Bakım giderleri örneğin, konutun ısınma ve su parasıdır.Hoitomenoja ovat esimerkiksi asunnon lämmitysmaksut ja vesimaksut.
Bakım giderleri örneğin, konutun ısınma ve su parasıdır.Les dépenses en entretien peuvent comprendre les frais de chauffage et les charges d’eau.
Bakım giderleri örneğin, konutun ısınma ve su parasıdır.Se consideran gastos de mantenimiento, por ejemplo, los gastos de calefacción o de agua.
Bakım giderleri örneğin, konutun ısınma ve su parasıdır.Utgifter för skötseln av bostaden är till exempel uppvärmningskostnader och vattenavgifter.
Bakım giderleri örneğin, konutun ısınma ve su parasıdır.К расходам на содержание квартиры относятся, например, оплата отопления квартиры и оплата воды.
Bakım giderleri örneğin, konutun ısınma ve su parasıdır.وتتضمن تكاليف الحفاظ على المسكن، على سبيل المثال، تكاليف التدفئة ومصاريف المياه.
Barınma yardımı makul giderler için verilir.Asumistukea myönnetään kohtuullisiin asumismenoihin.
Barınma yardımı makul giderler için verilir.Bostadsbidrag beviljas för skäliga boendekostnader.
Barınma yardımı makul giderler için verilir.L’aide au logement est octroyée pour des dépenses de logement modérées.
Barınma yardımı makul giderler için verilir.Las ayudas para la vivienda se conceden para afrontar gastos derivados de la vivienda que sean razonables.
Barınma yardımı makul giderler için verilir.Пособие на жильё выдаётся на умеренные траты на жильё.
Barınma yardımı makul giderler için verilir.يتم منح بدل السكن على تكاليف السكن المعقولة.
Barınma yardımı makul giderler için verilir.住房补贴用于解决合理的生活开销。在大城市居住的家庭可以获得更多的住房补贴。
Barınma yardımı sadece makul giderler için verilir.Asumistukea myönnetään vain kohtuullisiin asumismenoihin.
Barınma yardımı sadece makul giderler için verilir.Bostadsbidrag beviljas endast för skäliga boendekostnader.
Barınma yardımı sadece makul giderler için verilir.L’aide au logement est octroyée uniquement pour des dépenses de logement modérées.
Barınma yardımı sadece makul giderler için verilir.Las ayudas para la vivienda solamente se conceden para los gastos que se consideren razonables.
Barınma yardımı sadece makul giderler için verilir.Пособие на жильё выделяется только на разумные траты на квартиру.
Barınma yardımı sadece makul giderler için verilir.ولا يتم منح بدل السكن إلا على تكاليف السكن المعقولة.
Barınma yardımı sadece makul giderler için verilir.住房补贴仅涵盖合理的生活开销,其数额取决于:
Bazen, kanlari alindiktan sonra, kiyim için üretim hattina giderlerken bile hala canli oluyorlar.Ibland lever de fortfarande även efter de blivit avblodade, och är på god väg längs linan för att slaktas.
Bazen, kanlari alindiktan sonra, kiyim için üretim hattina giderlerken bile hala canli oluyorlar.Uneori inca mai sunt in viata chiar si dupa ce au sangerat, si raman asa pana cand vor fi transate.
Bazen, kanlari alindiktan sonra, kiyim için üretim hattina giderlerken bile hala canli oluyorlar.,פעמים רבות החיות עדיין בחיים ,אפילו לאחר שדיממו ועדיין חשות, כל הדרך מטה .אל פס הייצור לשחיטה
Bazen, kanları alındıktan sonra, kıyım için üretim hattına giderlerken bile hâlâ canlı oluyorlar.A veces, ellos siguen vivos luego del desangramiento, estando en camino a la desmembración.
Bazen, kanları alındıktan sonra, kıyım için üretim hattına giderlerken bile hâlâ canlı oluyorlar.Czasami zwierzęta są wciąż żywe nawet po wykrwawieniu będąc w pełni świadome na całej linii produkcyjnej
Bazen, kanları alındıktan sonra, kıyım için üretim hattına giderlerken bile hâlâ canlı oluyorlar.Ibland lever de fortfarande även efter de blivit avblodade, och är på god väg längs linan för att slaktas.
Bazen, kanları alındıktan sonra, kıyım için üretim hattına giderlerken bile hâlâ canlı oluyorlar.Někdy jsou naživu i po vykrvení a nabydou vědomí ještě při přesunu na čtvrtící linku.
