Ana içeriğe geç
Sözlük

gezinti ile cümle

gezinti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Pek çok Finli doğada olmayı sever ve örneğin, doğada gezinti yapar veya böğürtlen toplar.Muchos finlandeses disfrutan en la naturaleza y acuden a espacios naturales a pasear o a recolectar bayas.
Pek çok Finli doğada olmayı sever ve örneğin, doğada gezinti yapar veya böğürtlen toplar.Многие финны любят бывать на природе и, например, с удовольствием ходят в походы или собирают ягоды.
Pek çok Finli doğada olmayı sever ve örneğin, doğada gezinti yapar veya böğürtlen toplar.自然环境对芬兰人来说至关重要。许多芬兰人都喜欢在大自然里放松,例如远足和采摘浆果。在芬兰,人人都拥有自然享受权(jokamiehenoikeus)。
Saha gezintisi.Chuyến đi thực địa.
Saha gezintisi.De excursie.
Saha gezintisi.Excursie.
Saha gezintisi.Exkurze.
Saha gezintisi.Izvidnica.
Saha gezintisi.Una excursión.
Saha gezintisi.Εκπαιδευτική εκδρομή.
Tabii ki, sayý ve harf tuşları işlev herhangi bir değişiklik olmuştur imleci Gezinti tuşları yanı sıraJe zřejmé nedošlo k žádné změně na funkci dopis klíče a číslicemi stejně jako navigační klávesy kurzor
Tabii ki, sayý ve harf tuşları işlev herhangi bir değişiklik olmuştur imleci Gezinti tuşları yanı sıra물론, 문자 키 및 숫자 키 기능 변경이 되었습니다. 커서가 탐색 키 뿐만 아니라
Tabii ki, sayý ve harf tuşları işlev herhangi bir değişiklik olmuştur imleci Gezinti tuşları yanı sıraOczywiście nie nastąpiła żadna zmiana funkcji literą i klawiszy numerycznych Oprócz klawiszy kursora nawigacji
Tabii ki, sayý ve harf tuşları işlev herhangi bir değişiklik olmuştur imleci Gezinti tuşları yanı sıraTietenkin ei ole muuttunut toimimaan Kirjainnäppäimet ja numeronäppäimiä sekä kursori ohjausnäppäimet
Tabii ki, sayý ve harf tuşları işlev herhangi bir değişiklik olmuştur imleci Gezinti tuşları yanı sıraومن الواضح أن يطرأ أي تغيير على وظيفة مفاتيح الرسالة ومفاتيح الأرقام فضلا عن مفاتيح التنقل المؤشر
Tabii ki, sayý ve harf tuşları işlev herhangi bir değişiklik olmuştur imleci Gezinti tuşları yanı sıraカーソル移動キーだけでなく、 だから表示を葉します。
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Dar i-a spus lui Ted că în ultima zi în care a ieşit în larg, un delfin a apărut dintr-o dată lângă barcă.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Hän kertoi Tedille, että viimeisenä päivänä merellä pullonokkadelfiini ilmestyi äkkiä veneen viereen.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Maar hij vertelde Ted dat er op de laatste dag dat hij buitenkwam plots een tuimelaar verscheen naast de boot.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Opowiedział Tedowi historię z ostatniego dnia łowienia ryb: Delfin butlonosy pojawił się koło jego łódki.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Pero le contó a Ted que el último día que salió, un delfín apareció repentinamente cerca del barco.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Sprievodca povedal Tedovi, že posledný deň, kedy vyplával na more, vedľa lode sa náhle objavil delfín skákavý.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.하지만 그는 Ted에게 말했습니다. 그가 낚시를 나간 마지막 날, 청백 돌고래 한 마리가
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Ten průvodce řekl Tedovi, že poslední den kdy vyplul na vodu se vedle lodi náhle objevil delfín skákavý.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.אבל הוא סיפר לטד שבהפלגה האחרונה שלו, דולפינן מצוי
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.ومن ثم اخبر " تيد " انه في اليوم الاخير الذي خرج فيه الى المحيط جاء اليه دولفين من نوع " بوتلنوسيد "
