getirmişler ile cümle
getirmişler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı erkekler aile isimlerini sürdürmek için erkek varislere sahip olmayı saplantı haline getirmişlerdir. -이 남자들이 가문을 이을 남자 후계자를 생산하는 일에 집착했었던 사실은
Bazı erkekler aile isimlerini sürdürmek için erkek varislere sahip olmayı saplantı haline getirmişlerdir. -Máme muže, kteří jsou posedlí narozením mužského dědice, který po nich převezme jejich příjmení.
Bazı erkekler aile isimlerini sürdürmek için erkek varislere sahip olmayı saplantı haline getirmişlerdir. -قد تعرف بعض الرجال اللذين لديهم هاجس انجاب وريث ذكر. كنوع من سيطرة على اسم العائلة.
Ben bir tane donmuş yoğurt söylemiştim ama iki tane getirmişler.Ты же не любишь мороженый йогурт, да? Люблю!
laboratuvara bir kaç hafıza şampiyonu getirmişlerdi.암기대회 우승자들을 연구실로 데려왔습니다.
laboratuvara bir kaç hafıza şampiyonu getirmişlerdi.levou para o laboratório um grupo de campeões da memória.
laboratuvara bir kaç hafıza şampiyonu getirmişlerdi.הכניסו למעבדה חבורה של אלופי תחרויות זכרון
laboratuvara bir kaç hafıza şampiyonu getirmişlerdi.بجلب مجموعة من أبطال الذاكرة إلى المختبر
laboratuvara bir kaç hafıza şampiyonu getirmişlerdi.研究テーマは
Maymunlar gezegenlerinin tümünü patlayacak seviyeye getirmişlerdirApinoilla on koko planeetta valmiina räjäytettäväksi.
Maymunlar gezegenlerinin tümünü patlayacak seviyeye getirmişlerdirDe apen hebben hun gehele planeet bedraad om te laten exploderen
Maymunlar gezegenlerinin tümünü patlayacak seviyeye getirmişlerdirDie Affen haben ihren ganzen Planeten verdrahtet, um ihn zu sprengen
Maymunlar gezegenlerinin tümünü patlayacak seviyeye getirmişlerdirLe scimmie hanno reso l'intero pianeta pronto ad esplodere
Maymunlar gezegenlerinin tümünü patlayacak seviyeye getirmişlerdirLes singes ont preparé la planète entière pour qu'elle soit sur le point d'exploser
Maymunlar gezegenlerinin tümünü patlayacak seviyeye getirmişlerdirLos micos simplemente no pueden evitarlo Algunos micos tocan música a una multitud de otros micos
Maymunlar gezegenlerinin tümünü patlayacak seviyeye getirmişlerdirMaimutele au toata planeta cuplata sa explodeze
Maymunlar gezegenlerinin tümünü patlayacak seviyeye getirmişlerdirMajú celú svoju planétu podrôtovanú výbušninami
Maymunlar gezegenlerinin tümünü patlayacak seviyeye getirmişlerdirNhững con khỉ muốn hành tinh của chúng nổ tung
Maymunlar gezegenlerinin tümünü patlayacak seviyeye getirmişlerdirPragną posiadać całą plante ekstremalnymi explozjami
Maymunlar gezegenlerinin tümünü patlayacak seviyeye getirmişlerdirΒασικα οι μαιμουδες εχουν ετοιμο ολο τον πλανητη για ανατιναξη.
Maymunlar gezegenlerinin tümünü patlayacak seviyeye getirmişlerdirОбезьяны устроили всю планету, как бомбу, готовую подорваться
Maymunlar gezegenlerinin tümünü patlayacak seviyeye getirmişlerdirالقرود حصلوا على الكوكب بأسره سلكي حتى تنفجر
Maymunlar gezegenlerinin tümünü patlayacak seviyeye getirmişlerdir爆発寸前まで追い込む。 猿たちにもとめられないのだ。
Natasha'yı hatırlıyorum, başka bir ağdaydı... ...ve birkaç yıl sonra, onu bize getirmişlerdi.Emlékszem, hogy Natasha egy másik csatornánál dolgozott, aztán pár évvel később átjött hozzánk dolgozni.
Natasha'yı hatırlıyorum, başka bir ağdaydı... ...ve birkaç yıl sonra, onu bize getirmişlerdi.Ik herinner me Natasha nog, zij werkte bij een ander netwerk... en een paar jaar later kwam ze naar ons.
Natasha'yı hatırlıyorum, başka bir ağdaydı... ...ve birkaç yıl sonra, onu bize getirmişlerdi.Jag minns Natasha, Hon var på ett annat nätverk och sedan ett par år senare de förde henne över till oss.
Natasha'yı hatırlıyorum, başka bir ağdaydı... ...ve birkaç yıl sonra, onu bize getirmişlerdi.Lembro-me da Natasha, estava noutra estação quando após alguns anos cruzou os nossos caminhos.
Natasha'yı hatırlıyorum, başka bir ağdaydı... ...ve birkaç yıl sonra, onu bize getirmişlerdi.Muistan Natashan, hän oli toisessa verkossa ja sitten pari vuotta myöhemmin, he toivat hänet meille.
Natasha'yı hatırlıyorum, başka bir ağdaydı... ...ve birkaç yıl sonra, onu bize getirmişlerdi.Pamiętam Natashe, była w innej stacji. Parę lat później przywiało ją do nas.
