Ana içeriğe geç
Sözlük

gideceksin ile cümle

gideceksin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sen, Kang Hwi'nin kadını, gideceksin, değil mi?Kamu, istri Kang Hwi, pergi kan?
Sen, Kang Hwi'nin kadını, gideceksin, değil mi?Toi, la femme de Kang Whi, tu vas y aller, n'est-ce pas ?
Sen, Kang Hwi'nin kadını, gideceksin, değil mi?Tu, mogli di Kang Hwi, vai, vero? <br />
Sen, Kang Hwi'nin kadını, gideceksin, değil mi?Tu, nevasta lui Kang Hwi, trebuie sa mergi, nu-i asa?
Sen, Kang Hwi'nin kadını, gideceksin, değil mi?Żona Kang Hwi'ego, idziesz na niego, co nie?
Sen, Kang Hwi'nin kadını, gideceksin, değil mi?Εσύ, η γυναίκα του Κανγκ Χουί, θα πας, έτσι;
Sen, Kang Hwi'nin kadını, gideceksin, değil mi?Ты, жена Канг Хви, должна пойти, нет?
Sen, Kang Hwi'nin kadını, gideceksin, değil mi?أنتِ ، زوجة كانغ هوآ ، ستذهبين ، صحيح ؟
Sen nereye gideceksin, Kichi?Kichi, où vas-tu aller ?
Sen nereye gideceksin, Kichi?И куда ты собрался, Кичи?
Sen ne zaman gideceksin?¿Cuándo irás?
Sen ne zaman gideceksin?Kapan kau ambil ?
Sen ne zaman gideceksin?넌 언제 받을 거냐?
Sen ne zaman gideceksin?Quando você vai?
Sen ne zaman gideceksin?Ти коли підеш?
Sen ne zaman gideceksin?متى تذهبين؟
Şimdi benim için işe gideceksiniz, kurbanlarım.Czas popracować dla mnie, moje ofiary.
Şimdi benim için işe gideceksiniz, kurbanlarım.Dags att jobba för mig, mina offer.
Şimdi benim için işe gideceksiniz, kurbanlarım.È arrivato il momento di lavorare per me, miei sacrifici.
Şimdi benim için işe gideceksiniz, kurbanlarım.É hora de trabalharem para mim, meus sacrifícios.
Şimdi benim için işe gideceksiniz, kurbanlarım.Es hora de que trabajéis para mí, sacrificios míos.
Şimdi benim için işe gideceksiniz, kurbanlarım.Nu skal I arbejde for mig, mine ofre.
Şimdi benim için işe gideceksiniz, kurbanlarım.Suorittakaa tehtävänne, uhrit.
Şimdi benim için işe gideceksiniz, kurbanlarım.Ώρα να δουλέψετε για μένα, θυσίες μου.
Şimdi benim için işe gideceksiniz, kurbanlarım.Пора начинать работать на меня, мои жертвы.
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın.""A přijdeš do třídy, a budeš mít ten nejlepší komentář na světě."
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın.""Bemész abba a tanterembe, és életed legjobb hozzászólását fogod megejteni!"
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın.""Dan kamu akan pergi ke ruang kelas, dan kamu akan memberikan komentar yang terbaik."
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın.""E entrerai in classe e farai il miglior commento in assoluto."
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın.""Et tu vas entrer dans la classe, et tu vas faire le meilleur commentaire que jamais."
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın.""Je gaat de klas binnen en je gaat de beste reactie ooit geven." En dat deed ze.
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın.""너는 앞으로도 수업을 들을것이고 수업에서 최고의 의견을 내게 될거야."
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın.""Menet luokkaan ja heität keskusteluun parhaan kommentin ikinä."
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın.""Og du vil gå ind i klasselokalet, og du vil give det bedste indlæg nogensinde."
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın.""Prídeš do triedy a budeš mať najlepší komentár na svete."
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın.""Prišla boš v predavalnico in izjavila najboljši komentar, kar jih je bilo."
