Ana içeriğe geç
Sözlük

girdi ile cümle

girdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İnsanlar, Devlet Başkanı'nın imzasını almak için sıraya girdiler.The people were in a line to get the signature of the president.
Yüzerken bacağıma kramp girdi.I got a cramp in my leg while swimming.
Bebek, sürünerek odaya girdi.The baby crept into the room.
Yoksulluk kapıdan içeri girdiğinde, sevgi pencereden dışarı uçar.When poverty comes in at the door, love flies out the window.
Geçen hafta matematikten bir sınava girdik.We took an examination in math last week.
Öğretmen içeri girdiğinde ayağa kalktı.She stood up when her teacher came in.
Öğretmenimize göre o hastaneye girdi.According to our teacher, she entered the hospital.
Gemi yakında görüş alanına girdi.The ship soon came into view.
Gemi yakında görüş açısına girdi.The ship soon came into view.
Sabah güneşi pencereden girdi.The morning sun came in the window.
Çiçeklerin kokusu, otobüsün açık pencerelerinden içeri girdi.The smell of the flowers came in through the open windows of the bus.
Soyguncular onun evine zorla girdiler.Burglars broke into his house.
Büyük bir köpeği olan adam içeri girdi.A man with a big dog came in.
Ben üniversiteye girdiğimden beri birçok arkadaşlar edindim.I've made a lot of friends since I entered college.
Biri evime girdi ve tüm paramla birlikte kaçtı.Someone broke into my house and ran away with all of my money.
Kim gelirse gelsin, içeri girdirmeyeceğim.Whoever comes, I won't let him in.
O, camı kimin kırdığını sorduğunda, bütün çocuklar masum havasına girdiler.When he asked who had broken the window, all the boys put on an air of innocence.
Kimseyi odaya girdirme.Don't let anyone enter the room.
Mermi dizin üzerine girdi.The bullet entered above the knee.
Bir adamın odaya girdiğini gördüm.I saw a man enter the room.
Eve bir hırsız girdi.A burglar broke into the house.
Bir hırsız zorla içeri girdi ve bütün takılarımla kaçtı.A thief broke in and made off with all my jewelry.
Hırsız fark edilmeden içeri girdi.The thief got in without being noticed.
İki soyguncu bir mağazaya girdi.Two robbers broke into a store.
Kayıp bir köpek dün bizim çevreye girdi.A lost dog strayed into our neighborhood yesterday.
Aniden kapı açıldı ve babası girdi.Suddenly, the door opened and her father entered.
Mülteciler ülkenin dört bir yanından içeri girdiler.Refugees poured in from all over the country.
Japonya'da insanlar bir eve girdikleri zaman ayakkabılarını çıkarırlar.In Japan people take off their shoes when they enter a house.
Japonya'da bir eve girdiğinizde ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekiyor.You are supposed to take off your shoes when entering a house in Japan.
Binaya ne zaman girdiğini bilmiyorum.I don't know when he entered the building.
O bir eve zorla girdi.He broke into a house.
Onun mağazaya girdiğini gördüm.I saw him enter the store.
O içeri girdi ve aynı zamanda zil çaldı.He came in, and at the same time the bell rang.
O, içeri girdiğinde hava kararmıştı.It was dark when he came in.
O, içeri girdiğinde, ben bir kitap okuyordum.I had been reading a book when he came in.
Onun odaya gizlice girdiğini fark ettim.I noticed him sneak into the room.
O uyurken içeri bir hırsız girdi.A burglar broke in while he was asleep.
O uyuklarken biri zorla içeriye girdi.Someone broke in while he was asleep.
20 yıl önce,kolejin hemen adından kamu hizmetine girdi.He entered civil service 20 years ago right after college.
Paltosu üzerinde sınıfa girdi.He entered the classroom with his overcoat on.
O, bu bahar Tokyo Üniversitesine girdi.He entered Tokyo University this spring.
O bir satıcı kılığına girdi ve onun evini ziyaret etti.He disguised himself as a salesman and visited her house.
O atın üzerine iki paund bahse girdi.He bet two pounds on the horse.
Kapıyı çaldı, sonra içeri girdi.He knocked on the door, then came in.
O kapıyı kırarak girdi.He broke the door open.
O, binaya girdiğinde, ani bir çığlık sesiyle korkutuldu.When he entered the building, he was frightened by a sudden cry.
Zavallı adama yardımcı olmak için zahmete girdi.He took the trouble to assist the poor man.
O, öğretmenliğe girdi.He went into teaching.
O, bir sözlü sınava girdi.He took an oral examination.
Geçen yıl eylül ayında bu okula girdi.He got into this school in September last year.
Bankaya müdür olarak girdi.He started at the bank in the post of manager.
O benim odama girdi.He entered my room.
O beni istasyonda uğurlama zahmetine girdi.He took the trouble to see me off at the station.
O, odasına girdi.He entered his room.
O, borca girdi.He ran into debt.
Üniversiteye gitme yerine iş dünyasına girdi.He entered the business world instead of going on to college.
İzinsiz olarak odama girdi.He entered my room without permission.
O, ortaokula girdi.He entered junior high school.
Üniversiteye elektronik eğitimi için girdi.He entered the college to study electronics.
O, sınavda iki kez başarısız olduktan sonra üniversiteye girdi.He entered the university after failing the examination twice.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod