gideceksiniz ile cümle

gideceksiniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Okula gideceksiniz.You will go to school.
O yüzden mecbur cehenneme gideceksiniz.You're going straight to hell!
Hoca, Padişahtan korkmadan; — Tabii ki, der, cehenneme gideceksiniz."Tijana, anđele, počivaj u miru: Sotono, gorećeš u paklu!" .
Temel olarak, şüpheli bir buluşmaya gideceksiniz, ya da potansiyel olarak kötü bir yemeğe.Basically, you're going to go on some iffy date, or a potentially bad meeting.
Nereye gideceksiniz?Where's she off to?
Harekete başladığınızda çok yavaş gideceksiniz.When you start off, you're going very slow.
Oraya, Freedom ve Independence adlı bu mekiklerle gideceksiniz.Thought you oughta take a look. The two shuttles going up are the Freedom and Independence.
Ve inanıyorum ki bir sonraki adıma gideceksiniz, dinleyicilerin gerçek rüyasına.And I believe you'll get to the next step, the real dream of listeners.
Demek merkeze gideceksiniz?Then you'll go to the headquarter?
Wan Bey, nereye gideceksiniz?Mr. Wan, where will you be going?
Ve sonunda acil servise gideceksiniz.Finally, you go to the emergency room.
Siz de Yuncui Evine gideceksiniz.You two go to Yuncui House
O yüzden mecbur cehenneme gideceksiniz.Ich fahre in die Hölle.
O yüzden mecbur cehenneme gideceksiniz.Il part alors pour le Paradis.
O yüzden mecbur cehenneme gideceksiniz.Él puede ir al infierno. . .
O yüzden mecbur cehenneme gideceksiniz.Ma voi precipiterete all'Inferno.
Hoca, Padişahtan korkmadan; — Tabii ki, der, cehenneme gideceksiniz.Nell'anime, la falce non è della Morte: Dante infatti la sottrae ad un arcidiavolo.
O yüzden mecbur cehenneme gideceksiniz.Поэтому она и попала в ад.
O yüzden mecbur cehenneme gideceksiniz.Тому вона і потрапила в пекло.
O yüzden mecbur cehenneme gideceksiniz.A tak jde sloužit do pekla.
Hoca, Padişahtan korkmadan; — Tabii ki, der, cehenneme gideceksiniz.Thybomål: "Æ lannmann å æ kwind war u i æ skow".
O yüzden mecbur cehenneme gideceksiniz.Katakan padanya untuk pergi ke neraka.
O yüzden mecbur cehenneme gideceksiniz.Ông đành phải chấp nhận để về nước.
Hoca, Padişahtan korkmadan; — Tabii ki, der, cehenneme gideceksiniz.VD: Tuân tử – thiên Đại lược: “Không biết thì hỏi Nghiêu Thuấn, không có thì cầu thiên phủ.”
O yüzden mecbur cehenneme gideceksiniz.だから私は天国へ行く。
Hoca, Padişahtan korkmadan; — Tabii ki, der, cehenneme gideceksiniz.殿様気質で、悪気は無いが、主人であるタクヤたちに対して「主よ、苦しゅうない」と偉そうに指示を請う。
Hoca, Padişahtan korkmadan; — Tabii ki, der, cehenneme gideceksiniz.楚王問鼎小大輕重,對曰:「在德不在鼎。
O yüzden mecbur cehenneme gideceksiniz.다만, 지옥에 가...
Hoca, Padişahtan korkmadan; — Tabii ki, der, cehenneme gideceksiniz.דוד פוסק מבלי לשאול את מפיבושת: הִנֵּה לְךָ, כֹּל אֲשֶׁר לִמְפִיבֹשֶׁת.
O yüzden mecbur cehenneme gideceksiniz.Той знае, че скоро трябва да отиде в Ада.
O yüzden mecbur cehenneme gideceksiniz.Vadinasi, turi eiti į demonstraciją.
Hoca, Padişahtan korkmadan; — Tabii ki, der, cehenneme gideceksiniz.ESTER Kärt ja Andres Anvelt: Meid pole karta vaja!
Belki bu tarafta şu minimum noktaya ulaşmak için şu yönde gideceksiniz. - -Aici poate începe să fie orientat astfel pentru că veți coborî spre acest punct de minim.
Belki bu tarafta şu minimum noktaya ulaşmak için şu yönde gideceksiniz. - -A w tym punkcie będzie w tę stronę, bo będzie wskazywał w stronę tego minimum.
