Gelen gideni aratır.Out of the frying pan and into the fire.
Gelen gidenim eksik olmaz.I have people over to my place all the time.
Leyla kaltağın önde gideni.Layla is a real bitch.
Tom götün önde gideni.Tom is a massive twat.
Üniversite şehirlerinin geleni gideni bitmez.People are forever going in and out of university towns.
Darkthrone'da hiçbir zaman gidenin yerine başkasını almak olmadı.I was thinking it would never happen to New Orleans instead of strangers.
Buralara gidenilir ve önleyici çalışmalar yapabiliriz.And we can go and we can try to have pre-emptive preventive measures there.
Ve hepinizse kancığın önde gideni!And the rest of ya'll are bitches!
Hannah'ın pek çok etkileyici çalışmasının arasında benim en hoşuma gideni budur.So amongst Hannah's many impressive experiments, this is one of my favorites.
RAB kötü kişinin yolundan iğrenir, Doğruluğun ardından gideni sever.The way of the wicked is an abomination to Yahweh, but he loves him who follows after righteousness.
(Kendine) Çağırır; sırtını dönüp gideni,It will summon whoever turns his back and flees,
Çağırır dönüp gideni.It will summon whoever turns his back and flees,
Hayır, siz geçip gideni seversiniz.But no. You love this transient life,
Artık bundan sonra küfre gideniniz yolun denge noktasından sapmış olur."But whosoever among you denies after this, will have wandered away from the right path."
Çağırır, sırtını dönüp gideni,It will summon whoever turns his back and flees,
Yolca daha doğru gidenin kim olduğunu Rabbiniz daha iyi bilir."Your Lord knows best who is better guided in the way.”
Gideni itelim!Meidet uns!
Gideni itelim!Fiche le camp !
Gideni itelim!Stiamo calmi!
Gideni itelim!Давай Сходим!
Gideni itelim!Laten we gaan!
Gideni itelim!Дай мені спокій.
Gideni itelim!Dă-mă afară!
Gideni itelim!VÅGN OP!
Gideni itelim!차카게 살자!
Afrodit'in hemen sağ tarafında, bir at arabasıyla Ay'a doğru gidenin de Ay tanrıçası olduğunu düşünüyoruz.levando a biga em direcao ao por da lua No lado esquerdo temos o oposto
Afrodit'in hemen sağ tarafında, bir at arabasıyla Ay'a doğru gidenin de Ay tanrıçası olduğunu düşünüyoruz.А справа від Афродіти, припускаємо, богиня Місяця, що направляє колісницю для встановлення місяця.
Afrodit'in hemen sağ tarafında, bir at arabasıyla Ay'a doğru gidenin de Ay tanrıçası olduğunu düşünüyoruz.Това, което най-много ме удивлява, е колко достоверно е това и колко е изпълнено с движение.
Afrodit'in hemen sağ tarafında, bir at arabasıyla Ay'a doğru gidenin de Ay tanrıçası olduğunu düşünüyoruz.月の神とされていたもので 月の沈む方向に 馬車を導いている様子が描かれています
Baksan, onların savaş karşıtının önde gideni olmaları gerekiyor, çünkü savaşlar herkesi öldürüyor.Deberían estar en primera línea contra la guerra porque mata a todo el mundo.
Buralara gidenilir ve önleyici çalışmalar yapabiliriz.C'est là-bas qu'on peut essayer de mettre en place des mesures préventives.
Buralara gidenilir ve önleyici çalışmalar yapabiliriz.Daar kunnen we dan proberen preventieve maatregelen te nemen.
Buralara gidenilir ve önleyici çalışmalar yapabiliriz.Dan kita dapat pergi dan mencoba mengusahakan pencegahan.
Buralara gidenilir ve önleyici çalışmalar yapabiliriz.E potremmo andare a vedere se riuscissimo ad avere una misura preventiva in quell'area.
Buralara gidenilir ve önleyici çalışmalar yapabiliriz.És ezeken a helyeken megelőző intézkedésekkel próbálkozhatunk.
Buralara gidenilir ve önleyici çalışmalar yapabiliriz.그리고 그 곳에 가서 사전 감염 수치 등을 조사해 볼 수도 있겠지요.
Buralara gidenilir ve önleyici çalışmalar yapabiliriz.Şi astfel putem implementa măsuri preemptive în zona respectivă.
Buralara gidenilir ve önleyici çalışmalar yapabiliriz.Und wir können hingehen und versuchen, dort vorbeugende Maßnahmen durchzuführen.
Buralara gidenilir ve önleyici çalışmalar yapabiliriz.Y podemos ir y tratar de tomar medidas preventivas anticipadas en dichas áreas.
Buralara gidenilir ve önleyici çalışmalar yapabiliriz.И мы можем пойти и постараться предпринять там какие-то предупредительные меры.
Buralara gidenilir ve önleyici çalışmalar yapabiliriz.Може да отидем и да се опитаме да създадем превантивни мерки там.
Buralara gidenilir ve önleyici çalışmalar yapabiliriz.ואז נוכל לנסות ולנקוט צעדי מניעה באותם המקומות.
Buralara gidenilir ve önleyici çalışmalar yapabiliriz.كما يمكننا أن نذهب هناك و أن نجرب القيام بتدابير وقائية استباقية
Buralara gidenilir ve önleyici çalışmalar yapabiliriz.同じように 輸出支援の政策を展開する上で
Hannah'ın pek çok etkileyici çalışmasının arasında benim en hoşuma gideni budur.Bland Hannahs många imponerande experiment är detta en av mina favoriter.
Hannah'ın pek çok etkileyici çalışmasının arasında benim en hoşuma gideni budur.Dintre impresionantele experimente ale Hannei, acesta este favoritul meu.
Hannah'ın pek çok etkileyici çalışmasının arasında benim en hoşuma gideni budur.Do vậy trong số nhiều những thí nghiệm ấn tượng của Hannah, đây là một thí nghiệm yêu thích của tôi.
Hannah'ın pek çok etkileyici çalışmasının arasında benim en hoşuma gideni budur.Entre as muitas experiências impressionantes de Hanna, esta é uma das minhas preferidas.
Hannah'ın pek çok etkileyici çalışmasının arasında benim en hoşuma gideni budur.Fra i molti esperimenti straordinari di Hannah, questo è uno dei miei preferiti.
Hannah'ın pek çok etkileyici çalışmasının arasında benim en hoşuma gideni budur.해나가 만든 인상적인 실험들은 많습니다만, 저는 이걸 가장 좋아합니다.
Hannah'ın pek çok etkileyici çalışmasının arasında benim en hoşuma gideni budur.Neben vielen anderen eindrucksvollen Experimenten von Hannah ist dieses hier mein liebstes.
Hannah'ın pek çok etkileyici çalışmasının arasında benim en hoşuma gideni budur.Szóval Hannah nagyszámú lenyűgöző kísérletei közül, ez az egyik kedvencem.
Hannah'ın pek çok etkileyici çalışmasının arasında benim en hoşuma gideni budur.Tak więc wśród wielu imponujących eksperymentów Hanny, ten jest jednym z moich ulubionych.
Hannah'ın pek çok etkileyici çalışmasının arasında benim en hoşuma gideni budur.Van al Hannahs indrukwekkende experimenten is dit één van mijn favoriete.
Hannah'ın pek çok etkileyici çalışmasının arasında benim en hoşuma gideni budur.Y de entre la gran cantidad de impresionantes experimentos de Hannah, este es uno de mis favoritos.
Hannah'ın pek çok etkileyici çalışmasının arasında benim en hoşuma gideni budur.Έτσι μεταξύ των πολλών εντυπωσιακών πειράματων της Χάνα αυτό είναι ένα από τα αγαπημένα μου.
Hannah'ın pek çok etkileyici çalışmasının arasında benim en hoşuma gideni budur.Итак, среди самых впечатляющих экспериментов Ханны этот — один из моих любимых.
Hannah'ın pek çok etkileyici çalışmasının arasında benim en hoşuma gideni budur.Серед багатьох вражаючих експериментів Ганни, цей - один із моїх улюблених.
Hannah'ın pek çok etkileyici çalışmasının arasında benim en hoşuma gideni budur.Сред многото значителни експерименти на Хана, този е един от любимите ми.
Hannah'ın pek çok etkileyici çalışmasının arasında benim en hoşuma gideni budur.מבין ניסוייה המרשימים והרבים של האנה זהו אחד החביבים עלי.