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın.""Und du wirst in den Seminarraum gehen, und du wirst den besten Wortbeitrag in der Geschichte leisten."
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın."Và em sẽ đi vào trong lớp học , và em sẽ phát biểu một lời nhận xét hay nhất từng có"
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın.""Vas a ir a la clase, y vas a hacer el mejor comentario de todos".
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın.""Vei intra în sala de curs şi vei oferi cel mai bun comentariu făcut vreodată."
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın.""Wejdziesz do sali i wygłosisz najlepszy komentarz, jaki dotychczas słyszano".
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın.""Θα μπεις στην αίθουσα, και θα κάνεις την καλύτερη παρουσίαση που έγινε ποτέ".
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın.""І ти увійдеш в аудиторію та виступиш як ніколи добре".
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın.""ще влезеш в класната стая и ще направиш най-хубавия коментар."
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın.""את תיכנסי לכיתה, ואת תתני את הרצאת חייך."
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın."وستذهبين إلى الصف وسوف تقومين بإلقاء تعليقك على الموضوع، وسيكون الأفضل على الإطلاق
"Sınıfa gideceksin ve şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlamayı yapacaksın."最高の意見を言うの」 それでどうなったかというと 彼女は最高の意見を言って
Sırf hoşlandığın insan gidiyor diye onunla birlikte cehenneme gideceksin anlamına gelmez.Bara för att personen du gillar går, så behöver det inte betyda att du ska till helvetet med dom också.
Sırf hoşlandığın insan gidiyor diye onunla birlikte cehenneme gideceksin anlamına gelmez.Ce n'est pas parce que la personne que tu aimes y va, que tu dois aller en enfer toi aussi.
Sırf hoşlandığın insan gidiyor diye onunla birlikte cehenneme gideceksin anlamına gelmez.Chỉ vì người cậu thích đang đi vào địa ngục, không có nghĩa là cậu cũng phải đi với họ.
Sırf hoşlandığın insan gidiyor diye onunla birlikte cehenneme gideceksin anlamına gelmez.Doar pentru ca persoana pe care o placi merge, nu inseamna ca trebuie sa mergi in iad cu ea.
Sırf hoşlandığın insan gidiyor diye onunla birlikte cehenneme gideceksin anlamına gelmez.Gewoon omdat de persoon die je leuk vindt, gaat, betekent nog niet dat jij hem ook naar de hel moet volgen
Sırf hoşlandığın insan gidiyor diye onunla birlikte cehenneme gideceksin anlamına gelmez.Hanya karena orang yang kamu sukai pergi, bukan berarti kamu juga harus pergi ke neraka bersama mereka.
Sırf hoşlandığın insan gidiyor diye onunla birlikte cehenneme gideceksin anlamına gelmez.Nur, weil die Person,die du magst in die Hölle geht,heißt es lange nicht,dass du auch gehen musst.
Sırf hoşlandığın insan gidiyor diye onunla birlikte cehenneme gideceksin anlamına gelmez.Απλά επειδή το άτομο που σου αρέσει θα πάει, αυτό δεν σημαίνει πως πρέπει να πας στην κόλαση μαζί του.
Sırf hoşlandığın insan gidiyor diye onunla birlikte cehenneme gideceksin anlamına gelmez.Нельзя же следовать в ад за человеком, который тебе нравится, просто потому что он туда идет.
Sırf hoşlandığın insan gidiyor diye onunla birlikte cehenneme gideceksin anlamına gelmez.فقط لأن الشخص الذي أحب سيذهب للجحيم لا يعني بالضرورة أن أذهب وراءه
Sırf hoşlandığın insan gidiyor diye onunla birlikte cehenneme gideceksin anlamına gelmez.私がスンジョに感心があるのは事実だけど スンジョが何を専攻しようと関係ないわ
- Sorun de?l. Gyeon-woo, ?giltere'ye gideceksin de?l mi?Non.
- Sorun de?l. Gyeon-woo, ?giltere'ye gideceksin de?l mi?كي تحصل على رجل وتستغله كما تشاء
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod