gezegenin ile cümle

gezegenin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bu herhangi bir gezegenin yüzeyinden çekilmiş ilk resim.Dit is de eerste foto genomen vanaf het oppervlak van een planeet.
Bu herhangi bir gezegenin yüzeyinden çekilmiş ilk resim.Esta es la primera fotografía tomada de la superficie de un planeta.
Bu herhangi bir gezegenin yüzeyinden çekilmiş ilk resim.Ez a legelső fénykép egy idegen bolygó felszínéről.
Bu herhangi bir gezegenin yüzeyinden çekilmiş ilk resim.Ini adalah foto pertama yang diambil dari permukaan planet.
Bu herhangi bir gezegenin yüzeyinden çekilmiş ilk resim.이 사진은 어느 행성의 표면을 찍은 것인데요.
Bu herhangi bir gezegenin yüzeyinden çekilmiş ilk resim.Questa è la prima foto scattata dalla superficie di un pianeta.
Bu herhangi bir gezegenin yüzeyinden çekilmiş ilk resim.To pierwsze zdjęcie zrobione na powierzchni planety.
Bu herhangi bir gezegenin yüzeyinden çekilmiş ilk resim.Voici la toute première photo prise depuis la surface d'une planète.
Bu herhangi bir gezegenin yüzeyinden çekilmiş ilk resim.Αυτή είναι η πρώτη φωτογραφία που ελήφθη ποτέ από την επιφάνεια κάποιου πλανήτη.
Bu herhangi bir gezegenin yüzeyinden çekilmiş ilk resim.Това е първата снимка направена от повърхността на някоя планета.
Bu herhangi bir gezegenin yüzeyinden çekilmiş ilk resim.Это первая фотография c поверхности какой бы то ни было планеты.
Bu herhangi bir gezegenin yüzeyinden çekilmiş ilk resim.זו התמונה הראשונה שצולמה מפני השטח של כוכב כלשהו.
Bu herhangi bir gezegenin yüzeyinden çekilmiş ilk resim.وكانت هذه هي الصورة الأولى التي أُلتقطت لسطح كوكب غير الأرض
Bu herhangi bir gezegenin yüzeyinden çekilmiş ilk resim.撮られた最初の写真です バイキングの着陸機が撮った
Bu herkesin yapılacaklar listesinde olması gereken bir şey, çünkü bir okyanus gezegeninde yaşıyoruz.Das ist etwas, das jeder mal erlebt haben sollte, weil wir auf einem blauen Planeten leben.
Bu herkesin yapılacaklar listesinde olması gereken bir şey, çünkü bir okyanus gezegeninde yaşıyoruz.Dit is iets dat op iedereens verlanglijstje zou moeten staan want we wonen op een oceaanplaneet.
Bu herkesin yapılacaklar listesinde olması gereken bir şey, çünkü bir okyanus gezegeninde yaşıyoruz.Dovrebbe essere su ogni lista delle "cose da fare prima di morire", perché viviamo su un pianeta oceanico.
Bu herkesin yapılacaklar listesinde olması gereken bir şey, çünkü bir okyanus gezegeninde yaşıyoruz.Esto es algo que debería estar en la lista de pendientes de todos porque vivimos en un planeta océano.
Bu herkesin yapılacaklar listesinde olması gereken bir şey, çünkü bir okyanus gezegeninde yaşıyoruz.Ez egy olyan dolog, ami mindenki bakancslistáján ott kéne, hogy legyen, Hiszen egy vízi bolygón élünk.
Bu herkesin yapılacaklar listesinde olması gereken bir şey, çünkü bir okyanus gezegeninde yaşıyoruz.Ini adalah sesuatu yang seharusnya ada pada daftar semua orang karena kita hidup dalam planet lautan.
Bu herkesin yapılacaklar listesinde olması gereken bir şey, çünkü bir okyanus gezegeninde yaşıyoruz.Isto é algo que devia estar na lista de coisas-a-fazer de toda a gente, porque vivemos num planeta oceânico.
Bu herkesin yapılacaklar listesinde olması gereken bir şey, çünkü bir okyanus gezegeninde yaşıyoruz.Je to něco, co by měl mít každý na svém seznamu přání, jelikož žijeme na vodní planetě.
Bu herkesin yapılacaklar listesinde olması gereken bir şey, çünkü bir okyanus gezegeninde yaşıyoruz.이것은 모두의 버켓리스트에 들어가야 할 일입니다. 지구는 바다로 이루어져 있으니까요.
Bu herkesin yapılacaklar listesinde olması gereken bir şey, çünkü bir okyanus gezegeninde yaşıyoruz.To jest coś, co powinno się znaleźć na liście życzeń każdego z was, ponieważ żyjemy na planecie oceanicznej.
Bu herkesin yapılacaklar listesinde olması gereken bir şey, çünkü bir okyanus gezegeninde yaşıyoruz.Toto je niečo, čo by malo byť na zozname snov každého z nás, pretože žijeme na oceánskej planéte.
Bu herkesin yapılacaklar listesinde olması gereken bir şey, çünkü bir okyanus gezegeninde yaşıyoruz.Це має бути у списку бажань кожної людини, тому що ми живемо на планеті океанів.