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.但係佢同泰德講 係佢出海最後嗰日 有隻酒糟鼻海豚
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.海に出た最後の日に バンドウイルカが 突然ボートの横に現れ 噴気孔から 油をまき散らしていました
Uzaktan gezinti eşleştirmesi:Đồng bộ duyệt ở xa:
Uzaktan gezinti eşleştirmesi:Mit fremder Suchliste abgleichen:
Uzaktan gezinti eşleştirmesi:Op afstand bladeren synchronisatie:
Uzaktan gezinti eşleştirmesi:Remote browse sync:
Uzaktan gezinti eşleştirmesi:Sincronização de navegação remota:
Uzaktan gezinti eşleştirmesi:& Sincronizar exploración remota:
Uzaktan gezinti eşleştirmesi:Sincronizzazione del browser remoto:
Uzaktan gezinti eşleştirmesi:Synchronisation des listes de navigation & #160;:
Uzaktan gezinti eşleştirmesi:Synchronizácia vzdialeného prezerania:
Uzaktan gezinti eşleştirmesi:Synchronizacja przeglądania zdalnego:
Uzaktan gezinti eşleştirmesi:Synkronisering med eksterne søgere:
Uzaktan gezinti eşleştirmesi:Synkronisering med fjärrbläddrare:
Uzaktan gezinti eşleştirmesi:Távoli böngészési szinkronizálás:
Uzaktan gezinti eşleştirmesi:Συγχρονισμός απομακ. περιήγησης:
Uzaktan gezinti eşleştirmesi:Отдалечено синхронизиране на списъка:
Uzaktan gezinti eşleştirmesi:Синхронизация удалённых списков:
Uzaktan gezinti eşleştirmesi:Синхронізація віддаленого перегляду:
Uzaktan gezinti eşleştirmesi:عن بعد استعراض مزامنة:
Uzun gezinti ve uzun yürüyüşler daha fazla plan ve hazırlık gerektirir.Längre utflykter och vandringar kräver mer planering och förberedelser.
Uzun gezinti ve uzun yürüyüşler daha fazla plan ve hazırlık gerektirir.Les promenades et randonnées plus longues demandent plus de planification et de préparation.
Uzun gezinti ve uzun yürüyüşler daha fazla plan ve hazırlık gerektirir.Los senderos más largos requieren más planificación y equipamiento.
Uzun gezinti ve uzun yürüyüşler daha fazla plan ve hazırlık gerektirir.Pidemmät retket ja vaellukset vaativat enemmän suunnittelua ja varautumista.
Uzun gezinti ve uzun yürüyüşler daha fazla plan ve hazırlık gerektirir.Более длительные маршруты и походы требуют тщательного планирования и подготовки.
Uzun gezinti ve uzun yürüyüşler daha fazla plan ve hazırlık gerektirir.الرحلات الطويلة والمشي لمسافات طويلة تحتاج إلى تخطيط أدق ومعدات.
Yerleri, farklı zamanlarda gezebileceğiniz için saatlerce gezinti yapabilirsiniz, gerçekten de saatler alır.이 프로그램으로 몇 시간씩, 말 그대로 몇 시간씩이고 우주를 탐사하실 수 있습니다.
Yerleri, farklı zamanlarda gezebileceğiniz için saatlerce gezinti yapabilirsiniz, gerçekten de saatler alır.literalmente horas y horas.
Yerleri, farklı zamanlarda gezebileceğiniz için saatlerce gezinti yapabilirsiniz, gerçekten de saatler alır.Ви можете досліджувати їх годинами, справді годинами.
Yerleri, farklı zamanlarda gezebileceğiniz için saatlerce gezinti yapabilirsiniz, gerçekten de saatler alır.אפשר לחקור את זה במשך שעות, ממש שעות אין קץ,
Yerleri, farklı zamanlarda gezebileceğiniz için saatlerce gezinti yapabilirsiniz, gerçekten de saatler alır.يمكنك استكشاف هذا لساعات، حرفيا لساعات دون توقف،
Yerleri, farklı zamanlarda gezebileceğiniz için saatlerce gezinti yapabilirsiniz, gerçekten de saatler alır.本当に限りがないんですが 中でも一つお見せしたいものがあります
"Yoksa bu sadece bir gezinti mi?""Alebo je to len jazda?"
"Yoksa bu sadece bir gezinti mi?""Czy to jest po prostu tylko przejażdżka?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod