Giderleri ilgili kurumun bütçesi tarafýndan karþýlanmaktadýr.Die Mitglieder des Kuratoriums handeln im öffentlichen Interesse.
Giderleri ilgili kurumun bütçesi tarafýndan karþýlanmaktadýr.Ses membres sont censés agir dans l’intérêt public.
Giderleri ilgili kurumun bütçesi tarafýndan karþýlanmaktadýr.Sus miembros tienen competencia para actuar a favor del interés público.
Giderleri ilgili meslek yüksekokulu tarafýndan karþýlanmaktadýr.Die Kosten der Kommission der Fachbereichsdozenten an Fachhochschulen trägt die jeweilige Fachhochschule.
Giderleri ilgili meslek yüksekokulu tarafýndan karþýlanmaktadýr.Seine Kosten trägt die jeweilige Fachhochschule.
Giderleri ilgili yüksekokul tarafýndan karþýlanmaktadýr.Ihre Kosten trägt die jeweilige Fachhochschule.
Giderlerimiz sabit. Onları bir gecede artıramam veya azaltamam.Takie są moje koszty stałe, których nie mogę zmienić z dnia na dzień.
Giderleri üniversite bütçesi tarafýndan karþýlanmaktadýr.Der Universitätsrat wird aus dem Haushalt der Universität nanziert.
Giderleri üniversite bütçesi tarafýndan karþýlanmaktadýr.Il est nancé par le budget de l’université.
Giderleri üniversite bütçesi tarafýndan karþýlanmaktadýr.Su financiación proviene del presupuesto universitario.
Giderler, varlıklarınızın değerini azaltıyor.Takže výdaje snižují hodnotu vašich aktiv.
Giderler, varlıklarınızın değerini azaltıyor.Więc odpisy zmniejszają wartość Twoich aktywów
Giderler, varlıklarınızın değerini azaltıyor.だから、たとえば、この初めの期間
Halbuki bir çiftin üyeleri "wo-ot, wo-ot, wo-ot" diye giderler.Alors que les membres d'une autre paire feront "wo-ot, wo-ot, wo-ot."
Halbuki bir çiftin üyeleri "wo-ot, wo-ot, wo-ot" diye giderler.Enquanto que membros de outros pares produzem um "uhu-uhu-uhu."
Halbuki bir çiftin üyeleri "wo-ot, wo-ot, wo-ot" diye giderler.În timp ce membrii unei perechi folosesc "vuu-ut, vuu-ut, vuu-ut".
Halbuki bir çiftin üyeleri "wo-ot, wo-ot, wo-ot" diye giderler.반면에, 이 쌍은 "우-웃, 우-웃, 우-웃" 하네요.
Halbuki bir çiftin üyeleri "wo-ot, wo-ot, wo-ot" diye giderler.Mientras que estos miembros de un par hacen "gu-uh, gu-uh, gu-hu".
Halbuki bir çiftin üyeleri "wo-ot, wo-ot, wo-ot" diye giderler.Míg ennek a párnak a tagjai inkább ilyenek, "vu-ut, vu-ut, vu-ut."
Halbuki bir çiftin üyeleri "wo-ot, wo-ot, wo-ot" diye giderler.Terwijl de leden van dit paar "woe-oet, woe-oet, woe-oet" doen.
Halbuki bir çiftin üyeleri "wo-ot, wo-ot, wo-ot" diye giderler.Trong khi đó những thành viên của 1 đôi sẽ kêu "wo-ot...wo-ot"
Halbuki bir çiftin üyeleri "wo-ot, wo-ot, wo-ot" diye giderler.V porovnaní s druhým párom, ktorý má "ú-u ú-u, ú-u".
Halbuki bir çiftin üyeleri "wo-ot, wo-ot, wo-ot" diye giderler.А члены пары издают такой звук: "Ву-ут, ву-ут, ву-ут".
Halbuki bir çiftin üyeleri "wo-ot, wo-ot, wo-ot" diye giderler.Докато членовете на една двойка правят "уо-от, уо-от, уо-от."
Halbuki bir çiftin üyeleri "wo-ot, wo-ot, wo-ot" diye giderler.היכן שחברים בזוג עושים "וו-אוט,וו-אוט,וו-אוט".
Halbuki bir çiftin üyeleri "wo-ot, wo-ot, wo-ot" diye giderler.بينما هذان الثنائي تصفيرتهم تشابه " وو-وت , وو-وت , وو-وت "
Halbuki bir çiftin üyeleri "wo-ot, wo-ot, wo-ot" diye giderler.何が起こっているのでしょう?
Hastalar nereye giderler?Aici merg aceste persoane.
Hastalar nereye giderler?A mon avis, c'est considérable.
Hastalar nereye giderler?Azt gondolom, ez egy igen jelentős kérdés. Ide hozzák őket.
Hastalar nereye giderler?Đây chính là nơi mà họ sẽ đến.
Hastalar nereye giderler?Dit is waar ze heen gaan.
Hastalar nereye giderler?Ich behaupte, ziemlich bedeutende. Hier gehen sie hin.
Hastalar nereye giderler?제 생각에 그 영향은 매우 큰 것 같습니다. 여기가 바로 그들이 가는 곳입니다.
Hastalar nereye giderler?Mi sembra piuttosto significativo. Ecco dove vanno.
Hastalar nereye giderler?To dosyć istotne. Właśnie tutaj przychodzą.
Hastalar nereye giderler?Yo creo que es bastante significativo. Aquí es donde van.
Hastalar nereye giderler?Вот куда привозят больных.
Hastalar nereye giderler?Мисля, че е доста значително. Ето хъде ходят.
Hastalar nereye giderler?אני חושב שהיא די משמעותית. לכאן הם הולכים.
Hastalar nereye giderler?أعتقد أنه مهم جداً. إلى هنا يذهبون.
Hastalar nereye giderler?この写真は古くないですし 廃墟ではないんですよ
Hepsi birer dahi olurlar, Harvard'a giderler." şeklinde yorumlamalarını nasıl engelliyorsunuz?음, 아이들을 그룹 별로 나눠서, 각 방에 넣고 수시로 몇 달이고 같이 놀게 해봅시다. 모두 천재가 되고 하버드에 갈 것입니다."
Hepsi birer dahi olurlar, Harvard'a giderler." şeklinde yorumlamalarını nasıl engelliyorsunuz?Давайте соберем детей и заставим их играть месяцами. Они все станут гениями и поступят в Гарвард."
Hepsi birer dahi olurlar, Harvard'a giderler." şeklinde yorumlamalarını nasıl engelliyorsunuz?אז בואו ניקח את כל הילדים, נשים אותם בלולים, ונכריח אותם לשחק חודשים. הם כולם יהיו גאונים וילכו להרווארד."
Hepsi birer dahi olurlar, Harvard'a giderler." şeklinde yorumlamalarını nasıl engelliyorsunuz?إذاً دعونا نضع الأطفال في حظائر و نتركهم يلعبوا لعدة أشهر. سيصبحوا جميعا عباقرة و يرتادوا هارفرد."
Hepsi birer dahi olurlar, Harvard'a giderler." şeklinde yorumlamalarını nasıl engelliyorsunuz?数ヵ月遊ばせれば 全員が天才になって ハーバ-ドへ行けるだろう 人々が教授の研究を誤解して
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Cứ đến trưa, bọn trẻ trong trại hè chạy ra hồ chơi, ở đó có cầu nổi.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.En iedere middag gingen de kampeerders naar een vijver waar ze drijvende dokken hadden.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Każdego dnia w południe obozowicze chadzali nad staw.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.매일 점심때 캠프참가자들은 떠있는 선착장이 있는 연못에 갔습니다.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Minden nap délben a táborozók egy tavacskához mentek, ahol úszó stégek voltak.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Şi la prânz, în fiecare zi, copiii mergeau la un lac, unde aveau docuri plutitoare.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Todos os dias, ao meio-dia, os campistas iam para uma lagoa, onde havia pontões flutuantes.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Und jeden Tag zu Mittag gingen die Camper zu einem großen Teich, wo sie Schwimmdocks hatten.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Y todos los días a mediodía todos íbamos a un laguito donde tenían muelles flotantes.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.По пладне всеки ден лагеруващите ходеха на едно езеро, където имаха плаващи докове.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.ובכל יום בצהריים החניכים היו הולכים לאגם, שבו היו מזחים צפים.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.وفي ظهيرة كل يوم يذهب المخيمون إلى البحيرة بجانب دكة القوارب.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.みんなで池に行きます 浮きドックがあり そこから水に飛び込むのです