gey ile cümle
gey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Geyler ve lezbiyenlerin uğradıkları barların hiçbiri eşcinsellere ait değildi.Nenhum dos bares frequentados por gays e lésbicas era de propriedade de pessoas gays.
Umutsuzluğa kapılan Homer, Bart'ı yanlarına alarak Moe ve Barney ile geyik avına çıkar.Desesperado, Homer insiste em levar Bart para caçar veados com Moe e Barney.
Hindistan ormanlarında en yaygın olan geyik türüdür.É o cervídeo mais comum nas florestas indianas.
C. l. targia (Geyr von Schweppenburg, 1916) Sudan'ın doğusunda Sahra Çölü'nün dağlarında yaşar.C. l. targia (Geyr von Schweppenburg, 1916) — Raça predominante nas montanhas do leste do Saara até o Sudão.
Bunu bilmeyen Sam, beklenmedik bir şekilde Chris'i öper ve Chris bunun üzerine Sam'in gey olduğunu düşünür.Sem saber disso, Sam beija Chris inesperadamente, e Chris chega a conclusão de que o amigo é gay.
Bugün anneleri duyarım onlar gey toplumuyla hiçbir şekilde çalışmak istemez.Eu ouço as mães dizerem hoje que não hão de trabalhar com a comunidade gay, essas coisas.
Geyleri mahalleler, parklar, barlar ve plajlardan kovmak için şehirler "sweeps" (temizlikler) yaparlardı.As cidades realizavam "varreduras" para "livrar" bairros, parques, bares e praias de pessoas gays.
Erkek ren geyikleri genellikle gruptan ayrılır ve yalnız dolaşır.Machos adultos sem grupo geralmente se deslocam sozinho.
1970'ler boyunca gey aktivizmi birkaç önemli başarıyı elde etti.Ao longo da década de 1970, o ativismo gay teve sucessos significativos.
Bir gey barda David (Scott Bailey) adında bir erkek arkadaş bulur.Cheio de culpa, Bobby encontra um namorado, David (Scott Bailey), em um bar gay.
Carl geyiğe doğru yaklaşırken, uzaktan bir silah sesi duyulur.Quando Carl se aproxima cada vez mais do veado, uma arma é disparada.
Sözcüğün kaynağı İzlandacada "geyser"dir.A forma verbal é "copenhaguenizar".
Bura/Burçın (geyik) ve burcu (parfüm) sözleriyle aynı kökten gelir."Araracanga" e "aracanga" vêm do termo tupi arara'kãga.
Aynı zamanda geyik ve yaban domuzu da avlarlar.Eqüinos e suínos também são encontrados.
“Geyik de çekti beni kendi dağına.”Utu deixou-me para viver sozinho nas montanhas!""
Erenler güvercin ve geyik tonuna bürünürler.Ambos contestariam o trono com Berengário e Arnulfo.
Geyik derili çizme ve mokasenler giyim kuşamın önemli parçasıdır.Mosaicos e botas de alces e carambolas eram partes importantes do guarda-roupa.
Gey ve lezbiyen gücün amblemi oldu.Ele se tornou um emblema do poder gay e lésbico.
Tavus kuşu, Geyik gb..Palhaço, macaco, passarinho.
Geyikler Antarktika ve Avustralya dışındaki kıtalarda oldukça yaygın olarak dağılmıştır.Os cervídeos estão geograficamente bem distribuídos por todos os continentes exceto Austrália e Antártida.
Silahtan çıkan kurşun geyiği delip geçerek Carl'ı midesinden vurur.A bala atravessa o veado e atinge o estômago de Carl.
Karga, geyik ve tilki tarafından ziyaret edilirler.Eles são visitados pelo corvo, o cervo, e a raposa.
Bir akşam avlanmaya çıkan Parnavaz bir geyiği yaraladı.Um palhaço bêbado o machucou uma vez.
Abdülkâdir Geylânî o zaman çok gençti.De maretak, omdat die nog te jong was.
Ancak müşteri, Geyşa Birliği'nin koymuş olduğu kurallara uymak zorundadır.Gerstengrund laat zijn bestuurstaken uitvoeren door de stad Geisa.
Sonra Abdülkâdir Geylânî’ye döndü.Daarna keerde hij terug naar Al-Ahly.
Geysir, İzlanda dilinde, fışkırmak demektir.Vikka, vertaling in het IJslands.
Dişi geyik bir batında bir ya da iki yavru doğurur, üçüzlere çok az rastlanabilir.Een kip mag met één sprong ook twee of zelfs drie kippen inhalen als deze direct achter elkaar staan.
Sarnath kelimesinin türetildiği Saranganath, "geyiklerin efendisi" anlamına gelir.De naam Sarnath komt van Saranganath, wat heerser van de herten betekent.
Kuzey And geyikleri gündüz faaldir.Noord-Amerikaanse fluithazen zijn diurnaal.
Yıl boyunca kasaba yakınlarında ren geyiği sürüsünün göçü eksik olmaz.Er zou de komende maanden geen korrel graan via Russische bodem de stad kunnen bereiken.
1929 yılında yoksul bir ailenin iki kız çocuğu geyşa evlerine hizmetçi olarak satılır.In 1929 wordt het arme, negenjarige meisje Chiyo verkocht aan een geishahuis in Kioto.
“Geyik de çekti beni kendi dağına.”Dorpen sluimeren er "...hand in hand op de maanlicht-vacht van mijn land".
Avrupa'da lezbiyen, gey, biseksüel ve transgender (LGBT) hakları ülkeden ülkeye değişiklik gösterir.Lesbische, gay, biseksuele en transgenderrechten (lgbt-rechten) verschillen sterk per land in Europa.
Geyikkoşan mevkisinde 6 Mayıs tarihinde Hıdırellez Şenlikleri yapılmaktadır.6 mei Ondertekening in de aula van de Landbouwhogeschool te Wageningen.
1970'ler boyunca gey aktivizmi birkaç önemli başarıyı elde etti.De successen van RWDM in de jaren 70 leverde enkele spelers een mooie transfer op.
İlk sahne deneyimi, küçük yaşlarda Tel-Aviv'deki bir gey kulübünde çalmaya başlamıştır.Hij begon zijn optredens als goochelaar in nachtclubs in Tel Aviv.
Gey (gei) Japonca'da sanat demektir.Satori (Japans) betekent begrijpen.
Buna karşın güney türü tipik geyik davranışları gösterir.In het Zuiden heeft Broederlijk Delen een typische manier van werken.
En çok ak kuyruklu geyikte (Odocoileus virginianus) asalaktır.Het is nauw verwant aan het witstaarthert (Odocoileus virginianus).
Kızıl geyik bulunma ihtimali de vardır.Direct rood geven is ook mogelijk.
Geyşa (Geisha) kelime kökeni olarak 'gey'(gei) den türemektedir.Geisha's uit Kyoto noemen zichzelf ook wel 'Geiko' (spreek uit 'geeiko').
Adı, Göktürkçe'de sığın geyiği anlamına gelmektedir.Zoals de naam al aangeeft bezit Höfn een haven (Höfn betekent haven).
Bawean geyiğinin bilimsel adı Alman zoolog Heinrich Kuhl'a ithafen verilmiştir.De wetenschappelijke naam Axis kuhlii verwijst naar de Duitse zoöloog Heinrich Kuhl.
Arama esnasında bir geyikle karşılaşırlar, Carl ona yaklaşmak isterken vurulur.Rick start een grootschalige zoektocht naar haar, maar tijdens de zoektocht wordt Carl neergeschoten.
Bir süre kovaladıktan sonra geyiği bacağından okla yaralar.Na een tijdje stoppen ze even in verband met de schotwond in haar been.
Perry, bir gey hakları aktivistidir.Joi is een politiek activist.
Buna sığın geyiği örnek olarak gösterilebilir.Het ligt voor de hand dat de huizen in de Jordaan hem als voorbeeld hebben gediend.
Nara'da çok geyik vardır.In Nara zijn er veel herten.
(Gey/Gez) kökünden türemiştir.Seiyū: Satomi Koroogi Akio Ōtori (jap.
Eliklerle (dağkeçileriyle) ve geyiklerle dolaşır.Jej dopływami są: Borowianka (lewobrzeżny) i Słomka (prawobrzeżny).
Oscar Wilde Bookshop, lezbiyen ve gey yazarlarının eserlerinden oluşan ilk kitap dükkânı idi.Oscar Wilde Bookshop jest pierwszą i najstarszą księgarnią poświęconą homoseksualnym autorom.
Dükkânın ismi gey yazar Oscar Wilde'dan alınır.Swoją nazwę zawdzięcza biseksualnemu autorowi - Oscarowi Wilde'owi.
Bawean geyiğinin bilimsel adı Alman zoolog Heinrich Kuhl'a ithafen verilmiştir.Nazwa gatunkowa kuhlii nawiązuje do niemieckiego zoologa Heinricha Kuhla.
D plakasında sakallı tanrı her iki eliyle de bir geyiğin butunu tutmaktadır.Element d przedstawia brodatego boga trzymającego w każdej ręce za tylne nogi jelenia.
Alasığın: Ala (karışık renk) ve Sığın (geyik) sözcüklerinin bileşik biçimidir.Na przykład słowa casa (dom) i caza (polowanie) wymawia się identycznie.
Sarnath kelimesinin türetildiği Saranganath, "geyiklerin efendisi" anlamına gelir.Sarnath jest skróconą wersją wyrażenia Saranganath, które oznacza dosłownie "Władcę Jeleni".
Kinkaku-ji (金閣寺, Altın Köşk Tapınağı), ayrıca Rokuon-ji (鹿苑寺, Geyik Parkı Tapınağı) olarak da bilinir.金閣寺 Kinkaku-ji, Świątynia Złotego Pawilonu), oficjalna nazwa Rokuon-ji (jap.
Abdülkâdir Geylânî’nin torunlarındandır."Kochanemu Dziadkowi – wnuki".
Kureyşa geyiklerin bu yüzden aileyi lanetlediğini düşünmektedir.Procenty od długu stają się dla rodziny przekleństwem.