Ana içeriğe geç
Sözlük

girdi ile cümle

girdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom içeriye girdi ve Mary için etrafına bakındı.Tom walked in and looked around for Mary.
Tom kapıyı açtı ve ofise girdi.Tom unlocked the door and entered the office.
Mary odaya girdiğinde Tom konuşmayı bıraktı.Tom stopped talking when Mary walked into the room.
Tom bisiklet kaskını taşıyarak sınıfa girdi.Tom entered the classroom, carrying his bicycle helmet.
Tom ofisine girdi ve masasının üstünde bir kutu gördü.Tom entered his office and saw a box on his desk.
Harvard'a nasıl girdin?How did you get into Harvard?
Buraya nasıl girdin?How did you get in here?
Ben bile Tom'un kimle içeriye girdiğini fark etmedim.I didn't even notice who Tom came in with.
Nasıl bir işin içine girdiğimden haberim yoktu.I didn't know what I was getting into.
Başım belaya girdi.I got into trouble.
Birinin odaya girdiğini duyduğumu sandım.I thought I heard somebody enter the room.
O, o derse nasıl girdi?How did she get into that class?
Japonya'da, insanlar yirmi yaşına girdiklerinde yasal olarak yetişkin olurlar.In Japan, people legally become adults when they turn twenty.
Muriel henüz yirmi yaşına girdi.Muriel just turned twenty.
O, aslanın inine girdi.He put himself into the lion's den.
Tom, Mary odaya girdiğinde aniden mutlu oldu.Tom suddenly got happy when Mary walked into the room.
Ben bara girdiğimde müzik kutusunda hüzünlü bir müzik çaldığını duydum.As I entered the bar, I heard a sad song playing on the jukebox.
Odaya girdiğimde radyoda çalan Mozart'ı duyabiliyordum.When I entered the room, I could hear Mozart playing on the radio.
Ben odaya girdiğimde Tom ve Mary bir şeye gülüyordu.When I entered the room, Tom and Mary were laughing at something.
Herhangi biri buraya girdiğini gördü mü?Did anyone see you come in here?
Geçen hafta sonu biri zorla evime girdi.Someone broke into my house last weekend.
Onunla cinsel ilişkiye girdin mi?You screwed her?
Mary odaya girdiğinde Tom telefonda konuşuyordu.Tom was talking on the phone when Mary walked into the room.
Biz çıkmaza girdik.We're stalled.
Ben tribe girdim.I tripped.
Sana bahsettiğim film vizyona girdi.The film I told you about has been released.
Bir bahse girdim.I made a bet.
Annem odama girdi.My mom walked into my room.
Mary ve John içeri girdiğinde Tom yalnızdı.Tom was alone when Mary and John walked in.
Mary içeri girdiğinde Tom mutfak masasında yalnız oturuyordu.Tom was sitting alone at the kitchen table when Mary walked in.
Tom zorla girdi.Tom broke in.
Tom içeri girdi.Tom came in.
Tom gergin biçimde içeri girdi.Tom nervously entered.
Tom içeriye girdi.Tom went inside.
İçeriye girdik.We went inside.
Onların hepsi girdiler.They all entered.
Onlar dikkatlice girdiler.They entered cautiously.
İçeri girdiler.They went in.
Onlar içeri girdiler.They went inside.
Odaya girdiğimde, Tom ve Mary kanepede birlikte sarılıp yatmıştı.When I entered the room, Tom and Mary were snuggled together on the couch.
Uzun bir bekleyişten sonra içeri girdik.We got in after a long wait.
Tom Mary'yi içeri girdirmedi.Tom didn't let Mary in.
Onlar asansöre girdiler.They entered the elevator.
Ormana girdiler.They entered the forest.
Onlar odaya girdiler.They entered the room.
Birinin odaya girdiğini gördüm.I saw someone go into the room.
Girdiğini görmedim.I didn't see you come in.
Arka taraftan içeriye girdim.I came in the back way.
Ben pencereden içeriye girdim.I came in through the window.
Hırsız pencereden girdi.The burglar broke in through the window.
Ben bir şarkı yarışmasına girdim.I entered a singing contest.
Bir konuşma yarışmasına girdim.I entered a speech contest.
Kapıyı çaldıktan sonra Tom'un ofisine girdim.I entered Tom's office after knocking on the door.
Kovboy salona girdi.The cowboy entered the saloon.
Harvard'a girdim.I got into Harvard.
Radyo kulaklığını açtım bu yüzden Tom'un odaya girdiğini duymadım.I had my headphones on so I didn't hear Tom enter the room.
Tom'un içeri girdiğini duydum.I heard Tom come in.
Az önce bir işe girdim.I just got a job.
Ben bugün sadece final sınavıma girdim.I just had my final exam today.
Ben sadece otuz yaşına girdim.I just turned thirty.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod