gidiyoruz ile cümle

gidiyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Eve gidiyoruz!قد تلك الشاحنة .
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Anda akan dikirim pulang," kata Basil padanya, "di akhir minggu.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Bạn sẽ được gửi về nhà", Basil với cô ấy ", vào cuối tuần.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Będziesz być odesłany do domu," powiedział Basil do niej: "pod koniec tygodnia.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Du er ved at blive sendt hjem," Basil sagde til hende: "i slutningen af ​​ugen.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Du kommer att skickas hem," Basil säger till henne, "i slutet av veckan.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Du wirst nach Hause geschickt werden," sagte Basil zu ihr, "am Ende der Woche.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Je gaat naar huis worden gestuurd", zei Basil tegen haar: "aan het eind van de week.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda.그녀. "당신은 집에 돌아갈 수있을 것"바실는 말했다 그녀에게, "이번 주말에.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Olet aiotaan lähettää kotiin," Basil sanoi hänelle, "lopussa viikolla.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Ön lesz hazaküldeni," mondta Basil neki, "a végén a héten.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Stai per essere mandati a casa", ha detto Basilio a lei, "alla fine della settimana.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Sunteţi de gând să fie trimişi acasă", a declarat Vasile la ei, "la sfârşitul săptămânii.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Tie budú poslaní domov," povedal Basil nej "na konci týždňa.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Ti se bodo poslali domov," je povedal Basil z njo, "ob koncu tedna.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Ty budou posláni domů," řekl Basil ní "na konci týdne.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Usted va a ser enviado a casa", dijo Basilio a ella, "al final de la semana.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Você vai ser enviado para casa", disse Basílio para ela, "no final da semana.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Vous allez être renvoyés chez eux", a déclaré Basil pour elle, "à la fin de la semaine.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Θα πρόκειται να σταλεί στο σπίτι," είπε ο Βασίλης σε αυτήν, "στο τέλος της εβδομάδας.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Ви збираєтеся бути відправлені додому", сказав Василь її словами, "в кінці тижня.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Вы собираетесь быть отправлены домой", сказал Василий ее словам, "в конце недели.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda."Ти ще бъдат изпратени у дома", заяви Василий към нея, "в края на седмицата.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda.שלה. "אתה הולך להישלח הביתה", אמר ואסילי לה: "בסוף השבוע.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda.لها. "أنت ذاهب لإرسالها البيت" ، وقال باسيل لها : "في نهاية الاسبوع.
"Eve gönderilmek üzere gidiyoruz" Basil "dedi onun için, "haftanın sonunda.彼女に、"週の終わりに。 そして、我々はそれの嬉しく思います。"私はそれの嬉しい、あまりにも、"メアリーと答えた。
# Evet bir yol bulmaya gidiyoruz.# Vas a encontrar un camino, sí.
# Evet bir yol bulmaya gidiyoruz.تستطيعون ان تجدوا الطريقة, نعم
Evet Charlie, Şeker Dağı'na gidiyoruz7x равняется 14, это то ​​же самое, что сказать, что 7, умноженное на х
Evet Charlie, Şeker Dağı'na gidiyoruzCharlie Charlie sí vamos a Candy Mountain
Evet Charlie, Şeker Dağı'na gidiyoruz마쟈 찰리 우린 캔디마운틴에 가는거야
Evet, oraya gidiyoruz!Da, care este în cazul în care am de gând!
Evet, uzun yoldan gidiyoruz ama.Ja, men vi tager den lange vej.
Evet, uzun yoldan gidiyoruz ama.Ja, men vi tar den långa vägen.
Evet, uzun yoldan gidiyoruz ama.Joo, mutta menemme kiertotietä.
Evet, uzun yoldan gidiyoruz ama.Sì, ma ci stiamo mettendo parecchio.
Evet, uzun yoldan gidiyoruz ama.Sim, mas estamos a seguir o caminho mais longo.
Evet, uzun yoldan gidiyoruz ama.Sí, pero estamos tardando bastante.
Evet, uzun yoldan gidiyoruz ama.Tak, ale wybraliśmy dalszą drogę.
Evet, uzun yoldan gidiyoruz ama.Ναι, αλλά πάμε με το πάσο μας.
Evet, uzun yoldan gidiyoruz ama.Да, но мы особо не торопимся.
Fakat biz halen Galapagos'a gidiyoruz.Chodzi o to, że nadal jeździmy na Galapagos.
Fakat biz halen Galapagos'a gidiyoruz.Dar încă vizităm Insulele Galapagos.
Fakat biz halen Galapagos'a gidiyoruz.Dennoch kommen wir immer noch auf die Galápagos-Inseln.
Fakat biz halen Galapagos'a gidiyoruz.그런데도 우리는 갈라파고스가
Fakat biz halen Galapagos'a gidiyoruz.Maar... we komen nog steeds naar de Galapagoseilanden.
Fakat biz halen Galapagos'a gidiyoruz.Ma il fatto è che veniamo ancora alle Galapagos, ritnenendole ancora incontaminate.
Fakat biz halen Galapagos'a gidiyoruz.Mais le fait est, nous venons toujours aux Galapagos.
Fakat biz halen Galapagos'a gidiyoruz.Namun kita masih datang ke Galapagos.
Fakat biz halen Galapagos'a gidiyoruz.Nhưng điểm chính là, chúng ta vẫn đến Galapagos.
Fakat biz halen Galapagos'a gidiyoruz.Pero el caso es que aún venimos a las Galápagos.
Fakat biz halen Galapagos'a gidiyoruz.Το θέμα είναι ότι εμείς εξακολουθούμε να θεωρούμε τα Γκαλαπάγκος παρθένα νησιά.
Fakat biz halen Galapagos'a gidiyoruz.Но суть в том, что мы по-прежнему ездим на Галапагосы.
Fakat biz halen Galapagos'a gidiyoruz.Но това, което искам да кажа, е че пак идваме в Галапагос.
Fakat biz halen Galapagos'a gidiyoruz.אבל הנקודה היא שאנו ממשיכים להגיע לאיי גאלאפגוס.
Fakat biz halen Galapagos'a gidiyoruz.لكن الفكرة هي أننا لا زلنا نأتي إلى غالاباغوس.
Fakat biz halen Galapagos'a gidiyoruz.いまだにそこを 昔の通りだと思っている点です
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Badamy ruiny palestyńskich wiosek i rozmawiamy o tym, jak stały się ruinami.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Esploriamo le rovine dei villaggi palestinesi e discutiamo di come si siano trasformati in rovine.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Exploramos ruinas de aldeas palestinas, y discutimos cómo se convirtieron en ruinas.
İlgili Sayfalar