Şemsiyemi ne zaman geri getireceksin?When will you bring back my umbrella?
Sen Tom'u getireceksin, değil mi?You will bring Tom, won't you?
Onları getireceksin, değil mi?You'll bring them, won't you?
Onu getireceksin, değil mi?You'll bring him, won't you?
Hepimizin başına bela getireceksin.You're going to get us all in trouble.
Bana yiyecek bir şey getireceksin, değil mi Tom?Get me something to eat, will you, Tom?
Sen de istifa mektubunu akşama kadar masama getireceksin.As for you, you will bring me your letter of resignation by this evening.
Sen istifa mektubunu akşama kadar masama getireceksin.You will bring me your letter of resignation by this evening.
Ve de sen bunu kendi tamlığının içine getireceksin.And then you will bring into this your fullness.
"O çok sevdiğimiz uçakları ne zaman getireceksiniz?" sorusunu binlerce kez aldık.We got tons of messages asking "When will you introduce the planes that we love so much?"
Kurallarımın, ilkelerimin tümüne uyacak ve onları yerine getireceksiniz. RAB benim.› ››"'You shall observe all my statutes, and all my ordinances, and do them. I am Yahweh.'"
Kurallarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. Sizi kutsal kılan RAB benim.You shall keep my statutes, and do them. I am Yahweh who sanctifies you.
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim."Therefore you shall keep my commandments, and do them. I am Yahweh.
Sen mi sağıra işittireceksin, yahut körü ve apaçık bir sapıklıkta olanı yola getireceksin?Can you make the deaf to hear, or show the blind, and those lost in clear error, the way?
Her gün de dergâha üç ciğer getireceksin!"Zbierz 3 śmieci dziennie.
Her gün de dergâha üç ciğer getireceksin!"Prosječno se uoči tri bljeska dnevno.
Bu kişilerin hepsini oyun konusuna odaklanmış bir grup hâline getireceksiniz.E li mettete in gruppo focalizzandoli sul gioco,
Bu kişilerin hepsini oyun konusuna odaklanmış bir grup hâline getireceksiniz.그리고 이들로 하여금 서로 연극에 집중하도록 그룹으로 나면,
Bu kişilerin hepsini oyun konusuna odaklanmış bir grup hâline getireceksiniz.Metemo-los num grupo que aborda a brincadeira.
Bu kişilerin hepsini oyun konusuna odaklanmış bir grup hâline getireceksiniz.И собираете из них группу, нацеленную на изучение игры.
Bu kişilerin hepsini oyun konusuna odaklanmış bir grup hâline getireceksiniz.І зібрати їх у групу, що буде досліджувати гру.
Bu kişilerin hepsini oyun konusuna odaklanmış bir grup hâline getireceksiniz.ואתה מחבר אותם בקבוצה שמתמקדת במשחק,
Bu kişilerin hepsini oyun konusuna odaklanmış bir grup hâline getireceksiniz.و يمكن جعل مجموعة منهم تركز على اللعب,
Bu kişilerin hepsini oyun konusuna odaklanmış bir grup hâline getireceksiniz.そしたら みんな結果を まじめに取るでしょう
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.Bied hen de HERE aan en de priesters zullen hen met zout bestrooien als een brandoffer.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.budeš ich obetovať pred Hospodinom, a kňazi hodia na ne soli a budú ich obetovať v zápalnú obeť Hospodinovi.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.du skal bringe dem for HERRENs Åsyn, og Præsterne skal strø Salt på dem og ofre dem som Brændoffer for HERREN.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.És áldozzál velök az Úr elõtt, és a papok hintsenek sót reájok, és vigyék azokat égõáldozatul az Úrnak.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.In ju daruj pred GOSPODOM, in duhovniki naj ju potresejo s soljo ter ju darujejo kot žgalno daritev GOSPODU.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.나 여호와 앞에 받들어다가 제사장은 그 위에 소금을 쳐서 나 여호와께 번제로 드릴 것이며
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.Kteréž když obětovati budeš před Hospodinem, uvrhou kněží na ně soli, a budou je obětovati v zápal Hospodinu.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.Să -i aduci înaintea Domnului; preoţii să -i presare cu sare, şi să -i aducă Domnului ca ardere de tot.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.Tuo ne Herran eteen, ja papit heittäkööt niiden päälle suolaa ja uhratkoot ne polttouhriksi Herralle.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.И като ги принесеш пред Господа, свещениците нека хвърлят сол на тях, и нека ги принесат всеизгаряне Господу.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.и принеси их пред лице Господа; и священники бросят на них соли,и вознесут их во всесожжение Господу.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.והקרבתם לפני יהוה והשליכו הכהנים עליהם מלח והעלו אותם עלה ליהוה׃
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.وتقربهما قدام الرب ويلقي عليهما الكهنة ملحا ويصعدونهما محرقة للرب.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.奉 到 耶 和 華 前 . 祭 司 要 撒 鹽 在 其 上 、 獻 與 耶 和 華 為 燔 祭
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.奉到 耶和華 前 . 祭司 要 撒鹽 在 其上 、 獻與 耶和華 為燔祭
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.A budete ostríhať moje prikázania a budete ich činiť. Ja som Hospodin!
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.Darum haltet meine Gebote und tut darnach; denn ich bin der HERR.
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim."Guardad, pues, mis mandamientos y ponedlos por obra. Yo, Jehovah
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.Guardareis os meus mandamentos, e os cumprireis. Eu sou o Senhor.
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.I skal holde mine Bud og handle efter dem. Jeg er HERREN!
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.I skal ta vare på mine bud og holde dem; jeg er Herren.
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.I skolen hålla mina bud och göra efter dem. Jag är HERREN.
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.너희는 나의 계명을 지키며 행하라 나는 여호와니라
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.Noudattakaa siis minun käskyjäni ja pitäkää ne. Minä olen Herra.
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.Osserverete dunque i miei comandi e li metterete in pratica. Io sono il Signore
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.Pazite torej na moje zapovedi in jih izpolnjujte. Jaz sem GOSPOD.
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.Protož ostříhejte přikázaní mých a čiňte je: Já jsem Hospodin.
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.Să păziţi poruncile Mele, şi să le împliniţi. Eu sînt Domnul.
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.Tartsátok meg azért az én parancsolataimat, és azokat cselekedjétek. Én vagyok az Úr.
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.TUHAN berkata, "Taatilah perintah-perintah-Ku; Akulah TUHAN
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.U moet al mijn wetten gehoorzamen en naleven, want Ik ben de HERE.
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.Vậy , hãy giữ làm theo các điều răn ta : Ta là Ðức_Giê - hô-va .
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.Vậy, hãy giữ làm theo các điều răn ta: Ta là Ðức Giê-hô-va.
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.Vous observerez mes commandements, et vous les mettrez en pratique. Je suis l`Éternel.
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.Żadnej roboty nie czyńcie; ustawa to będzie wieczna w narodziech waszych.
‹‹Buyruklarıma uyacak, onları yerine getireceksiniz. RAB benim.Θελετε λοιπον φυλαττει τας εντολας μου και θελετε εκτελει αυτας. Εγω ειμαι ο Κυριος.