getiriyorsunuz ile cümle

getiriyorsunuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
14
HARF
6
HECE
7
ORT. KELİME
İleriye götürüyorsunuz veya geriye getiriyorsunuz.You're just going forward or back.
Bana sormadan ya da hislerimi düşünmeden Ha Ni'yi geri getiriyorsunuz.You brought Ha Ni back in without even asking, or considering my feelings on the matter.
Beni buraya getiriyorsunuz, bana dinlettiriyorsunuz.You make me go to this. You make me listen.
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.You bring in science, and it ruins the magic."
Siz mi onun ağacını meydana getiriyorsunuz, yoksa biz mi meydana getirmedeyiz?Have you raised its tree, or We have raised it?
Allah'ın verdiği rızka karşı şükrü, onu yalanlamakla mı yerine getiriyorsunuz?You live by calling it a lie.
Halk bayram kutlayacak, siz yasak getiriyorsunuz.András mengadakan sidang umum dan melarang Borşa.
Halk bayram kutlayacak, siz yasak getiriyorsunuz.庆捕推得实,趣令就禁。
Halk bayram kutlayacak, siz yasak getiriyorsunuz.Narodna skupština je raspuštena i rad stranaka zabranjen.
Bana sormadan ya da hislerimi düşünmeden Ha Ni'yi geri getiriyorsunuz.Ati adus-o pe Ha Ni inapoi fara sa ma intrebati si fara sa va pese macar ce parere am.
Bana sormadan ya da hislerimi düşünmeden Ha Ni'yi geri getiriyorsunuz.Du hast Ha Ni zurück gebracht ohne meine Meinung oder meine Gefühle zu berücksichtigen.
Bana sormadan ya da hislerimi düşünmeden Ha Ni'yi geri getiriyorsunuz.Du tog Ha Ni tillbaka hit utan att fråga eller tog hänsyn av mina känslor om saken.
Bana sormadan ya da hislerimi düşünmeden Ha Ni'yi geri getiriyorsunuz.Kau membawa Ha Ni kembali tanpa bertanya, atau mempertimbangkan perasaanku.
Bana sormadan ya da hislerimi düşünmeden Ha Ni'yi geri getiriyorsunuz.Mẹ mang Ha Ni về mà không cần hỏi han hay cân nhắc đến cảm nhận của con về việc này.
Bana sormadan ya da hislerimi düşünmeden Ha Ni'yi geri getiriyorsunuz.Tu as ramené Ha Ni sans même me le demander ou prendre en compte mes sentiments.
Bana sormadan ya da hislerimi düşünmeden Ha Ni'yi geri getiriyorsunuz.Tu hai riportato Ha Ni qui senza nemmeno chiedermelo, e senza considerare i miei sentimenti al riguardo.
Bana sormadan ya da hislerimi düşünmeden Ha Ni'yi geri getiriyorsunuz.U heeft Ha Ni teruggebracht zonder zelfs te vragen, of mijn gevoelens te overwegen over die kwestie.
Bana sormadan ya da hislerimi düşünmeden Ha Ni'yi geri getiriyorsunuz.Έφερες τη Χα Νι πίσω χωρίς καν να με ρωτήσεις, και ούτε καν σκέφτηκες το πως αισθάνομαι γι'αυτό.
Bana sormadan ya da hislerimi düşünmeden Ha Ni'yi geri getiriyorsunuz.Ты привела Ха Ни обратно, даже не поинтересовавшись, что я думаю по этому поводу.
Bana sormadan ya da hislerimi düşünmeden Ha Ni'yi geri getiriyorsunuz.החזרת את הא ני חזרה לבית שלנו מבלי לשאול אותי או להתחשב ברגשותיי
Bana sormadan ya da hislerimi düşünmeden Ha Ni'yi geri getiriyorsunuz.لقد أعدتي ها ني إلى المنزل حتى بدون إستشارتي أو وضع إعتبار لمشاعري إتجاه هذا الأمر
Bana sormadan ya da hislerimi düşünmeden Ha Ni'yi geri getiriyorsunuz.だから 母さんの好きなようにして
Beni buraya getiriyorsunuz, bana dinlettiriyorsunuz.Bố mẹ bảo con đến đó. Bố mẹ bảo con nghe.
Beni buraya getiriyorsunuz, bana dinlettiriyorsunuz.I får mig til at gå til dette. I får mig til at høre efter.
Beni buraya getiriyorsunuz, bana dinlettiriyorsunuz.Ihr bringt mich hierher. Ihr lasst mich das hören.
Beni buraya getiriyorsunuz, bana dinlettiriyorsunuz.Ik moet naar de kerk. Ik moet naar hem luisteren.
Beni buraya getiriyorsunuz, bana dinlettiriyorsunuz.Kazaliście mi iść do kościoła i słuchać.
Beni buraya getiriyorsunuz, bana dinlettiriyorsunuz.날 교회로 데려가서 그 강연을 듣게 해놓고선
Beni buraya getiriyorsunuz, bana dinlettiriyorsunuz.M-aţi adus aici. M-aţi pus să ascult.
Beni buraya getiriyorsunuz, bana dinlettiriyorsunuz.Me hacen venir acá. Quieren que escuche.
Beni buraya getiriyorsunuz, bana dinlettiriyorsunuz.Mi fate andare lì. Mi fate ascoltare.
Beni buraya getiriyorsunuz, bana dinlettiriyorsunuz."Sabem, vocês são hipócritas. "Fazem-me vir aqui.
Beni buraya getiriyorsunuz, bana dinlettiriyorsunuz.Ti küldtetek oda. Ti akartátok, hogy meghallgassam.
Beni buraya getiriyorsunuz, bana dinlettiriyorsunuz.Με κάνετε να έρθω σε αυτό. Με κάνετε να ακούσω.
Beni buraya getiriyorsunuz, bana dinlettiriyorsunuz.Ви змусили мене піти туди. Ви змусили мене все вислухати.
Beni buraya getiriyorsunuz, bana dinlettiriyorsunuz.Вы взяли меня с собой. Заставили всё выслушать.
Beni buraya getiriyorsunuz, bana dinlettiriyorsunuz.הכרחתם אותי לבוא לכאן , להקשיב.
Beni buraya getiriyorsunuz, bana dinlettiriyorsunuz.أنتما أحضرتماني لهذا. أنتما جعلتماني أستمع لهذا.
Beni buraya getiriyorsunuz, bana dinlettiriyorsunuz.あの人の呼びかけは 応えるなと言う」
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Al traernos la ciencia, arruinas la magia"
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Anh đem khoa học vào, và nó làm mất đi sự huyền diệu."
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Introducete la scienza, che rovina la magia".
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Kau membawa ilmu pengetahuan dan itu menghancurkan keajaiban."
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.과학을 빌려서 신비스러운 마법 같은 일들을 망치고 있어요"
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Mieszacie w to naukę, a ona niszczy magię".
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Sie führen die Wissenschaft ein und das ruiniert die Magie."
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Vii cu știința şi ea distruge magia".
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Vnesete sem vědu, a ta to kouzlo zničí."
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Φέρνετε την επιστήμη, και χαλάει όλη τη μαγεία."
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Ви привносите науку, і це руйнує магію."
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Вы внедряете науку, а она разрушает волшебство."
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.אתם מביאים את המדע, וזה הורס את הקסם."
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.تأتي بالعلم، فيفسد السحر."
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.私は文系の学位を持っていて
Bunu ilk başlattığınızda, çöle bir sürü hayvan getiriyorsunuz, orası bir çöl.Amikor elkezdődik egy ilyen projekt, a csorda egy sivatagba kerül.
Bunu ilk başlattığınızda, çöle bir sürü hayvan getiriyorsunuz, orası bir çöl.Khi ông bắt tay làm việc này và mang đến một đàn súc vật
Bunu ilk başlattığınızda, çöle bir sürü hayvan getiriyorsunuz, orası bir çöl.처음 이 일을 시작했을 때 한 무리의 동물들을 데리고 오죠.
Bunu ilk başlattığınızda, çöle bir sürü hayvan getiriyorsunuz, orası bir çöl. Peki onlar ne yiyor?Al empezar esto y traer un rebaño de animales, es desierto.
Bunu ilk başlattığınızda, çöle bir sürü hayvan getiriyorsunuz, orası bir çöl. Peki onlar ne yiyor?Als je hiermee begint en ergens een groep dieren heenbrengt, is het woestijn.
Bunu ilk başlattığınızda, çöle bir sürü hayvan getiriyorsunuz, orası bir çöl. Peki onlar ne yiyor?Când începi asta și aduci o turmă de animale, e deșert.
İlgili Sayfalar