gidiyorsun ile cümle

gidiyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Anne, nereye gidiyorsun?Był złośliwy tylko dlatego, bo chciał, byśmy dali sobie z nim spokój. Byłem głupi.
Anne, nereye gidiyorsun?Madre, ¿dónde vas?
Anne? Nereye gidiyorsunuz?Μητέρα; Πού πηγαίνειs;
Artık en akıllı ve en çabuk tavşanların peşinden gidiyorsunuz.Ekkor már a leggyorsabb és legokosabb nyulakat kell elérned.
Artık en akıllı ve en çabuk tavşanların peşinden gidiyorsunuz.당신은 정말 가장 똑똑하고 가장 빠른 토끼들을 쫓게 될거에요.
Artık en akıllı ve en çabuk tavşanların peşinden gidiyorsunuz.Lovíte ty nejrychlejší a nejchytřejší králíky.
Artık en akıllı ve en çabuk tavşanların peşinden gidiyorsunuz.Musisz łapać także te najszybsze i najsprytniejsze króliki.
Artık en akıllı ve en çabuk tavşanların peşinden gidiyorsunuz.Voce irá literalmete atras do coelho mais rapido e mais esperto
Artık en akıllı ve en çabuk tavşanların peşinden gidiyorsunuz.Ви буквально хочете впіймати найбільш швидкого і найрозумнішого кролика.
Artık okula gidiyorsun.Chodzisz teraz do szkoły
Artık okula gidiyorsun.Du gehst ja jetzt zur Schule.
Artık okula gidiyorsun.Estás estudiando ahora en la escuela
Artık okula gidiyorsun.--Kamu ingin menjadi apa nanti? Sekarang kamu bersekolah
Artık okula gidiyorsun.Stai frequentando la scuola ora, vero?
Babamı görmeye hastaneye mi gidiyorsun?Bukankah Ibu akan pergi ke rumah sakit merawat Ayah?
Babamı görmeye hastaneye mi gidiyorsun?Chẳng phải mẹ định vào bệnh viện với ba sao ạ?
Babamı görmeye hastaneye mi gidiyorsun?Gaat U niet naar vader toe in het ziekenhuis?
Babamı görmeye hastaneye mi gidiyorsun?Gehst du nicht eigentlich zu Vater ins Krankenhaus?
Babamı görmeye hastaneye mi gidiyorsun?Ne boš obiskala očeta v bolnišnici?
Babamı görmeye hastaneye mi gidiyorsun?Ne vas-tu pas rendre visite à père à l'hôpital ?
Babamı görmeye hastaneye mi gidiyorsun?Nie idziesz do taty do szpitala?
Babamı görmeye hastaneye mi gidiyorsun?Non stai andando da papà in ospedale?
Babamı görmeye hastaneye mi gidiyorsun?Nu mergi la tata la spital?
Babamı görmeye hastaneye mi gidiyorsun?Ska du inte hälsa på pappa i sjukhuset?
Babamı görmeye hastaneye mi gidiyorsun?Δεν θα πας στον πατέρα στο νοσοκομείο;
Babamı görmeye hastaneye mi gidiyorsun?Разве вы не собрались в больницу к отцу?
Babamı görmeye hastaneye mi gidiyorsun?את לא הולכת לראות את אבא בבית החולים?
Babamı görmeye hastaneye mi gidiyorsun?ألن تذهبِ إلى أبيي في المستشفى؟؟
Babamı görmeye hastaneye mi gidiyorsun?話は今度にして 行ってください
Baek Seung Jo nereye gidiyorsun?Baek Seung Jo, cậu đi đâu thế?
Baek Seung Jo nereye gidiyorsun?Baek Seung Jo dove vai?
Baek Seung Jo nereye gidiyorsun?Baek Seung Jo, kau mau pergi kemana?
Baek Seung Jo nereye gidiyorsun?Baek Seung Jo, où vas-tu ?
Baek Seung Jo nereye gidiyorsun?Baek Seung Jo, unde pleci?
Baek Seung Jo nereye gidiyorsun?Baek Seung Jo vart ska du gå?
Baek Seung Jo nereye gidiyorsun?Baek Seung Jo, waar ga je naar toe?
Baek Seung Jo nereye gidiyorsun?Baek Seung Jo, wo gehst du hin?
Baek Seung Jo nereye gidiyorsun?Μπεκ Σουνγκ Τζο πού πηγαίνεις;
Baek Seung Jo nereye gidiyorsun?Бэк Сын Чжо, куда собрался?
Baek Seung Jo nereye gidiyorsun?بيك سيونغ جو..إلى اين ذاهب؟
Baek Seung Jo nereye gidiyorsun?座れ座れ・・おい 久しぶりだな
Bakalım. Sen ve fahişelerin yarın trenle Barselona'ya gidiyorsunuz.Pojedziesz jutro ze swoimi dziwkami pociągiem do Barcelony, to taki prezencik.
Bakalım. Sen ve fahişelerin yarın trenle Barselona'ya gidiyorsunuz.Εσύ και οι πόρνες σου θα πάρετε το τρένο αύριο για Βαρκελώνη.
Bakın, 50 yıldır çocukları başarısızlığa uğratan bir yere gidiyorsunuz, ve soruyorsunuz; "planınız nedir?"보세요. 여러분이 50년 동안 아이들을 낙제시킨 곳에 가서, "다음 계획은 뭔가요?"라고 물어보는 겁니다.
Bakın, 50 yıldır çocukları başarısızlığa uğratan bir yere gidiyorsunuz, ve soruyorsunuz; "planınız nedir?"Hør engang, man kommer et sted hvor børn er fejlet i 50 år, og man siger, "Hvad er planen?"
Bakın, 50 yıldır çocukları başarısızlığa uğratan bir yere gidiyorsunuz, ve soruyorsunuz; "planınız nedir?"Immaginate di entrare in una scuola che ha bocciato ragazzi per 50 anni, dite, "Allora cosa si fa?"
Bakın, 50 yıldır çocukları başarısızlığa uğratan bir yere gidiyorsunuz, ve soruyorsunuz; "planınız nedir?"Miren, van a un lugar en que los niños reprueban durante 50 años, y preguntan, "Entonces, ¿cuál es el plan?"
Bakın, 50 yıldır çocukları başarısızlığa uğratan bir yere gidiyorsunuz, ve soruyorsunuz; "planınız nedir?"Nhìn xem, bạn đi vào một nơi từng gây thất vọng cho bọn trẻ trong 50 năm, và bạn nói, "Kế hoạch thế nào?"
Bakın, 50 yıldır çocukları başarısızlığa uğratan bir yere gidiyorsunuz, ve soruyorsunuz; "planınız nedir?"Om man går in i på ett ställe som har svikit barn i 50 år, och frågar: "Vad har ni för plan?"
Bakın, 50 yıldır çocukları başarısızlığa uğratan bir yere gidiyorsunuz, ve soruyorsunuz; "planınız nedir?"Te duci într-un loc care, 50 de ani, a ratat copii. "Ce aveţi de gând?"
Bakın, 50 yıldır çocukları başarısızlığa uğratan bir yere gidiyorsunuz, ve soruyorsunuz; "planınız nedir?"Wchodzicie do miejsca, które nie radziło sobie z dziećmi przez 50 lat, pytacie: "Więc jaki jest plan?"
Bakın, 50 yıldır çocukları başarısızlığa uğratan bir yere gidiyorsunuz, ve soruyorsunuz; "planınız nedir?"Κοιτάξτε, πάτε σε ένα μέρος που απογοητεύει παιδιά για 50 χρόνια, και λέτε, "Λοιπόν, ποιο είναι το σχέδιο;"
Bakın, 50 yıldır çocukları başarısızlığa uğratan bir yere gidiyorsunuz, ve soruyorsunuz; "planınız nedir?"Подивіться, ви ходите до школи, де впродовж 50 років діти пасуть задніх, а ви питаєте: "Що робити?"
Bakın, 50 yıldır çocukları başarısızlığa uğratan bir yere gidiyorsunuz, ve soruyorsunuz; "planınız nedir?"תראה, אתה ניגש למקום שמכשיל ילדים כבר 50 שנה, ואתה אומר, "מה התוכנית?"
Bakın, 50 yıldır çocukları başarısızlığa uğratan bir yere gidiyorsunuz, ve soruyorsunuz; "planınız nedir?"فعندما تذهب إلى مكان فشل فيه الأطفال ل50 سنة و تسأل: "ما هي الخطة المستقبلية؟"
Bakın, 50 yıldır çocukları başarısızlığa uğratan bir yere gidiyorsunuz, ve soruyorsunuz; "planınız nedir?"「さて どうするつもりですか?」 と聞くと 「そうですね 今年度は -
Bakın, 50 yıldır çocukları başarısızlığa uğratan bir yere gidiyorsunuz, ve soruyorsunuz; "planınız nedir?"你去到哩啲 50 年黎 都教唔好學生嘅學校 然後問間學校︰ 「你哋嘅教學計劃係點嘎?」
Baksana sen! Nereye gidiyorsun?Hé, hová mész?
Bence çok fazla üstüne gidiyorsunuz anne.You stop giving her hard time.
Ben gidiyorsun olduğumda 'crossin olduğumda benim gününde ona ben sadece sevinç atlamak' bağlarlar.난 갈래 때 '나는 crossin있을 때 밖으로 내 하루에 그녀를 집으로 난 그냥 즐거움을위한 점프'
İlgili Sayfalar