Ana içeriğe geç
Sözlük

gezer ile cümle

gezer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Açlık kol gezer.הרעבה (תורת הקרחונים)
Onlar dışarıyı gezer tozarlar.יקופו מובל החוצה.
Bağdat, Halep, Malta ve İtalya’yı da gezerek 1633 yılında Paris’e geri döndü.От там през Багдад и Халеб се завръща в Париж през 1633.
Yaşlı bir erkeğin önderliğinde sürü halinde gezerler.Живеят на стада водени от един възрастен мъжкар.
Özellikle Ganton'da gezerler.Баво в Гент.
Hayatının son yıllarını yurt dışında gezerek geçirdi.Това е единственото му пътуване в чужбина през целия му живот.
Bitkiler üzerinde veya su yüzeyinde gezerek avlanır.Консумира и растения в близост или на повърхността на водата.
İsterse nafile kurbanı keser, isterse Mekke ve Medine'deki kutsal yerleri gezer.Pod njegovu je vlast pao i Hidžas sa svetim mjestima Mekom i Medinom.
Çoğunlukla geceleri gezerler ve göçmen değildirler.Većinom su noćne životinje i ne hiberniraju.
Hayatının son yıllarını yurt dışında gezerek geçirdi.Umirovljeničke godine proveo je uživajući putovanjem po svijetu.
Kırgızlarda, bozkırda gezerken kurt görmek uğurdur.Za vrijeme posjeta, vlč.
Dünyanın birçok ülkesini gezerek gösteriler yapmıştır.Precestoval za spoznávaním vína mnohé štáty sveta..
Çoğunlukla Damat Ferit ve Güdük Necmi ile gezer.Väčšinu času a rada cmúľa cumlík.
Sürü halinde gezerek, kendilerinden küçük balık türleriyle beslenirler.Živijo na skalnih tleh, kjer se prehranjujejo z drobnimi morskimi živalicami.
Ağzında hep Puro ile gezer.Jo išskirtinis bruožas – amžinai rūkstanti cigaretė burnoje.
Firavun fareleri bazen tek, bazen 2 ila 7 hayvandan oluşan gruplar halinde gezerler.Jie būna po 2–7 kekėse, kartais pavieniai.
Aynı zamanda organizasyonlarda polisler ve güvenlik görevlileri devriye gezer.Izraelio policija ir saugos tarnybos taip pat naudoja šią sistemą.
Erkan Ağa ile köyünde gezerken Askeri İnzibat tarafından apar topar askere götürülmüştür.Keltis, gulti, eiti į lauką valstiečiai turėjo pagal karinį signalą.
Genellikle tek olarak gezerler.Istun nagu tavaliselt üksinda.
Aşağı Avusturya’da köy köy gezerdi.Ta töötas Alam-Austrias mitmes külas.
Aradaki büyük uzaklık, kütleçekimi oldukça zayıflattığından, yörüngelerinde yavaş yavaş gezerlerdi.Distanța mare reduce gravitația la o forță nesemnicativă, astfel încăt se mișcă lejer pe orbită.
Aradaki büyük uzaklık, kütleçekimi oldukça zayıflattığından, yörüngelerinde yavaş yavaş gezerlerdi.광대한 거리로 인해 중력은 가볍게 잡아당기는 정도로 줄어들어 별들은 자신의 궤도를 느긋하게 움직입니다.
Aradaki büyük uzaklık, kütleçekimi oldukça zayıflattığından, yörüngelerinde yavaş yavaş gezerlerdi.La gran distancia reduce la gravedad a una suave atracción, por lo que se mueven relajadamente en sus órbitas.
Aradaki büyük uzaklık, kütleçekimi oldukça zayıflattığından, yörüngelerinde yavaş yavaş gezerlerdi.Η μεγάλη τους απόστασή μειώνει τη βαρύτητα σε ένα απαλό τράβηγμα, έτσι κινούνται χαλαρά στην τροχιά τους.
Aradaki büyük uzaklık, kütleçekimi oldukça zayıflattığından, yörüngelerinde yavaş yavaş gezerlerdi.המרחק העצום שלהם מקטין את הכבידה למשיכה עדינה, אז הם נעים באיטיות במסלולים שלהם.