Natasha'yı hatırlıyorum, başka bir ağdaydı... ...ve birkaç yıl sonra, onu bize getirmişlerdi.Recuerdo a Natasha, ella estaba en otra televisora y un par de años más tarde se cruzaron nuestros caminos.
Natasha'yı hatırlıyorum, başka bir ağdaydı... ...ve birkaç yıl sonra, onu bize getirmişlerdi.Recuerdo a Natasha, ella estaba en otra televisora y un par de años más tarde se cruzaron nuestros caminos.
Natasha'yı hatırlıyorum, başka bir ağdaydı... ...ve birkaç yıl sonra, onu bize getirmişlerdi.Vzpomínám si na Natashu, pracovala pro jinou síť... a pak, o pár let později, ji přivedli k nám.
Natasha'yı hatırlıyorum, başka bir ağdaydı... ...ve birkaç yıl sonra, onu bize getirmişlerdi.Θυμάμαι την Natasha, δούλευε σε άλλο δίκτυο. Και μετά από μερικά χρόνια την έφεραν σε μας.
Natasha'yı hatırlıyorum, başka bir ağdaydı... ...ve birkaç yıl sonra, onu bize getirmişlerdi.Сећам се Наташе када је била у другој ТВ кући... а неколико година касније наши путеви су се укрстили.
Rockland County'de ki stüdyoma geldiler, 15 kadar sanatçılarını da beni ziyarete getirmişlerdi.록랜드 카운티에 있는 제 스튜디오로로 저를 찾아왔는데 그 회사에서 일하는 15명의 예술가들도 같이 데리고 왔었지요.
Rockland County'de ki stüdyoma geldiler, 15 kadar sanatçılarını da beni ziyarete getirmişlerdi.15人ものアーティストを連れて 会いにきてくれました 昨年の7月でしたが お皿をいくつか作ったり デザインするために
Rockland County'de ki stüdyoma geldiler, 15 kadar sanatçılarını da beni ziyarete getirmişlerdi.Отже, вони приїхали до мене у студію у графство Рокленд і привезли з собою 15 своїх митців.
Rockland County'de ki stüdyoma geldiler, 15 kadar sanatçılarını da beni ziyarete getirmişlerdi.והם באו לסטודיו שלי במחוז רוקלנד, והביאו 15 מהאמנים שלהם לבקר אותי שם.
Rockland County'de ki stüdyoma geldiler, 15 kadar sanatçılarını da beni ziyarete getirmişlerdi.وحضروا إلى مشغلي في دولة روكلاند وأحضروا معهم ١٥ من فنانيهم ليزوروني هنا
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.A tápióka gyökereket felvitték a konyhába, vékonyan felszelték és chipset készítettek belőle.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Bọn trẻ lấy những cái rễ mang vào nhà bếp, thái mỏng để làm đồ ăn chơi rất ngon.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Ei au dus rădăcinile de tapioca sus în bucătărie, le-au tăiat în felii subțiri și au făcut chipsuri gustoase.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Eles trouxeram as raízes da tapioca para a cozinha, cortaram-nas em fatias finas e fizeram deliciosas chips.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Hanno portato le radici di tapioca in cucina, le hanno tagliate a fettine e fatto delle patatine deliziose.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Ils ont rapporté les racines de tapioca à la cuisine, les ont émincées et en ont fait des chips délicieuses.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.아이들은 타피오카 뿌리를 부엌으로 가져가서 얇게 썰어 맛있는 칩으로 만들었습니다.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Mereka membawa umbi singkong itu ke dapur, mengirisnya tipis-tipis dan membuat keripik yang lezat.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Vzaly kořeny tapioky do kuchyně, najemno je nakrájely a udělaly vynikající brambůrky.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Zebrały korzenie manioku do kuchni, pokroiły je cienko i zrobiły wspaniałe chipsy.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Ze namen de tapioca wortels mee naar de keuken, sneden ze in dunne plakjes en maakten heerlijk chips.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Zobrali korene manioky do kuchyne, natenko ich nakrájali a urobili vynikajúce čipsy.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Έτσι, πήραν τις ρίζες της ταπιόκα στην κουζίνα, τις ψιλόκοψαν και έφτιαξαν νοστιμότατα τσιπς.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Занесоха корените на растението в кухнята, нарязаха ги на ситно и си направиха чипс.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.Они принесли корни маниоки на кухню, тонко их нарезали и сделали превосходные чипсы.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.הם גילו שהגדר שלהם עשויה מטפיוקה. הם לקחו את שורשי הטפיוקה למטבח חתכו אותם דק ועשו מהם צ'יפס טעים.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.أقتفوا أثر جذور التابيوكا حتى المطبخ، قاموا بتقطيعها لأجزاء صغيرة وصنعوا رقائق لذيذة.
Tapyocayı alıp mutfağa getirmişler, ince ince dilimleyip leziz cipsler yapmışlar.薄切りにしておいしいチップスを作りました ここの土地について話しましょう
Yalnız cephane değil, bunu da mı getirmişler?!- Der er både ammunition og andet.
Yalnız cephane değil, bunu da mı getirmişler?!-Hur fick du med allt det här?
Yalnız cephane değil, bunu da mı getirmişler?!I to nie jest wyłącznie amunicja.
İlgili Sayfalar