Bazen, kanları alındıktan sonra, kıyım için üretim hattına giderlerken bile hâlâ canlı oluyorlar.Uneori inca mai sunt in viata chiar si dupa ce au sangerat, si raman asa pana cand vor fi transate.
Bazen, kanları alındıktan sonra, kıyım için üretim hattına giderlerken bile hâlâ canlı oluyorlar.Včasih so žive celo potem, ko jim puščajo kri in so že na poti po tekočem traku, da jih razkosajo.
Bazen, kanları alındıktan sonra, kıyım için üretim hattına giderlerken bile hâlâ canlı oluyorlar.Αυτό δεν είναι ασυνήθιστο.
Bazen, kanları alındıktan sonra, kıyım için üretim hattına giderlerken bile hâlâ canlı oluyorlar.פעמים רבות החיות עדיין בחיים, אפילו לאחר שדיממו, ועדיין חשות, כל הדרך מטה אל פס הייצור לשחיטה.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Alcuni fortunati, e tra loro, Brad, raggiungono centri di riabilitazione seri.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Algunos con suerte, entre ellos Brad, después del rescate van a un centro de rehabilitación intensiva.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Beberapa hewan beruntung, dan salah satunya adalah Brad, dikirim ke pusat rehabilitasi serius setelah itu.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Einige unter ihnen haben Glück, wie Brad, und kommen anschließend in seriöse Therapiezentren.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.(Gelach) Maar wat dan?
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.브래드 처럼 운 좋은 동물들은 이후 아주 괜찮은 재활 시설로 보내집니다.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Les plus chanceux, dont Brad, vont ensuite dans de vrais centres de réhabilitation.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Một số may mắn hơn, trong đó có Brad, được đưa tới các trung tâm phục hồi sau đó.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Néhány szerencsés példány, köztük Brad is, komolyabb rehabilitációs központokba kerül ezután.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Nesses locais, eles são bem tratados. Podem treinar o voo.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Niektóre mają szczęście, pośród nich Brad, bo trafiają do ośrodków rehabilitacji.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Tie, ktoré majú šťastie - medzi nimi aj Brad - putujú po zadržaní do rehabilitačných centier.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Unele mai norocoase, iar Brad se numără printre ele, ajung după aceea la centre serioase de recuperare.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Ορισμένα τυχερά, ανάμεσά τους και ο Μπραντ, μεταφέρονται μετά σε σοβαρά κέντρα επανένταξης.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Деякі щасливці, в їх числі і Бред, потрапляють в серйозні реабілітаційні центри.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Некоторые счастливчики, в их числе Брэд, попадают в серьёзные реабилитационные центры.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.Някой щастливци и измежду тях, Брад, минават през сериозни рехабилитационни центрове след това.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.חמישה אחוזים מכל ההברחות. אחדים מבני המזל שביניהם, כולל בראד,
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.بعضهم محظوظ، ومن ضمنهم، براد، يذهب لمراكز إعادة تأهيل جدية بعد ذلك.
Bazı şanslılar, ki içlerinde, Bradler sonra ciddi rehabilitasyon merkezlerine giderler.トリアージ後本格的リハビリ施設へ行きます。 そこでは手当を受けます。
Bir çok kilise vardır, ve insanlar düzenli olarak kiliseye giderler.Ada banyak gereja, yang rutin mereka datangi
Bir çok kilise vardır, ve insanlar düzenli olarak kiliseye giderler.Ci sono molte chiese, e la gente va regolarmente in chiesa.
Bir çok kilise vardır, ve insanlar düzenli olarak kiliseye giderler.Det finns många kyrkor som människor går till regelbundet.
Bir çok kilise vardır, ve insanlar düzenli olarak kiliseye giderler.Es gibt viele Kirchen, und die Leute gehen regelmäßig in die Kirche.
Bir çok kilise vardır, ve insanlar düzenli olarak kiliseye giderler.Há muitas igrejas, e as pessoas vão lá, regularmente.
Bir çok kilise vardır, ve insanlar düzenli olarak kiliseye giderler.Hay muchas iglesias, a las que acude la gente de manera regular.
Bir çok kilise vardır, ve insanlar düzenli olarak kiliseye giderler.Jest tu wiele kościołów, ludzie są bardzo religijni
Bir çok kilise vardır, ve insanlar düzenli olarak kiliseye giderler.Je tam množstvo kostolov a ľudia ich pravidelne navštevujú.
Bir çok kilise vardır, ve insanlar düzenli olarak kiliseye giderler.Sok templom van és az emberek rendszeresen templomba járnak.