Benzer şekilde eğer negatif x yönünde giderseniz, bu sefer de negatif y yönünde 1 gideceksiniz.A obdobně, pokud půjdete na ose x vlevo. I na ose y půjdete o 1 vlevo.
"Bu kapıdan geçmeyin!" Nereye gideceksiniz?"Ga de deur niet uit. " Waar gaat ze heen?
"Bu kapıdan geçmeyin!" Nereye gideceksiniz?Unde vă duceţi?
"Bu kapıdan geçmeyin!" Nereye gideceksiniz?".אל תלכי דרך הדלת הזו" ?לאן היא
"Bu kapıdan geçmeyin!" Nereye gideceksiniz?أين ستذهب؟
Eğer 2 giderseniz, pozitif y yönünde 2 gideceksiniz.Když se posunete o 2, posunete se na ose y o 2 vpravo.
Eğer 3 gittiyseniz, pozitif y yönünde 3 gideceksiniz.Pokud jste přesunuli o 3, půjdete o 3 vpravo na y ose.
Eti Tanrınız RABbin seçeceği yerde pişirip yiyeceksiniz. Sabah dönüp çadırlarınıza gideceksiniz.네 하나님 여호와께서 택하신 곳에서 그 고기를 구워먹고 아침에 네 장막으로 돌아갈 것이니라
Eti Tanrınız RABbin seçeceği yerde pişirip yiyeceksiniz. Sabah dönüp çadırlarınıza gideceksiniz.Kook dan het lam, eet het op en ga pas de volgende morgen naar huis terug.
Eti Tanrınız RABbin seçeceği yerde pişirip yiyeceksiniz. Sabah dönüp çadırlarınıza gideceksiniz.ובשלת ואכלת במקום אשר יבחר יהוה אלהיך בו ופנית בבקר והלכת לאהליך׃
Eti Tanrınız RABbin seçeceği yerde pişirip yiyeceksiniz. Sabah dönüp çadırlarınıza gideceksiniz.وتطبخ وتأكل في المكان الذي يختاره الرب الهك ثم تنصرف في الغد وتذهب الى خيامك.
Eti Tanrınız RABbin seçeceği yerde pişirip yiyeceksiniz. Sabah dönüp çadırlarınıza gideceksiniz.當 在 耶 和 華 你 神 所 選 擇 的 地 方 、 把 肉 烤 了 喫 . 〔 烤 或 作 煮 〕 次 日 早 晨 就 回 到 你 的 帳 棚 去
Eti Tanrınız RABbin seçeceği yerde pişirip yiyeceksiniz. Sabah dönüp çadırlarınıza gideceksiniz.當 在 耶和華 你 神 所 選擇 的 地方 、 把 肉 烤 了喫 . 〔 烤 或 作 煮 〕 次日 早晨 就 回到 你 的 帳棚去
Harekete başladığınızda çok yavaş gideceksiniz.Když začnete, pohybujete se velmi pomalu.
Harekete başladığınızda çok yavaş gideceksiniz.물체가 처음 가속하면 아주 느립니다
Harekete başladığınızda çok yavaş gideceksiniz.Когато започвате своето отместване то започва много бавно.
Harekete başladığınızda çok yavaş gideceksiniz.בהתחלה, המהירות היא נמוכה.
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.Ale posvěcené věci své, kteréž bys měl, a což bys slíbil, vezmeš, a doneseš na místo, kteréž vyvolí Hospodin,
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.오직 네 성물과 서원물을 여호와께서 택하신 곳으로 가지고 가라
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.Len svoje posviatne veci, ktoré budeš mať, a svoje sľuby vezmeš a pojdeš na miesto, ktoré si vyvolí Hospodin.
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.Men dine hellige Gaver og Løfteofre skal du komme med til det Sted, HERREN udvælger;
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.Mutta pyhät lahjasi, jotka sinä tuot, sekä lupausuhrisi, ota ja vie siihen paikkaan, jonka Herra on valinnut.
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz."Pero tomarás las cosas que hayas consagrado y tus ofrendas votivas, e irás al lugar que Jehovah haya escogido
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.Samo svete reči svoje, kar jih imaš, in obljube svoje vzemi in pridi na mesto, ki si ga izbere GOSPOD;
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.Само колкото неща си посветил и обреците си да взимаш, та да отиваш на мястото, което избере Господ,
‹‹Kutsal sunularınızı, dilek adaklarınızı alıp RABbin seçeceği yere gideceksiniz.Только святыни твои, какие будут у тебя, и обеты твои приноси, и приходи на то место,которое изберет Господь.
İlgili Sayfalar