Tom geçen hafta üç yemek davetini geri çevirdi.Tom turned down three dinner invitations last week.
Aslında eski erkek arkadaşımla geri döndüm.As a matter of fact, I've gotten back with my old boyfriend.
İki ülke arasındaki gerilim hızla büyüyor.The tensions between the two countries are growing rapidly.
Tom Amerika'yı gerçekten özlüyor ve geri gitmek istiyor.Tom really misses America and he wants to go back.
İnşallah, Tom yakında geri kendi ayakları üzerinde olacak.Hopefully, Tom will be back on his feet soon.
Lütfen kitabı tam olarak olduğu yere geri koyun.Please put that book back exactly where it was.
Boston'a geri gelmenin sebebi bu, değil mi?That's why you came back to Boston, right?
Boston'a geri gidiyoruz.We're going back to Boston.
Pazartesi günü Boston'a geri dönmemiz gerekiyor.We're expected back in Boston on Monday.
O dün sabah Rotterdam'a geri döndü.Yesterday morning he went back to Rotterdam.
Hiçbir şekilde geri adım atmıyorum.I'm not giving an inch.
Onları geri vereceğim.I'll give them back.
Bunu hemen geri vereceğim.I'll give it right back.
Hey, onu bana geri ver.Hey, give that back to me.
Tom'a parasını geri ver.Give Tom back his money.
Tom onu geri vereceğini söyledi.Tom said he was going to give it back.
Lütfen onu bana geri ver.Please give that back to me.
Onu bana geri ver, lütfen.Give that back to me, please.
Tom hiçbir şekilde geri adım atmayacak.Tom isn't going to give an inch.
Tom'un bunu geri vereceğini sanmıyorum.I don't think Tom is going to give it back.
Yaklaşık onun yarısını yedim ve geriye kalanını tabağımda bıraktım.I ate about half of it and left the rest on my plate.
Şapkanı geri tak.Put your hat back on.
Ceketini geri giy.Put your coat back on.
Kitapları rafa geri koyun.Put those books back on the shelf.
Tom emniyet kemerini geri taktı.Tom put his seatbelt back on.
Tom gözlüğünü tekrar geri taktı.Tom put his goggles back on.
Tom saç fırçasını çekmeceye geri koydu.Tom put the hairbrush back in the drawer.
Tom penseyi alet çantasına geri koydu.Tom put the pliers back into the toolbox.
Tom, ilk yardım çantasını bulduğu yere geri koydu.Tom put the first aid kit back where he found it.
Tom Mary'ye güldüğünde o geri gülmekten kendini alamadı.When Tom smiled at Mary, she couldn't help but smile back.
Tom yardım etmek için beni geri gönderdi.Tom sent me back to help.
Tom geriye bir adım attı.Tom took one step back.
Neden geri geldiğini bana söyle.Tell me why you came back.
Bu yüzden mi geri döndün?Is that why you came back?
Tom eve geri döndüğünü söylüyor.Tom says he's on his way back home.
Tom'u geri getirmenin hiçbir yolu yoktu.There was no way to bring Tom back.
Bisikletimi geri istiyorum.I want my bicycle back.
Paran olduğunda bana geri ödeyeceğini biliyorum.I know you'll pay me back when you have the money.
Bir saat içinde seni geri arayacağım.I'll call you back in an hour.
Tom uyumak için geri gitmeye çalıştı.Tom tried to go back to sleep.
Biz geri dönmeliyiz.We must turn back.
Geri dönmemiz gerekiyor.We need to turn back.
Geri dönmek zorundayız.We have to turn back.
Öfke iyi bir yatırımdır. Her zaman, kaybettiğinden fazlasını geri alırsın.Anger is a good investment. You always get back more than you give out.
Kalmak için geri döndün mü?Are you back to stay?
Ben sana geri ödemek zorunda mıyım?Do I have to pay you back?
Tom sana gerisini söyledi mi?Did Tom tell you the rest?
Tom'a Boston'a geri gitmesi gerektiğini söyle.Tell Tom he should go back to Boston.
Tom gittiğinde, ona geri geleceğini söyledim.When Tom left, I told him he'd come back.
Tom geri döndüğünde ona ofisime gelmesini söyle.When Tom gets back, tell him to come to my office.
Sana söylendiğinde geri gelseydin bir sorunumuz olmazdı.If you'd come back when you were told to, we wouldn't have had a problem.
Tek başıma geri dönmek istemiyorum.I don't want to go back alone.
Aktris sahneden geriye doğru düştü.The actress fell backwards from the stage.
Tom ve Mary her ikisi de geri oturdu.Tom and Mary both sat back down.
Geri otur. Henüz gitmiyoruz.Sit back down. We're not leaving yet.
Tom sandalyesine geri gitti ve oturdu.Tom went back to his chair and sat down.
Tom güvenle geri döndü mü?Did Tom get back safely?
Evimden çık ve asla geri gelme.Get out of my house and never come back.
Benim tavsiyemi dinleyin. Geri dönmek için hazır olun.Listen to my advice. Get ready to go back.
Eve geri gitmek istedim, orada babam beni bekliyor.I want to go back home, where my father is waiting for me.