуть, а втікати муть од него, бо не знають голосу чужих.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››също както Отец познава Мене, и Аз познавам Отца; и Аз давам живота Си за овцете.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››ואחרי זר לא תלכנה כי אם ינוסו מפניו כי את קול הזרים לא ידעו׃
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››واما الغريب فلا تتبعه بل تهرب منه لانها لا تعرف صوت الغرباء.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››羊 不 跟 著 生 人 、 因 為 不 認 得 他 的 聲 音 . 必 要 逃 跑
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››羊 不 跟著 生人 、 因為 不 認得 他 的 聲音 . 必要 逃跑
"Bu böyle gitmez, ben bu şartlarda yaşayamam!" derler.Điều này sẽ không bền vững. Tôi không thể tuân theo thực tại này.
"Bu böyle gitmez, ben bu şartlarda yaşayamam!" derler.Esto no funciona. No puedo tolerar este status quo.
"Bu böyle gitmez, ben bu şartlarda yaşayamam!" derler.Ez nem mehet így. Ki nem állhatom ezt a helyzetet.
"Bu böyle gitmez, ben bu şartlarda yaşayamam!" derler.Ik heb geen vrede met dit status quo.

İlgili Sayfalar