Bu herkesin yapılacaklar listesinde olması gereken bir şey, çünkü bir okyanus gezegeninde yaşıyoruz.Это то, что должно быть у каждого в списке обязательных дел, потому что мы живём на планете океанов.
Bu herkesin yapılacaklar listesinde olması gereken bir şey, çünkü bir okyanus gezegeninde yaşıyoruz.זה משהו שצריך להיות אצל כל אחד ברשימת המטלות שעל המקרר, מכיוון שאנו חיים על כוכב-אוקינוסים.
Bu herkesin yapılacaklar listesinde olması gereken bir şey, çünkü bir okyanus gezegeninde yaşıyoruz.انه امرٌ يجب على الجميع القيام به لاننا نعيش على كوكب
Bu herkesin yapılacaklar listesinde olması gereken bir şey, çünkü bir okyanus gezegeninde yaşıyoruz.「一生のうちにやるべきリスト」に潜水艇の乗船をぜひ加えてください 地球では生物が生存できる空間の
Bu kucuk gezegenin yuzeyinde bulundugumda gezegen beni cekme kuvveti daha fazlaydi. peki ama neden?제가 이 작은 행성에 있다면 이것은 저를 더 세게 잡아당길 것 입니다 그렇다면, 왜 그럴까요?
Bu kucuk gezegenin yuzeyinde bulundugumda gezegen beni cekme kuvveti daha fazlaydi. peki ama neden?Na povrchu menší planety jsem přitahován mnohem více. Proč tomu tak je?
Bu kucuk gezegenin yuzeyinde bulundugumda gezegen beni cekme kuvveti daha fazlaydi. peki ama neden?Коли я на поверхні меншої планети, вона притягує мене навіть сильніше. І чому так?
Bu kucuk gezegenin yuzeyinde bulundugumda gezegen beni cekme kuvveti daha fazlaydi. peki ama neden?כשאני על פני כוכב הלכת הקטן הזה, הוא מושך אותי יותר חזק. למה זה?
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.이 탐구는 지구 행성에서 40억년전에 시작되었습니다
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.Această călătorie a început acum patru miliarde de ani pe planeta Pământ.
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.A Föld bolygón mindez 4 milliárd évvel ezelőtt kezdődött.
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.Cuộc tìm kiếm này bắt đầu trên Trái Đất từ bốn tỷ năm trước đây.
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.Deze zoektocht begon vier miljard jaar geleden op de planeet Aarde.
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.Donc, cette quête a commencé sur la Terre il y a quatre milliards d'années.
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.Esta demanda começou há quatro mil milhões de anos no planeta Terra.
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.Esto empezó hace 4.000 millones de años en el planeta Tierra.
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.Nun, diese Reise begann vor vier Milliarden Jahren auf dem Planeten Erde.
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.Petualangan ini dimulai 4 miliar tahun yang lalu di Bumi.
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.Questa sfida è iniziata 4 miliardi di anni fa sul pianeta Terra.
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.Toto hledání začalo před čtyřmi miliardami let na planetě Zemi.
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.Wszystko zaczęło się 4 miliardy lat temu na Ziemii.
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.Τώρα, αυτή η αναζήτηση ξεκίνησε τέσσερα δισεκατομμύρια χρόνια πριν στον πλανήτη Γη.
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.Такі пошуки почалися ще 4 мільярди років тому на планеті Земля.
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.Това дирене е започнало преди четири милиарда години на планетата Земя.
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.Эти поиски начались 4 миллиарда лет назад на планете Земля.
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.מסע זה החל לפני 4 מיליארד שנים על כדור-הארץ.
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.بدأت الرحلة منذ أربعة بلايين سنة على كوكب الأرض
Bu macera dünya gezegeninde dört milyar yıl önce başladı.有機的かつ生物学的な生命は
Buna ne demeli: "Tanrı bu gezegenin doğasını sadece içinde biz yaşayabilelim diye yarattı"?"Bóg zaprojektował ziemskie środowisko, abyśmy mogli w nim żyć".
Buna ne demeli: "Tanrı bu gezegenin doğasını sadece içinde biz yaşayabilelim diye yarattı"?Ce spuneți de următoarea afirmație -- "Dumnezeu a creat mediul acestei planete ca noi să putem trăi pe ea."
Buna ne demeli: "Tanrı bu gezegenin doğasını sadece içinde biz yaşayabilelim diye yarattı"?Co třeba tohle -- "Bůh stvořil prostředí této planety právě tak abychom v něm mohli žít."
Buna ne demeli: "Tanrı bu gezegenin doğasını sadece içinde biz yaşayabilelim diye yarattı"?Entäpä tämä -- "Jumala suunnitteli tämän planeetan ympäristön juuri sellaiseksi, että voisimme asua siellä.
Buna ne demeli: "Tanrı bu gezegenin doğasını sadece içinde biz yaşayabilelim diye yarattı"?이 구절은 어떻습니까. "하느님께서는 이 행성의 환경을 우리가 살기 딱 맞도록 설계하셨다."
Buna ne demeli: "Tanrı bu gezegenin doğasını sadece içinde biz yaşayabilelim diye yarattı"?"Tuhan merancang planet ini hanya agar kita dapat hidup di dalamnya."

İlgili Sayfalar