Aradaki büyük uzaklık, kütleçekimi oldukça zayıflattığından, yörüngelerinde yavaş yavaş gezerlerdi.المسافة الكبيرة تضعف الجاذبية لتجعلها بقوة لعبة شد الحبل. لدى فإنها تتحرك ببطء في مداراتها.
Aradaki büyük uzaklık, kütleçekimi oldukça zayıflattığından, yörüngelerinde yavaş yavaş gezerlerdi.星達はのんびりと軌道上を動くのです この予測をもとに 科学者達は銀河を観察し 星の速度を測定してきました
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlarBạn biết mà, mấy kẻ tồi thường hay hội vào một nhóm lớn và làm những chuyện giống vậy
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlarDu ved at de største taber går rundt i grupper og gør ting som dette.
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlarDu vet väl, förlorare rör sig i stora grupper och gör såna grejer.
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlarDu weißt schon, Verlierer bewegen sich in großen Gruppen und machen so etwas.
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlarKamu tahu, pecundang bergerak di kelompok besar dan melakukan hal2 seperti itu
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlar원래 찌질한 놈들이 떼로로 몰려다니면서 개폼잡는 거거든요 그거..
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlarRengeteg vesztes járkál a világban, és épp úgy viselkednek, ahogyan te!
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlarSai, i perdenti si spostano in grandi gruppi e fanno cose come queste.
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlarStii,doar ratatii se strang in grupuri si fac asta .
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlarTiedätkö, luuserit liikkuvat isoissa ryhmissä ja tekevät tuollasia juttuja.
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlarTu sais, les losers se déplacent en grands groupes et font des trucs de ce genre.
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlarVeš, zgube se premikajo v velikih skupinah in delajo take stvari.
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlarVieš, skrachovanci sa pohybujú vo veľkých skupinách, a riešia veci takto.
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlarVíš, loseři se pohybují ve větších skupinách a dělají takové věci.
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlarWeet je, de sukkels gaan in grote groepen en doen zo'n dingen.
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlarWiesz, ci idioci poruszają się w większych grupach i robią takie rzeczy! Jak tak..
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlarΞέρεις, οι χαμένοι βρίσκονται σε μεγάλες ομάδες και κάνουν τέτοια πράγματα...
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlarЗнаеш ли,загубеняците се движат на групи и правят такива неща.
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlarЛюди вроде них - обычные неудачники, которые ведут себя как засранцы.
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlar.אתה יודע, המפסידנים נעים בקבוצות ועושים דברים כאלה
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlarأتعلم ، الفاشلون يسيرون فى مجموعات كبيره ويفعلون اشياء مثل هذه.
-Bilirsin, gerzekler geniş gruplar halinde gezer ve böyle şeyler yaparlar私がここの生徒だったら とっ捕まえて こうしてやるのに
Bir kilisede gezerken, ya da bir camide ya da katedralde,그래서 우리가 교회, 모스크 또는 성당을 둘러 볼 때
Bir kilisede gezerken, ya da bir camide ya da katedralde,כך שבעודכם מסתובבים בכנסייה, או במסגד או בקתדרלה,
Bir kilisede gezerken, ya da bir camide ya da katedralde,فعندما تتجول في كنيسة او مسجد او كاتدرائية
Bir kilisede gezerken, ya da bir camide ya da katedralde,しようとしているのは 通常は頭で理解するところの真理を
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Egy turista utazik a skót felföldön, és megáll egy kocsmában egy italra.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Ein Tourist auf Rucksacktour durch die schottischen Highlands kehrt auf einen Drink in einen Pub ein.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.En turist er på rygsæktur i højlandet i Skotland, og han stopper ved en pub for at få noget at drikke.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.한 관광객이 스코틀란드의 산악지대를 통과하며 배낭여행을 하는데, 선술집에 음료를 마시기 위해 멈춥니다.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Người lữ hành nọ rảo bước trên những cao nguyên của vùng Scotland, ông ta dừng chân ở một quán rượu.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Turista baťůžkář prochází skotskou vysočinou a zastaví se v hospodě na pití.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Turista s ruksakom ide cez vysočiny Škótska a zastaví sa v krčme na drink.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod