Buraya geri dönmeyeceğim.I'm not coming back here.
Sana geri döneceğim.I'll get back to you.
Tom geri dönecek. İstediğinden eminim.Tom will come back. I'm sure he will.
Artık geriye dönüş yok.There is no turning back now.
Geri çekme cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlamaz.Coitus interruptus does not protect against STDs.
O, Amerika'ya geri dönecek.He's going back to America.
O, Amerika'ya geri gidiyor.She's going back to America.
Masamı geri istiyorum.I want my desk back.
Sözlüğümü geri istiyorum.I want my dictionary back.
Kız arkadaşımı geri istiyorum.I want my girlfriend back.
Telefonumu geri istiyorum.I want my phone back.
Ben sana geri ödemeyi isterim.I'd like to pay you back.
Sana işini geri önermek istiyorum.I'd like to offer you your job back.
Ben bu saati saklayamam. Ben onu Tom'a geri vermek zorundayım.I can't keep this watch. I have to give it back to Tom.
Ben bunu geri istediğini sanıyordum.I thought you wanted this back.
Ait olduğumuz Boston'a geri dönelim.Let's get back to Boston where we belong.
Tom, geri dönmemizi istiyor.Tom wants us to come back.
Tom, bizden geri gelmemizi istiyor.Tom wants us to come back.
Tom seni geri istiyor, biliyorsun.Tom wants you back, you know.
Ben şimdi dersime geri dönmek istiyorum.I just want to go back to class.
Bu gece oraya geri gitmek istiyorum.I want to go back there tonight.
Ben hücreme geri dönmek istiyorum.I want to go back to my cubicle.
Arkadaşlarıma geri dönmek istiyorum.I want to go back to my friends.
Benimle geri gelmeni istiyorum.I want you to come back with me.
Tom seni hayatında geri istemeyebilir.Tom may not want you back in his life.
Birkaç adım geri atmak isteyebilirsin.You may want to take a few steps back.
Paramı geri istiyorum ve onu şimdi geri istiyorum.I want my money back and I want it back now.
Geri dönmek istemiyorsan, anlarım.If you don't want to come back, I'll understand.
Boston'a geri gitmeni istemiyorum.I don't want you to go back to Boston.
Boston'a geri dönmek için bir uçağa binmek istiyorum.I want to take a plane back to Boston.
Sen hayatının geri kalanında Tom ile yaşamak ister misin?Do you want to live with Tom for the rest of your life?
Geri döndüğüne çok sevindim.I'm so happy you're back.
Geri döndüğüne çok mutluyum.I'm so happy you're back.
Bir gün içinde geri dön.Come back in a day.
Bu konuda size geri döneceğim.I'll get back to you on this.
Kim güvenli bir şekilde eve geri geldi.Kim arrived back home safely.
Neden sadece onu aldığın yere geri götürmüyorsun?Why don't you just take it back to where you got it?
Neden giysilerini geri yerine koymuyorsun?Why don't you put your clothes back on?
Tom hiç geri çekilmedi.Tom never flinched.
Tom hiç geri dönmedi.Tom never returned.
Onlar geri dönecekler.They'll be back.
Onlar geri geliyorlar.They're coming back.
Şimdi geri çekil.Now back away.
O ileri geri yürümeye devam etti.He kept walking back and forth.
Bence bu işte geride kalıyoruz.I think we're getting behind in this work.
Geri geri gitme. Arkada bir ağaç var.Don't back up. There's a tree behind you.
Geri dönme.Don't turn your back.
Onlar geri adım atmayacaklar.They won't back off.
Onlar geri gelmeyecekler.They won't be back.
Tom geri gelmedi.Tom didn't come back.
Tom geri gitmedi.Tom didn't go back.
Onlar Tom'u geri istemiyorlar.They don't want Tom back.
Onlar Tom'u geri götürmeyecek.They won't take Tom back.
Senin geri döneceğini düşünmedim.I didn't think you'd come back.
Onu Avustralya'dan geri getirdim.I brought that back from Australia.
Sana geri ödeyebilirim.I can pay you back.
Oraya tekrar geri gidemedim.I could never go back there again.
Boston'a geri döndüm.I've returned to Boston.
Geri döndüğünü duydum.I heard you were back.
Koltuğa geri dön.Go back to the seat.