Ana içeriğe geç
Sözlük

gideceğim ile cümle

gideceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Çıplak geldim, çıplak gideceğim.Pero afuera, en el mundo, estoy desnuda.
Bu yaz Danimarka'ya gideceğim.Quest'estate andrò in Danimarca.
Ben yarın Japonca sınıfına gideceğim.Domani andrò a lezione di giapponese.
Lincoln Center'a nasıl gideceğimi bana söyleyebilir misiniz?Può dirmi come arrivare al Lincoln Center?
Üç gün içinde gideceğim.Parto fra tre giorni.
Tom giderse ben de gideceğim.Se Tom va, andrò anche io.
Sanırım eve gideceğim.Credo che andrò a casa.
Önümüzdeki yıl Londra'ya gideceğim.L'anno prossimo, andrò a Londra.
Bunun üzerine ağa "andolsun daha sıcak bir yere göçüp gideceğim." der.Poi dirà: «Mi sono offerta intieramente».
Çıplak geldim, çıplak gideceğim.Allora, siamo intesi: nudo sono venuto al mondo, e nudo voglio essere sotterrato.
Bugün hastaneye gideceğim.Oggi al Parlamento.
A: Bu yaz yine tatile gideceğim.Prenderò le ferie a settembre.
İstasyona nasıl gideceğimi lütfen bana söyleyebilir misiniz?Не могли бы Вы мне сказать, как дойти до вокзала?
Ben bir geziye gideceğim.Я поеду в путешествие.
Gerekirse seninle gideceğim.Я пойду с вами, если это необходимо.
İstanbul'a gideceğim.Я поеду в Стамбул.
Arabayla Boston'a gideceğim.Я поеду в Бостон на машине.
Ben gideceğimi düşünüyorum.Я, пожалуй, пойду.
Eğer bir gün alkolik olursam, kesinlikle tatile Antalya'ya gideceğim.Если я когда-нибудь стану алкоголиком, то обязательно поеду в отпуск в Анталию.
Tiyatroya gideceğim.Я пойду в театр.
Sen nereye gidersen ben de oraya gideceğim, sen nerede kalırsan ben de orada kalacağım.Вот, стань сюда, а ты стань сюда, а я посередине.
Bunun üzerine ağa "andolsun daha sıcak bir yere göçüp gideceğim." der.И сказал: «Заставил я свиньей согнуться самого могучего из свеев!»
(Yeterli param olursa Japonya'ya gideceğim.Они захотят завтра жить в Японии, я вместе с ними уеду в Японию.
Çıplak geldim, çıplak gideceğim.Побеги прямые, голые.
Beni sevseydiniz, Baba'ya gideceğim için sevinirdiniz.لو كنتم تحبونني لكنتم تفرحون لأني قلت أمضي إلى الآب.
Bunun üzerine ağa "andolsun daha sıcak bir yere göçüp gideceğim." der.ويقول : "أنا وأتقياء أمتي براء من التكلف".
Dedi. -Sanayi-i Nefise'ye gideceğim.قالت_ ماذا ستفعل هناك؟ قلت سأذهب إلى مدرسة صنايا النفيسة.
Bugün hastaneye gideceğim.موقع صيدنايا اليوم.
"574. sayfayı aralayıp müzeye gideceğim".أتحف الفنان 735 المعارض إلى المتحف.
Çıplak geldim, çıplak gideceğim.رأيته عارياً، لا كساء عليه.
Bugün hastaneye gideceğim.Foi ao hospital.
Sen nereye gidersen ben de oraya gideceğim, sen nerede kalırsan ben de orada kalacağım.Não importa onde você esteja; você sempre estará lá.
A: Bu yaz yine tatile gideceğim.Este fim-de-semana mudará o rumo das férias.
Bunun üzerine ağa "andolsun daha sıcak bir yere göçüp gideceğim." der.En hij zwoer tot hen: "Ik ben voor u zeker een oprechte raadgever."
Bugün hastaneye gideceğim.Ze gaan naar het ziekenhuis.
"574. sayfayı aralayıp müzeye gideceğim".De 757 ging naar het trammuseum te Wehmingen (Duitsland).
A: Bu yaz yine tatile gideceğim.3e trimester tot de zomervakantie.
Tatile gideceğimiz gün, hastalandı.Op de dag dat we op vakantie zouden gaan, werd hij ziek.
Sen nereye gidersen ben de oraya gideceğim, sen nerede kalırsan ben de orada kalacağım.Kуда́ идёшь ты, туда́ и я. → Gdzie (dokąd) idziesz ty, tam idę i ja.
A: Bu yaz yine tatile gideceğim.Rewal: W te wakacje znów gra RewalStacja.
Bugün hastaneye gideceğim.Współcześnie znajduje się tu szpital.
Bu yaz Danimarka'ya gideceğim.Tego lata pojadę do Danii.
Bugün hastaneye gideceğim.Ska vi åka till sjukhuset?'
Bugün hastaneye gideceğim.І потрапляє в лікарню.
A: Bu yaz yine tatile gideceğim.10 жовтня їде до Львова у відпустку.
Nereye gideceğimi sordum.Я запитав, куди йти.
Ben parka gideceğim.Я піду до парку.
O bana nereye gideceğimi söyledi.Вона сказала мені, куди піти.
Ne olursa olsun, gideceğim.Хай там як, я піду.
Plâja gideceğim.Я піду на пляж.
Boston'a gideceğim.Я поїду до Бостона.
Giyinmeye gideceğim.Я піду одягнуся.
Bugün hastaneye gideceğim.Dostane se do nemocnice.
Servis iptal olduğu için okula babamla gideceğim.Martin přes nesouhlas otce odejde ze školy.
Ben taşrada yaşarken o, Moskova'da yaşamalı ve onu görmeye gideceğim...Dacă crede că este potrivit să rămână în Berlin atunci voi sta cu el.
Biraderle hangimizin evvel gideceğimiz malum olmadığından bu makamı bekleyişte değildim.Fratele meu și cu mine nu puteam duce lumânările de grele ce erau.
Öyle ya da böyle gideceğim.Mă voi duce într-un fel sau altul.
Yağmur yağsa bile gideceğim.Voi merge chiar dacă plouă.
Tom'a bildirmeye gideceğim.Mă voi duce să îi spun lui Tom.
Tom'a bildirmeye gideceğim.Mă voi duce să îl informez pe Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod