Ama bu hala akla nasıl geri dönecekler sorusunu getirir.ولكن مازال السؤال مطروح كيف سيعودون؟
Ama bu hala akla nasıl geri dönecekler sorusunu getirir.戻ったんだろうか。 ナポレオンみたいに、野心家で利己的な人なら
Ama bu konuyu karmaşık hale getirir.하지만 그렇게 하는 것은 헷갈리게 만듭니다.
Ama bu konuyu karmaşık hale getirir.וזה הדבר שמבלבל.
Ama bunun her zaman iyi olması gereklimidir sorusunu akla getirir.Ale pojawia się pytanie, czy wygłuszanie reakcji zapalnej jest dla nas zawsze korzystne?
Ama bunun her zaman iyi olması gereklimidir sorusunu akla getirir.Mas, isso levanta a questão se isso é necessariamente sempre uma coisa boa?
Ama bunun her zaman iyi olması gereklimidir sorusunu akla getirir.Pero plantea que la cuestión de la es necesariamente ¿siempre es una buena cosa?
Ama bunun her zaman iyi olması gereklimidir sorusunu akla getirir.Postavlja se vprašanje, če je to dobro?
Ama bunun her zaman iyi olması gereklimidir sorusunu akla getirir.Tapi itu menimbulkan pertanyaan adalah bahwa tentu selalu hal yang baik?
Ama bunun her zaman iyi olması gereklimidir sorusunu akla getirir.To ale přináší otázku, jestli to musí být vždy nutně nejlepší?
Ama bunun her zaman iyi olması gereklimidir sorusunu akla getirir.Але напрошується питання, чи завжди це корисно?
Ama bunun her zaman iyi olması gereklimidir sorusunu akla getirir.אבל נשאלת השאלה : האם זה באמת תמיד משהו באמת טוב?
Ama bunun her zaman iyi olması gereklimidir sorusunu akla getirir.ولكن يطرح السؤال : هل بالضرورة ؟ هل هو شيء جيد دائماً ؟
Ama kooperatifler, şirketlere demokrasiyi getirir.De az együttműködés ennél is többre vezet, és behozza a demokráciát az üzleti életbe.
Ama kooperatifler, şirketlere demokrasiyi getirir.Doch Kooperativen gehen noch weiter und bringen Demokratie in die Unternehmen.
Ama kooperatifler, şirketlere demokrasiyi getirir.Maar coöperaties gaan nog verder en brengen democratie in de bedrijven.
Ama kooperatifler, şirketlere demokrasiyi getirir.Mais les coopératives vont encore plus loin : elles amènent la démocratie à l'intérieur des entreprises.
Ama kooperatifler, şirketlere demokrasiyi getirir.Но кооперативы еще больше встраивают демократию в бизнесы.
Ama kooperatifler, şirketlere demokrasiyi getirir.ولكن التعاونيات تقوم بأكثر من ذلك هي تجلب الديموقراطية إلى أعمالنا لتغدو
Ama rahatlık, genellikle hoşnutsuzluğu da beraberinde getirir.Ale zbyt szybko osiadamy na laurach.
Ama rahatlık, genellikle hoşnutsuzluğu da beraberinde getirir.Dar satisfacția are tendința de a da naștere la sfidare.
Ama rahatlık, genellikle hoşnutsuzluğu da beraberinde getirir.De az elégedettség általában megvetést szül.
Ama rahatlık, genellikle hoşnutsuzluğu da beraberinde getirir.Doch Selbstgefälligkeit führt oft zu Verachtung.
Ama rahatlık, genellikle hoşnutsuzluğu da beraberinde getirir.하지만 자기 만족은 번식하려는 것을 경멸하는 경향을 가지고 있습니다.
Ama rahatlık, genellikle hoşnutsuzluğu da beraberinde getirir.Maar zelfgenoegzaamheid kan al snel minachting worden.
Ama rahatlık, genellikle hoşnutsuzluğu da beraberinde getirir.Mais l'auto-satisfaction a tendance à engendrer le dédain.
Ama rahatlık, genellikle hoşnutsuzluğu da beraberinde getirir.Ma la soddisfazione ha la tendenza a far crescere il disprezzo.
Ama rahatlık, genellikle hoşnutsuzluğu da beraberinde getirir.Nhưng sự tự mãn thường sinh ra xem thường.
Ama rahatlık, genellikle hoşnutsuzluğu da beraberinde getirir.Pero la autocomplacencia suele tender al desprecio.
Ama rahatlık, genellikle hoşnutsuzluğu da beraberinde getirir.Όμως ο εφησυχασμός έχει την τάση να αναπαράγει περιφρόνηση.
Ama rahatlık, genellikle hoşnutsuzluğu da beraberinde getirir.Но самодоволството има склонност да поражда презрение.
Ama rahatlık, genellikle hoşnutsuzluğu da beraberinde getirir.Но самоуверенность ведёт к неуважению.
Ama rahatlık, genellikle hoşnutsuzluğu da beraberinde getirir.אך לשאננות יש נטייה לייצר בוז.
Ama rahatlık, genellikle hoşnutsuzluğu da beraberinde getirir.لكن الرضا عن الذات لديه ميل لتولد الاحتقار.
Ama rahatlık, genellikle hoşnutsuzluğu da beraberinde getirir.そしてもちろん川に迫る脅威は他にもあります
Ancak intikam daha çok şiddet getirir.Ale zemsta prowadzi jedynie do kolejnej zemsty.
Ancak intikam daha çok şiddet getirir.Kosto synnyttää kuitenkin lisää kostoa.
Ancak intikam daha çok şiddet getirir.Ma la vendetta porterà solo ad altra vendetta.
Ancak intikam daha çok şiddet getirir.Mas a vingança só vai dar origem a mais vingança.
Ancak intikam daha çok şiddet getirir.Men hævn fører bare til mere hævn.
Ancak intikam daha çok şiddet getirir.Men hämnd orsakar bara mer hämnd.
Ancak intikam daha çok şiddet getirir.Pero la venganza solo engendra más venganza.
Ancak intikam daha çok şiddet getirir.Αλλά η εκδίκηση φέρνει μόνο κι άλλη εκδίκηση.
Ancak intikam daha çok şiddet getirir.Но месть породит лишь новую месть.
Ancak onaylandığı takdirde... ...önemli avantajları beraberine getirir.هو مسألة اختيارية، لكن اعتمادها له مزايا هامة.
Ancak onaylandığı takdirde... ...önemli avantajları beraberine getirir.著作権は 他者によるあなたの作品の複製、配布、 派生商品の製作を防ぐ権利です
Ancak pek tabii ki, bu tip bir çözüm beraberinde genellikle can kaybını ve insani yıkımı getirir.Asta este un fel de soluţie, dar rareori este una care apare fără costuri umane sau consecinţe umanitare.
Ancak pek tabii ki, bu tip bir çözüm beraberinde genellikle can kaybını ve insani yıkımı getirir.Dans certains cas, Il y a la victoire militaire d'un camp
Ancak pek tabii ki, bu tip bir çözüm beraberinde genellikle can kaybını ve insani yıkımı getirir.Das ist eine mögliche Lösung, aber sie geschieht selten ohne menschliche Opfer oder humanitäre Folgen.
Ancak pek tabii ki, bu tip bir çözüm beraberinde genellikle can kaybını ve insani yıkımı getirir.Dit is ook een oplossing maar zelden is het er een zonder menselijke kosten of humanitaire gevolgen.
Ancak pek tabii ki, bu tip bir çözüm beraberinde genellikle can kaybını ve insani yıkımı getirir.Esta es una especie de solución pero rara vez viene sin costo humano o consecuencias humanitarias.
Ancak pek tabii ki, bu tip bir çözüm beraberinde genellikle can kaybını ve insani yıkımı getirir.E' un tipo di soluzione, ma è raramente una che non ha costi umani o conseguenze umanitare.
Ancak pek tabii ki, bu tip bir çözüm beraberinde genellikle can kaybını ve insani yıkımı getirir.Jest to pewne rozwiązanie, ale rzadko nie pociąga za sobą ofiar ludzkich, czy konsekwencji humanitarnych.
Ancak pek tabii ki, bu tip bir çözüm beraberinde genellikle can kaybını ve insani yıkımı getirir.이것은 신통치 않은 해결책입니다. 인명의 희생이 없거나 인도적 결과로 마무리되기가
Ancak pek tabii ki, bu tip bir çözüm beraberinde genellikle can kaybını ve insani yıkımı getirir.Това е някакво разрешение, но е рядко решение, което идва без човешки жертви от хуманитарни последици.
Ancak pek tabii ki, bu tip bir çözüm beraberinde genellikle can kaybını ve insani yıkımı getirir.זהו פתרון מסוים, אך לעתים נדירות הוא מושג ללא אבדות בנפש
Ancak pek tabii ki, bu tip bir çözüm beraberinde genellikle can kaybını ve insani yıkımı getirir.وهذا نوع من الحلول ولكنه نادرٌ جداً ان يحدث دون تكلفة بشرية كبيرة
Ancak pek tabii ki, bu tip bir çözüm beraberinde genellikle can kaybını ve insani yıkımı getirir.たいていの場合には 生命や人道的犠牲が 伴います
Ancak toplumun üretici mekanizması bunları nadir hale getirir.Ale mechanizm produkcyjny społeczeństwa jest tym to, co sprawia, że stają się rzadkie.
Ancak toplumun üretici mekanizması bunları nadir hale getirir.Eppure il meccanismo produttivo della società è ciò che rende scarso.