gezegenin ile cümle
gezegenin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Kdykoli vidíte na planetě cokoliv lineárního, znamená to, že tam je zlom.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Kedykoľvek vidíte na planéte niečo lineárne, znamená to zlom.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.행성에 선형의 구조가 존재한다면 그건 단층과 같은 균열이 있었다는 의미가 됩니다.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Ori de câte ori vedeți ceva liniar pe o planetă, acolo a fost o fractură, ca o falie.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Sempre que virem algo linear num planeta, significa que existiu uma fractura, como uma falha.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Siempre que veas algo lineal en un planeta, significa que ha habido una fractura, como una falla.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Vi har tagit bilder som den här. Ni ser ljusa och mörka fält, närmare kom vi inte.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Wanneer je iets lineairs ziet op een planeet, betekent dat dat er een breuk is geweest, zoals een breuklijn.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Wann immer man auf einem Planeten Linien sieht, heißt das, da ist was aufgebrochen, eine Spalte.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Όποτε βλέπετε κάτι γραμμικό σε έναν πλανήτη, σημαίνει ότι έχει συμβεί μια τομή, σαν ένα ρήγμα.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Когато видите нещо линейно на планета, значи там е имало разлом.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Когда вы видите что-то линейное на поверхности планеты, это означает что там трещина, как разлом.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Щоразу, як ви бачите щось лінійне на планеті, це значить, що була якась несправність, поломка.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.תמיד כשרואים משהו לינארי על כוכב, זאת אומרת שהייתה סדיקה, כאילו שבר.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.وقتما ترى أي تغيير خطي أو طولي على سطح كوكب, فإنه يعني حدوث كسر أو تصدع.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.それは 断層のような 裂け目の存在を意味します 構造的に大きく変形しています
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.Aspettate un'ora, ma la buona notizia è che aiutate a salvare il pianeta, e comunque, l'elettricità è gratis.
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.Chờ 1 tiếng đi, nhưng có sao đâu, bạn đang cứu Trái Đất. Vả lại, điện miễn phí mà.
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.한 시간은 기다려야 합니다. 좋은 소식은 당신이 지구 환경을 지킨다는 것이고,
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.Mutta hyvät uutiset, kun odotat tunnin, autat pelastamaan planeetan, ja muuten, sähkö on ilmaista.
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.Poczekaj godzinę, ale dobre wieści to, że pomagasz ratować planetę, a poza tym prąd jest za darmo.
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.Vent en time, men den gode nyhed er, man hjælper med at redde planeten, og for øvrigt, er strømmen gratis.
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.Wacht een uur, maar zo help je wel de planeet redden.
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.Περίμενε μια ώρα, αλλά τα καλά νέα είναι, βοηθάς στη διάσωση του πλανήτη, και επιπλέον, το ρεύμα είναι δωρεάν.
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.חכה שעה, אבל הבשורות הטובות הן, שאתה עוזר להציל את כוכב הלכת,
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.صحيح أنك تنتظر ساعة، لكن الخبر السار أنك تنقذ الكوكب
Bir saat kadar bekle, fakat iyi haber ise, gezegenin kurtulmasına yardım ediyorsun, ayrıca elektrik bedava.貢献できることで おまけに電気がタダになって 一文も払わなくていいと
Bizim masaya koyduğumuz şey o kadar büyük ki, gezegenin yüzde 72'si.그리고 주제에서 너무 멀리 왔군요. 72퍼센트의 지구에서요.
Bizim masaya koyduğumuz şey o kadar büyük ki, gezegenin yüzde 72'si.Ciągle zostawiamy tyle na stole: 72% naszej planety.
Bizim masaya koyduğumuz şey o kadar büyük ki, gezegenin yüzde 72'si.És annyi sok mindent veszni hagyunk, bolygónk 72%-át.
Bizim masaya koyduğumuz şey o kadar büyük ki, gezegenin yüzde 72'si.E stiamo trascurando talmente tanto... il 72% del pianeta.
Bizim masaya koyduğumuz şey o kadar büyük ki, gezegenin yüzde 72'si.Et nous laissons tellement sur la table, 72 pour cent de la planète.
Bizim masaya koyduğumuz şey o kadar büyük ki, gezegenin yüzde 72'si.Kita mengabaikan begitu saja 72 persen dari planet ini.
Bizim masaya koyduğumuz şey o kadar büyük ki, gezegenin yüzde 72'si.Och det ligger mycket på bordet, hela 72 procent av vår planet.
Bizim masaya koyduğumuz şey o kadar büyük ki, gezegenin yüzde 72'si.Şi ignorăm aşa de multe lucruri, 72% din planetă.
Bizim masaya koyduğumuz şey o kadar büyük ki, gezegenin yüzde 72'si.Und wir lassen soviel auf dem Tisch zurück, 72 Prozent des Planeten.
Bizim masaya koyduğumuz şey o kadar büyük ki, gezegenin yüzde 72'si.We laten zoveel liggen: 72% van de planeet.
Bizim masaya koyduğumuz şey o kadar büyük ki, gezegenin yüzde 72'si.Y estamos dejando tanto encima de la mesa, el 72 por ciento del planeta.
Bizim masaya koyduğumuz şey o kadar büyük ki, gezegenin yüzde 72'si.Και αφήνουμε τόσα πολλά να πηγαίνουν χαμένα, το 72 τοις εκατό του πλανήτη.
Bizim masaya koyduğumuz şey o kadar büyük ki, gezegenin yüzde 72'si.И ние поставяме толкова много на масата, 72% от планетата.
Bizim masaya koyduğumuz şey o kadar büyük ki, gezegenin yüzde 72'si.У нас на карту поставлено 72 процента планеты.
Bizim masaya koyduğumuz şey o kadar büyük ki, gezegenin yüzde 72'si.ואנחנו משאירים כל כך הרבה על השולחן, 72 אחוזים מכדור הארץ.
Bizim masaya koyduğumuz şey o kadar büyük ki, gezegenin yüzde 72'si.ولكننا تركنا 72% من الكرة الأرضية دون الإهتمام
Bizim masaya koyduğumuz şey o kadar büyük ki, gezegenin yüzde 72'si.プレゼンの後の方でお話ししますが
Bizler sadece kendimiz için mücadele etmiyoruz, bizler bu gezegenin güzellikleri için de mücadele ediyoruz.Estamos luchando no sólo por nosotros mismos, estamos luchando por la belleza aquí.
Bizler sadece kendimiz için mücadele etmiyoruz, bizler bu gezegenin güzellikleri için de mücadele ediyoruz.Nebojujeme jenom za sebe, bojujeme za krásu tohoto místa.
Bizler sadece kendimiz için mücadele etmiyoruz, bizler bu gezegenin güzellikleri için de mücadele ediyoruz.Nous ne nous battons pas seulement pour nous-mêmes, nous nous battons pour la beauté de cet endroit.
Bizler sadece kendimiz için mücadele etmiyoruz, bizler bu gezegenin güzellikleri için de mücadele ediyoruz.Vi kämpar inte bara för oss själva, vi kämpar för skönheten här.
Bizler sadece kendimiz için mücadele etmiyoruz, bizler bu gezegenin güzellikleri için de mücadele ediyoruz.Wir kämpfen nicht nur für uns selbst, wir kämpfen auch für die Schönheit dieser Welt.
Biz Samanyolu Galaksisi'nin bir köşesindeki küçük bir gezegenin sakinleriyiz.1つの小さな惑星の住人です 何百万年に渡る生存競争を勝ち抜いた生物達で満たされた
Biz Samanyolu Galaksisi'nin bir köşesindeki küçük bir gezegenin sakinleriyiz.Chúng ta là cư dân của một hành tinh nhỏ ở một góc của Ngân Hà.
Biz Samanyolu Galaksisi'nin bir köşesindeki küçük bir gezegenin sakinleriyiz.Egy kicsiny bolygó lakói vagyunk a Tejútrendszer egyik sarkában.
Biz Samanyolu Galaksisi'nin bir köşesindeki küçük bir gezegenin sakinleriyiz.우리는 우리은하 한 구석에 있는 작은 행성의 주민입니다.
Biz Samanyolu Galaksisi'nin bir köşesindeki küçük bir gezegenin sakinleriyiz.Mieszkańcami jednej, małej planety na odludziu Drogi Mlecznej.
Biz Samanyolu Galaksisi'nin bir köşesindeki küçük bir gezegenin sakinleriyiz.Nous sommes résidents d'une petite planète dans un coin de la galaxie de la Voie lactée.
Biz Samanyolu Galaksisi'nin bir köşesindeki küçük bir gezegenin sakinleriyiz.Siamo residenti di un piccolo pianeta in un angolo della galassia Via Lattea.
Biz Samanyolu Galaksisi'nin bir köşesindeki küçük bir gezegenin sakinleriyiz.Sme obyvatelia jednej malej planéty v kúte galaxie Mliečna dráha.
Biz Samanyolu Galaksisi'nin bir köşesindeki küçük bir gezegenin sakinleriyiz.Somos os residentes de um pequeno planeta num canto da galáxia Via Láctea.
Biz Samanyolu Galaksisi'nin bir köşesindeki küçük bir gezegenin sakinleriyiz.Somos residentes de un pequeño planeta en una esquina de la galaxia de la Vía Láctea
Biz Samanyolu Galaksisi'nin bir köşesindeki küçük bir gezegenin sakinleriyiz.Suntem rezidenții unei planete mici într-un colț al Căii Lactee.